discourse - Türkçe İngilizce Sözlük

discourse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

discourse — Definition

Anlamı ve Tanımı:
söylem, tartışma, konuşma
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdɪskɔːrs/ – BrE /ˈdɪskɔːs/)
Terim Türü:
İsim: discourse (discourses)
Bir konunun belirli bir çerçevede konuşulma biçimini; akademik ve toplumsal tartışma dilini tanımlayan sözcüktür. Latince discursus (“koşuşturma, gidip gelme”) fikrinden gelişen Fransızca discours aracılığıyla İngilizceye yerleşmiştir; modern sosyal bilimlerde discourse, yalnız konuşmayı değil, konuşmanın gücünü ve sınırlarını kuran kalıpları da kapsar.
Eş Anlamlılar:
dialogue, narrative
Zıt Anlamlılar:
silence, incoherence

"discourse" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
discourse i. söylem
He gave a speech on oral discourse tactics in Middle English.
Orta İngilizcede sözlü söylem taktikleri üzerine bir konuşma yaptı.

More Sentences
discourse i. söylev
Genel
discourse i. konuşma
They listened to her discourse on English lexicography.
İngilizce sözlükbilimi üzerine yaptığı konuşmayı dinlediler.

More Sentences
discourse i. tartışma
There is an ongoing discourse about healthcare systems.
Sağlık sistemleri hakkında süregelen bir tartışma mevcut.

More Sentences
discourse f. konuşmak
She discoursed on the poetic style of Emily Dickinson.
Emily Dickinson'ın şiirsel tarzı üzerine konuştu.

More Sentences
Dilbilim
discourse i. söylem
He gave a speech on oral discourse tactics in Middle English.
Orta İngilizcede sözlü söylem taktikleri üzerine bir konuşma yaptı.

More Sentences
Genel
discourse i. broşür
discourse i. müzakere
discourse i. diskur
discourse i. mükaleme
discourse i. nutuk
discourse i. muhavere
discourse i. hitabe
discourse i. tez
discourse i. makale
discourse i. söz
discourse i. vaiz
discourse i. anlatım
discourse i. ciddi ve ayrıntılı yazı
discourse f. ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak
discourse f. üzerinde durmak
discourse f. ayrıntılı bir şekilde konuşmak
discourse f. bahsetmek
discourse f. söylemek
discourse f. söylev vermek
discourse f. işlemek
discourse f. oynamak
discourse f. çalmak
discourse f. icra etmek
Sosyal Bilimler
discourse i. kurumsallaşmış düşünce biçimi
discourse i. belirli bir konu hakkında söylenebilecekleri belirleyen toplumsal sınır
Dilbilim
discourse i. dilce
Müzik
discourse f. (ses) çıkarmak
discourse f. ses çıkarmak
Eski Kullanım
discourse i. akılcılık
discourse i. rasyonalizm
discourse i. düzenli ve sırayla ilerleyebilme
discourse i. akıl yürütme
discourse i. akıl yürütme gücü
discourse f. (biriyle) görüşmek
discourse f. (biriyle) sohbet etmek
discourse f. anlatmak
discourse f. tartışmak

"discourse" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 78 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
narrative discourse analysis i. anlatımsal söylev analizi
literary discourse analysis i. edebi söyleşi analizi
literary discourse analysis i. edebi söylev analizi
narrative discourse analysis i. hikaye söyleşi analizi
discourse analysis i. söylev analizi
discourse analysis i. müzakere tahlili
counter-discourse i. aksi yönde söylem
counter-discourse i. aksi söylem
discourse analysis i. söylem analizi
narrative discourse analysis i. anlatı söylemi analizi
narrative discourse analysis i. anlatısal söylem analizi/çözümlemesi
literary discourse analysis i. edebi söylem analizi
poetic discourse i. şiirsel söylem
discourse marker i. söylem belirleyicisi
discourse marker i. söylem işaretçisi
discourse marker i. söylem belirleyici
discourse ethics i. söylem etiği
counter-discourse i. karşı-söylem
discourse [obsolete] i. hikaye
discourse [obsolete] i. olayların seyri
discourse [obsolete] i. konuya aşina olma
discourse [obsolete] i. konuşma becerisi
discourse [obsolete] i. açıklama
discourse [obsolete] i. anlatı
discourse [obsolete] i. sosyal aşinalık
develop a new discourse f. yeni bir söylem geliştirmek
discourse [obsolete] f. gerekçe göstermek
discourse [obsolete] f. sonuç çıkarmak
discourse [obsolete] f. sonuca varmak
discourse centred s. anlatım merkezli
Öbek Fiiller
discourse upon/on f. bir konu ile ilgili konuşma yapmak
discourse on f. hakkında söylev vermek
discourse upon f. hakkında nutuk atmak
discourse upon f. ile ilgili konuşma yapmak
discourse on (something) f. (bir konu) ile ilgili konuşma yapmak
discourse on f. üzerine konuşmak
discourse upon f. üzerine konuşmak
discourse on (something) f. (bir konuda) söylev vermek
discourse upon (something) f. (bir konu) ile ilgili konuşma yapmak
discourse on f. ile ilgili konuşma yapmak
discourse upon f. hakkında söylev vermek
discourse upon (something) f. (bir konuda) söylev vermek
discourse on (something) f. (bir şey/konu) üzerine konuşmak
discourse on f. hakkında nutuk atmak
discourse on (something) f. (bir konuda) nutuk atmak
discourse upon (something) f. (bir konuda) nutuk atmak
discourse upon (something) f. (bir şey/konu) üzerine konuşmak
Siyasal
policy discourse i. politika söylemi
public discourse i. kamusal söylem
official discourse i. devlet söylemi
official discourse i. resmi söylem
racist discourse i. ırkçı söylem
nationalist discourse i. milliyetçi söylem
anti-colonist discourse i. sömürgecilik karşıtı söylem
colonial discourse i. sömürge söylemi
Sosyal Bilimler
sexist discourse i. cinsiyetçi söylem
Edebiyat
discourse narratology i. söylem naratolojisi
discourse time i. söylem zamanı
direct discourse i. doğrudan söylem
indirect discourse i. dolaylı söylem
character's discourse i. karakterin söylemi
attributive discourse i. niteleyici söylem
narrator's discourse i. anlatıcının söylemi
narrative report of discourse i. anlatısal söylem raporu
Dilbilim
field of discourse i. söylem alanı
discourse analysis i. söylem çözümlemesi
field of discourse i. söylem alanı
discourse analysis i. dilce çözümlemesi
discourse construction i. dilce kurması
connected discourse i. bağıntılı söylem
discourse competence i. söylem edinci
direct discourse i. dolaysız söylem
classroom discourse i. sınıfiçi söylemi
manner of discourse i. söylem biçimi
indirect discourse i. dolaylı söylem
universe of discourse i. söylem evreni
spoken-written discourse i. sözlü-yazılı söylem
discourse structure i. söylem yapısı