cheek - Türkçe İngilizce Sözlük

cheek

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cheek — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yanak, küstahlık
Okunuş (IPA):
(AmE /tʃiːk/ – BrE /tʃiːk/)
Terim Türü:
İsim: cheek (cheeks)
Yüzün yan bölgesi ya da mecazen saygısız cüret. Eski İngilizce cēace kökünden gelen sözcük, fiziksel bölümden tutuma genişlemiştir. Gündelik dilde, beden parçası veya davranış tavrı için kullanılır
Eş Anlamlılar:
impudence (contextual)
Zıt Anlamlılar:
modesty

"cheek" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cheek i. yanak
She kissed me on my cheek.
Beni yanağımdan öptü.

More Sentences
Genel
cheek i. küstahlık
Enough of your cheek!
Yetti bu küstahlığın!

More Sentences
cheek i. yanak
She kissed me on my cheek.
Beni yanağımdan öptü.

More Sentences
cheek i. kalça lobu
There is a hole in the cheek part of your trousers.
Pantolonunuzun kalça lobu kısmında delik var.

More Sentences
cheek f. küstahlık etmek
You can't cheek your elders like that.
Büyüklerine bu şekilde küstahlık edemezsin.

More Sentences
Mutfak
cheek i. yanak
She kissed me on my cheek.
Beni yanağımdan öptü.

More Sentences
Genel
cheek i. yüz
cheek i. arsızlık
cheek i. yüzsüzlük
cheek i. avurt
cheek i. cüret
cheek i. yanak şeklinde olan şey
cheek i. mengene çenelerinden her biri
cheek f. arsızca konuşmak
cheek f. yüzsüz olmak
cheek f. saygısızca konuşmak
cheek f. yanak içine veya yanına yerleştirmek
cheek f. (ilacı) sonradan kullanmak için yanak içine saklamak
cheek f. sataşmak
Teknik
cheek i. yapay sineğin omzu
cheek i. makara yan yüzeyi
Mimarlık
cheek i. kapı pervazının yan direklerinin her biri
Denizcilik
cheek i. yelkenli gemide yelken direklerini dik tutmak için baştan kıça kadar olan desteklerden her biri
Deniz Biyolojisi
cheek i. balığın gözü ile kafası arasındaki bölge
Zooloji
cheek i. trilobitlerde sefalik kalkanın lateral kısmı
Jeoloji
cheek i. mineral damarı çeperi
Böcek Bilimi
cheek i. bileşik gözlerin altındaki bölge

