tuck - Türkçe İngilizce Sözlük

tuck

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tuck — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sokmak, kıvırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /tʌk/ – BrE /tʌk/)
Terim Türü:
Fiil: tuck (tucks – tucked – tucking)
Bir şeyi içeriye veya altına düzgünce yerleştirme. Orta İngilizce tukken kökünden evrilmiştir. Giyim ve düzenleme anlatılarında pratik eylemi ifade eder.
Eş Anlamlılar:
fold, insert
Zıt Anlamlılar:
pull out

"tuck" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tuck f. sıkıştırmak
If it were simply a face-lift, a nip and a tuck, and the results would be visible very soon.
Bu sadece bir yüz gerdirme, bir kıstırma ve bir sıkıştırma olsaydı, sonuçlar çok kısa sürede görülebilirdi.

More Sentences
tuck f. sokmak
Jill tucked her shirt in.
Jill gömleğini içine soktu.

More Sentences
Teknik
tuck f. sokmak
Jill tucked her shirt in.
Jill gömleğini içine soktu.

More Sentences
Tekstil
tuck i. kıvrım
She sewed a tuck into her skirt for a closer fit.
Daha sıkı oturması için eteğinin içine bir kıvrım dikti.

More Sentences
tuck f. kat yapmak
The tailor tucked the sewing point to fold the corners.
Terzi, köşeleri birleştirmek için dikiş yerine kat yaptı.

More Sentences
Medikal
tuck i. germe
Tessa is thinking of a tummy tuck to look better.
Tessa, daha iyi görünmek için karın germe ameliyatı olmayı düşünüyor.

More Sentences
Mutfak
tuck i. çörek
The kids ate some tucks after the school.
Çocuklar okuldan sonra birkaç çörek yedi.

More Sentences
Genel
tuck i. şal
tuck i. kırma
tuck i. pli
tuck i. yumruk
tuck i. çarpma
tuck i. davul sesi
tuck i. tamtam sesi
tuck i. davul sesini andıran ses
tuck i. mukavva kutunun gövdeye sokularak ucu sabitlemeye yarayan parçası
tuck i. ayakkabının çelik gövdesine sarılan kumaş veya deri kaplama
tuck i. smokin
tuck f. tepmek
tuck f. kıvrılmak
tuck f. tıkıştırmak
tuck f. kıstırmak
tuck f. kıvırmak
tuck f. katlamak
tuck f. (içine) sokmak
tuck f. tıkmak
tuck f. içeri doğru çekmek
tuck f. vurmak
tuck f. çarpmak
tuck f. zonklamak
tuck f. saklamak
tuck f. buruşmak
tuck f. büzüşmek
Konuşma Dili
tuck i. karın bölgesindeki fazlalık yağ ve derinin alındığı estetik operasyon
tuck f. yemek
tuck f. içmek
tuck f. tıkınmak
Teknik
tuck i. kırma
tuck f. tıkmak
Tekstil
tuck i. pli
tuck i. kat
Denizcilik
tuck i. geminin kıç kuruzu
Medikal
tuck i. karın bölgesinde sıkılaştırma amacıyla yapılan estetik operasyonu
tuck i. gerdirme
Mutfak
tuck i. börek
tuck i. yiyecek
Tütün
tuck i. puronun yakılan ucu
Balıkçılık
tuck i. daha büyük bir ağdan balık toplamak için kullanılan ortası derin bir ağ tipi
tuck f. (balıkları) büyük ağ ile toplamak
Spor
tuck i. dalış yaparken cenin pozisyonuna girme
tuck i. kayak yaparken çömelme
tuck i. kambur çıkarma
tuck f. kambura yatmak
tuck f. çömelmek
tuck f. cenin pozisyonuna girmek
Müzik
tuck i. davul veya boru sesi
Mitoloji
tuck i. robin hood'un grubuna katılıp onlara yardımcı olan neşeli bir keşiş
Ciltçilik
tuck i. kitap kapağı üzerine katlanarak karşı kapaktaki bir yuvaya oturan kılıf biçimi
Eski Kullanım
tuck i. meç
tuck i. ince kılıç
tuck i. enerji
tuck i. kuvvet
tuck f. kumaşları sararak kıvırmak
tuck f. darağacında asmak
Argo
tuck f. cezaevine kaçak mal sokmak

