narrative - Türkçe İngilizce Sözlük

narrative

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

narrative — Definition

Anlamı ve Tanımı:
anlatı, hikâye yapısı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈnærətɪv/ – BrE /ˈnærətɪv/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat
Olayların anlamlı bir çerçevede düzenlenmesini tanımlar. Latince narrativus kökünden gelmiştir. Edebiyat, tarih ve siyaset anlatılarında bakış açısını şekillendiren yapı olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
story, account
Zıt Anlamlılar:
disjunction

"narrative" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
narrative i. anlatı
I believe that History is not only written as a narrative using the preterite tense.
Tarihin sadece geçmiş zaman kipi kullanılarak yazılan bir anlatı olmadığına inanıyorum.

More Sentences
narrative s. hikaye tarzında
Genel
narrative i. hikaye
She's good at creating the narrative of a crime.
Bir suç hikayesi yaratmakta çok iyi.

More Sentences
narrative i. hikâye
The narrative begins with a man arriving in a strange town.
Hikâye bir adamın tuhaf bir kasabaya gelmesiyle başlıyor.

More Sentences
narrative i. anlatım
Her book has a strong narrative.
Onun kitabında güçlü bir anlatım var.

More Sentences
narrative s. anlatı
His work is considered to be an early form of monoscenic narrative art.
Yaptığı çalışmalar tek boyutlu anlatı sanatının erken dönemdeki bir biçimi olarak kabul edilmektedir.

More Sentences
Dilbilim
narrative i. anlatı
I believe that History is not only written as a narrative using the preterite tense.
Tarihin sadece geçmiş zaman kipi kullanılarak yazılan bir anlatı olmadığına inanıyorum.

More Sentences
Genel
narrative i. öykü
narrative i. rivayet
narrative i. hikaye anlatma
narrative i. fıkra
narrative i. nutuk
narrative s. hikaye türünden
narrative s. öyküleme
narrative s. öykülü
narrative s. öykü biçiminde
narrative s. öyküsel
narrative s. öyküleyici
narrative s. anlatıma dayalı
narrative N. hikâye yapısı
Ticaret/Ekonomi
narrative i. açıklama

"narrative" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 76 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
narrative discourse analysis i. anlatımsal söylev analizi
narrative historiography i. öyküsel tarihçilik
narrative art i. sözlü anlatım sanatı
narrative discourse analysis i. hikaye söyleşi analizi
narrative poem i. anlatı şiiri
narrative text i. anlatı metni
relational self narrative i. ilişkisel öz-anlatı
grand narrative i. üstanlatı
master narrative i. üstanlatı
oral narrative tradition i. sözlü anlatım geleneği
narrative text i. öyküleyici metin
narrative research i. hikayesel araştırma
narrative research i. öyküleyici araştırma
narrative research i. anlatısal araştırma
narrative discourse analysis i. anlatı söylemi analizi
narrative discourse analysis i. anlatısal söylem analizi/çözümlemesi
grand narrative i. büyük anlatı
narrative therapy i. öyküsel terapi
narrative therapy i. anlatı terapisi
narrative skill i. anlatma becerisi
historical narrative i. tarihsel anlatı
political narrative i. siyasi nutuk
visual narrative i. görsel anlatı
narrative construction i. anlatı yapısı
narrative designer i. anlatı tasarımcısı
Ticaret/Ekonomi
narrative form of balance sheet i. bilançonun rapor şekli
narrative form i. bilançonun rapor şekli
narrative interview report i. kısa görüşme özeti
narrative interview report i. mülakat sonuç raporu
narrative interview report i. mülakat özeti
narrative interview report i. kısa mülakat özeti
Hukuk
narrative recitals i. olayın hikayesi
narrative recitals i. konunun hikayesi
Medikal
narrative-based medicine i. öyküleştirilmiş tıp
narrative-based medicine i. anlatım temelli tıp
Psikoloji
narrative memory i. öyküsel bellek
Sosyal Bilimler
narrative theory i. anlatı teorisi
Eğitim
narrative forms and techniques i. anlatı biçim ve teknikleri
Edebiyat
narrative theory i. anlatı kuramı
narrative theory i. anlatı teorisi
narrative poem i. anlatı şiiri
doctor's narrative i. doktor anlatısı
fictional narrative i. kurgusal anlatı
children's narrative i. çocuk anlatısı
teacher’s narrative i. öğretim anlatısı
narrative of personal experience i. kişisel tecrübe anlatısı
prison narrative i. hapishane anlatısı
nonfictional narrative i. kurgusal olmayan anlatı
musical narrative i. müzikal anlatı
family narrative i. aile anlatısı
first-degree narrative i. birinci seviye anlatısı
filmic narrative i. film anlatısı
narrative communication i. anlatısal bildirişim
narrative audience i. anlatının dinleyicisi
courtroom narrative i. mahkeme anlatısı
second-degree narrative i. ikinci seviye anlatı
third-degree narrative i. üçüncü seviye anlatı
skaz narrative i. konuşma anlatısı
first person narrative i. birinci şahıs anlatısı
we narrative i. biz anlatısı
narrative distance i. anlatı mesafesi
second person narrative i. ikinci şahıs anlatı
authorial narrative i. yazar anlatısı
figural narrative i. figür anlatısı
narrative tense i. anlatı zamanı
narrative past i. geçmiş zaman anlatımı
narrative present i. şimdiki zaman anlatımı
frame narrative i. çerçeve hikaye
narrative report of discourse i. anlatısal söylem raporu
narrative in verse i. manzum hikaye
Dilbilim
grand narrative i. üstanlatı
narrative program i. anlatı izlencesi
narrative voice i. öyküleyici çatı
Resim
narrative painting i. victoria döneminde ingiltere'de çok popüler olan hikaye anlatımı tarzında resim türü
Sinema
narrative cinema i. anlatı sineması
narrative film i. kurmaca film