"cheek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 119 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cheek pocket i. avurt
cheek pouch i. kemiriclerde bulunan ağız kesesi
butt cheek i. kalça yanağı
cheek dimples i. yanak gamzesi
cheek strap i. at yularındaki yanak kayışı
cheek strap i. yanak kayışı
flabby cheek i. sarkık yanak
tweak somebody's cheek f. makaslamak
kiss on the cheek f. yanaktan öpmek
cheek up f. terbiyesizce davranmak
cheek up f. küstahlık etmek
turn the other cheek f. öteki yanağını uzatmak
tweak on the cheek f. yanak almak
tweak on the cheek f. makas almak
tweak a cheek f. yanak almak
tweak a cheek f. makas almak
stroke cheek f. yanak okşamak
have cheek implants f. yanaklarına estetik yaptırmak
kiss someone on his/her cheek f. birini yanağından öpmek
cheek [obsolete] f. taraf oluşturmak
cheek to cheek s. yanak yanağa
tongue-in-cheek s. samimiyetsiz
tongue in cheek s. yarım ağızla yapılan
tongue-in-cheek s. alaylı
tongue-in-cheek s. şaka yollu
tongue-in-cheek s. yarım ağızla söylenen
tongue-in-cheek s. ciddiyetsiz
cheek by jowl zf. haşır neşir
on either cheek zf. her yanağında
cheek by jowl zf. sıkı fıkı
cheek by jowl zf. yan yana teklifsizce
cheek by jowl zf. yanyana
cheek by jowl zf. yan yana
cheek by jowl zf. içli dışlı
cheek by jowl zf. baş başa
cheek by jowl zf. sıkı bağlılıkla
cheek by jowl zf. dip dibe
cheek by jowl zf. teklifsizce
tongue in cheek zf. bıyık altından gülerek
on the cheek zf. yanaktan
cheek by jowl zf. başbaşa
tongue-in-cheek zf. samimiyetsizce
tongue-in-cheek zf. samimiyetsiz bir şekilde
İfadeler
with (one's) tongue in one's cheek expr. yarım ağızla
Konuşma Dili
the cheek of (someone)! [ireland] expr. yok daha neler
I like your cheek expr. özgüvenine bayıldım
the cheek of (someone)! [ireland] expr. hadi canım oradan
I like your cheek expr. cesaretine hayran kaldım
the cheek of (someone)! [ireland] expr. bu kadarı da fazla
the cheek of (someone)! [ireland] expr. hayret bir şeysin
Deyim
cheek by jowl i. al takke ver külah
cherry of one's cheek i. göz bebeği
cheek by jowl i. yakın işbirliği
cheek by jowl i. teklifsizlik
cheek by jowl i. sıkı işbirliği
be cheek by jowl f. sıkı fıkı olmak
turn the other cheek f. kötüye kötülükle cevap vermemek
turn the other cheek f. öteki yanağını çevirmek
have a cheek to f. küstahlığında bulunmak
have a cheek to f. sıkılmamak
have a cheek to f. yüzü olmak
turn the other cheek f. diğer yanağını uzatmak
cheek by jowl s. sıkışık
tongue-in-cheek s. samimiyetten uzak
cheek by jowl s. etle tırnak gibi
with one's tongue in one's cheek expr. ciddi olmayarak
with one's tongue in one's cheek expr. yarım ağızla
tongue-in-cheek advice expr. şaka yollu
cheek by jowl expr. haşır neşir
cheek by jowl expr. kıç kıça
cheek by jowl expr. tıkış tıkış
cheek by jowl expr. dip dibe
tongue-in-cheek expr. şaka yollu
(with) tongue in cheek expr. şaka yollu olarak
(with) tongue in cheek expr. yarım ağızla
(with) tongue in cheek expr. espriyle karışık
(with) tongue in cheek expr. ciddi olmayarak
(with) tongue in cheek expr. esprili bir şekilde
cheek by jowl (with somebody/something) expr. (biriyle/bir şeyle) dip dibe
cheek by jowl (with somebody/something) expr. (biriyle/bir şeyle) yan yana
I like your cheek expr. pişkinliğine hayranım/hayran oldum
I like your cheek expr. yüzsüzlüğüne hayranım/hayran oldum
I like your cheek expr. cesaretine hayran kaldım
I like your cheek expr. özgüvenine bayıldım
of all the cheek things to do expr. o kadar terbiyesizlik, yüzsüzlük yetmezmiş gibi bir de
of all the cheek things to do expr. utanmadan bir de
of all the cheek things to do expr. bir de utanmadan
of all the cheek things to do expr. o kadar terbiyesizliğin, yüzsüzlüğün üzerine bir de
tic (tongue in cheek) expr. yarım ağızla
tic (tongue in cheek) expr. samimiyetsizce
tic (tongue in cheek) expr. bıyık altından gülerek
Konuşma
kiss me on my cheek expr. yanağımdan öp
kiss me on my cheek expr. beni yanağımdan öp
I like (his/her) cheek expr. (onun) arsız/yüzsüz olduğunu düşünüyorum
I like (his/her) cheek expr. (onun) pişkin/şımarık olduğunu düşünüyorum
I like (his/her) cheek expr. (onun) yüzsüzlüğüne hayranım/hayran oldum
I like (his/her) cheek expr. (onun) cesaretine bayılıyorum/cesaretine hayranım
I like (his/her) cheek expr. (onun) arsızlığına hayranım/hayran oldum
I like (his/her) cheek expr. (onun) pişkinliğine hayranım/hayran oldum
Ağaç İşleri
butment cheek i. zıvanayı çerçeveleyen ve zıvana omzunun dayandığı delinmiş kereste parçası
Medikal
slapped cheek i. beşinci hastalık
slapped cheek syndrome i. beşinci hastalık
cheek filling i. yanak dolgusu
Anatomi
high part of the cheek i. elmacık
cheek muscle i. yanak kası
cheek tooth i. arka taraftaki diş
cheek tooth i. öğütücü diş
Patoloji
slapped-cheek disease i. parvovirüs b19'un yol açtığı çocuk hastalığı
slapped-cheek disease i. beşinci hastalık
slapped-cheek disease i. tokatlanmış yanak sendromu
slapped-cheek disease i. beşinci hastalık
slapped-cheek disease i. eritema enfeksiyozum
Mutfak
beef cheek i. sığır yanağı
cheek of beef i. sığırın ya da dananın yanak eti
Zooloji
cheek pouch i. yanak kesesi
cheek pouch i. kemirici ve diğer bazı memeli hayvanlarda bulunan, yiyecek taşımaya yardımcı yanak kesesi
Silah/Atıcılık
cheek weld i. yanak yapıştırma (tüfeğin kabzasına)
Argo
butt cheek i. göt lobu
cheek by jowl expr. kıçkıça