"tuck" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 109 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tuck in f. sokmak
Genel
tummy tuck i. karın bölgesine uygulanan estetik operasyon
tummy tuck i. karın sıkıştırma estetik operasyonu
tuck [brit] i. ziyafet
tuck–in [brit] i. ziyafet
tuck–in i. bir yere sıkıştırılan (kumaş gibi) malzeme
tuck–in [brit] i. çok miktarda yemek
tuck comb i. tarak toka
tuck-out [brit] i. ziyafet sofrası
tuck-out [brit] i. büyük öğün
tuck up f. kıvrılmak
tuck in f. sarmak
tuck away f. gizlemek
tuck into f. ağzını tıka basa doldurmak
tuck in f. içine tıkmak
tuck under f. altına koymak
tuck up f. kıvırmak
tuck into something f. yumulmak
tuck up f. katlamak
tuck away f. saklamak
tuck in f. tıkınmak
tuck someone in f. gece uykusuna yatırılan çocuğun üstünü örtmek
tuck in f. içine sokmak
tuck in f. tıkmak
tuck in f. sokuvermek
tuck in f. içeri sokmak
tuck up f. sarmak
tuck up one's legs f. kıvrılmak
tuck away f. tıka basa doldurmak
tuck in f. sokuşturmak
tuck up f. sıvamak
tuck in f. kıvırmak
tuck in f. tıkıştırmak
be nip and tuck f. kafa kafaya gitmek
be nip and tuck f. başabaş gitmek
be nip and tuck f. başa baş gitmek
tuck in one's trousers f. (gömleği vb) pantolonun içine sokmak
tuck [obsolete] f. azarlamak
tuck [obsolete] f. paylamak
tuck–in s. katlanan
tuck–in s. kıvrılan
tuck–in s. sıkıştırılan
nip-and-tuck zf. kafa kafaya
Öbek Fiiller
tuck away/in/into f. afiyetle/iştahla yemek
tuck away/in/into f. (yemeğe) gömülmek
tuck something around someone or something f. iyice/sıkıca sarmak/örtmek
tuck in f. (birini) yatak çarşafına sarıp sarmalamak
tuck away f. hapır hupur yemek
tuck up [uk] f. (birini yatırırken) çarşafla sarmalamak
tuck in f. yemeğe gömülmek
tuck in f. içine çekmek
tuck in f. kendine çekmek
tuck in f. toplamak
tuck in f. yemeye başlamak
tuck in f. büzmek
tuck into f. yatırıp üstünü örtmek
tuck into (something) f. dar (bir şeye/yere) sıkıştırmak
tuck into (something) f. (bir şeye) gömülmek
tuck into (something) f. (bir şeyi) iştahla yemeye başlamak
tuck into f. yatağa sokmak
tuck into (something) f. gizli (bir şeye/yere) koymak/sokmak
tuck into (something) f. güvenli (bir şeye/yere) koymak/yerleştirmek
tuck into f. güvenli bir yere sokmak
tuck into f. katlayıp sıkıştırmak
tuck around f. sağa sola zulalamak
tuck around f. farklı noktalara saklamak
tuck (something) around (some place) f. (bir yerin) sağına soluna (bir şey) zulalamak
tuck (something) around (something) f. (bir şeyin) etrafına (bir şey) sarmak
tuck (something) around (some place) f. (bir yerin) farklı noktalarına (bir şeyler) saklamak
tuck around f. etrafına sarmak
tuck around f. '-e sarmak
tuck (something) around (something) f. (bir şeyi bir şeye) sarmak
Konuşma Dili
tuck your shirt in expr. gömleğini içine sok
Deyim
nip and tuck i. at başı beraber
a nip and a tuck i. ufak tefek düzenlemeler/değişlikler
a nip and a tuck i. yüz gerdirme
nip and tuck zf. az kalsın
nip and tuck zf. kıl payı
nip and tuck zf. az farkla
nip and tuck expr. başabaş
Teknik
pin tuck i. dar ve süslü pli
tuck pointing i. gömme derzleme
Tekstil
tuck pleat i. kıvırma pile
pin tuck i. dar ve süslü pli
tuck pleat i. nopen
tuck stitch i. aynı anda birden fazla ilmek alarak yapılan dekoratif bir örgü stili
İnşaat
tuck-point f. tuğlaların arasına sıva çekmek
Otomotiv
tuck-in i. burun sokma
Denizcilik
tuck plate i. gemide uskur açıklığının hemen üzerinde yer alan plaka
Medikal
nip and tuck i. yüz gerdirme
tummy tuck i. karın gerdirme
tummy tuck i. karın germe
Hayvancılık
tuck-up i. (tazı gibi köpek ırklarında) kaburgaların arkasındaki kısmın yukarı doğru yaptığı keskin eğri
Balıkçılık
tuck-net i. büyük ve derin bir tür balık ağı
tuck seine i. daha büyük bir ağdan balık toplamak için kullanılan ortası derin bir ağ tipi
tuck net i. daha büyük bir ağdan balık toplamak için kullanılan ortası derin bir ağ tipi
Eğitim
tuck box [brit] i. okula götürülecek atıştırmalıkların saklandığı kutu
tuck box [brit] i. beslenme çantası
Spor
tight tuck i. kapalı çömelme
Mitoloji
friar tuck i. robin hood'un grubuna katılıp onlara yardımcı olan neşeli bir keşiş
Ciltçilik
tuck-in i. kitap kapağı üzerine katlanarak karşı kapaktaki bir yuvaya oturan kılıf biçimi
Argo
tuck in f. iştahla yemeye başlamak
tuck into f. iştahla yemeye başlamak
tuck into f. yemeğe gömülmek
İngiliz Argosu
friar tuck (rhyming slang on fuck) i. seks
tuck shop i. şekerci
tuck shop i. şeker dükkanı
tuck in f. tıkınmak
tuck in f. hapur hupur yemek