green - Türkçe İngilizce Sözlük

green

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

green — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yeşil, çevreci
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡriːn/ – BrE /ɡriːn/)
Terim Türü:
Sıfat; İsim
Doğadaki yeşil rengi veya çevreye duyarlı yaklaşımı tanımlayan sözcüktür; renk bilgisinden ideolojik duruşa uzanan geniş çağrışım alanı vardır. Eski İngilizce grēne kökeni, canlılık ve tazelik fikrini hem görsel hem düşünsel düzleme taşır.
Eş Anlamlılar:
verdant
Zıt Anlamlılar:
barren

"green" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 139 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
green s. yeşil
Pines are green in color throughout the year.
Çam ağaçlarının rengi, yıl boyunca yeşildir.

More Sentences
Genel
green i. yeşil alan
There's no map, it's just green.
Harita yok, sadece yeşil alan.

More Sentences
green i. yeşillik
The green surroundings made it even more beautiful.
Çevresindeki yeşillik, onu daha da güzelleştiriyor.

More Sentences
green i. para
He desperately needed the green.
Umutsuzca paraya ihtiyacı vardı.

More Sentences
green i. yeşil renk
The display URL, usually in green, shows your website address.
Genellikle yeşil renkte olan görünen URL, web sitenizin adresini gösterir.

More Sentences
green i. yeşil
The most favorable will be all green and blue colors.
En uygun olanı tüm yeşil ve mavi renkler olacaktır.

More Sentences
green s. toy
Joshua is too green to have a committed relationship.
Joshua ciddi bir ilişkiye başlayamayacak kadar toy.

More Sentences
green s. solgun
Mr. Baxter was still looking green and said he needed some rest.
Bay Baxter solgun görünüyordu ve dinlenmeye ihtiyacı vardı.

More Sentences
green s. ham
Don't eat those apricots unfortunately they are still green.
O kayısıları yeme, maalesef hala hamlar.

More Sentences
green s. acemi
You got about five minutes on the job, you still smell green to me.
İşi yaparak beş dakika geçirdin ama bana hâlâ acemi gibi geliyorsun.

More Sentences
green s. genç
You're still green.
Hala gençsin.

More Sentences
green s. yemyeşil
Green fields neighboring the village are vibrant with seasonal workers.
Köyün yakınındaki yemyeşil tarlalar mevsimsel işçilerin varlığı nedeniyle hareketli.

More Sentences
Konuşma Dili
green s. çevreci
I have a judgey green neighbor.
Yargılanmayı seven, çevreci bir komşum var.

More Sentences
green s. çevreye duyarlı
The president is known for his green politics.
Başkan çevreye duyarlı politikalarıyla tanınıyor.

More Sentences
green s. çevre dostu
Furthermore, reducing energy consumption is one of the most effective ways to contribute to a green lifestyle.
Ayrıca enerji tüketimini azaltmak, çevre dostu bir yaşam tarzına katkıda bulunmanın en etkili yollarından biridir.

More Sentences
Argo
green i. para
He desperately needed the green.
Umutsuzca paraya ihtiyacı vardı.

More Sentences
green s. toy
Joshua is too green to have a committed relationship.
Joshua ciddi bir ilişkiye başlayamayacak kadar toy.

More Sentences
Genel
green i. zindelik
green i. çimen
green i. golf sahası
green i. acemi çaylak
green i. çayır
green i. çimenlik
green i. yelve
green i. yeşiller partisi sempatizanı
green i. yeşiller partisi üyesi
green i. gençlik
green i. yeşil yapraklı sebzeler
green i. yeşil kıyafet
green i. yeşil üniforma
green i. yeşil bitki örtüsü
green i. özellikle süs olarak kullanılan bitki yaprakları
green i. kış süslemelerinde kullanılan herdem yeşil dallar
green i. otlarla kaplı ova
green i. otlarla kaplı arazi
green i. kasaba veya köy merkezindeki meydan veya park
green i. bovling çimenliği
green i. yeşil pigment
green i. yeşil boya
green f. yeşile boyamak
green f. yeşermek
green f. yeşertmek
green f. yeşillendirmek
green f. yeşermek
green f. yeşil renge bürünmek
green f. dalgaya almak
green f. çevre dostu olarak tasarlamak
green f. çevre bilinci kazanmak
green s. canlı
green s. rengi atmış
green s. çiğ
green s. keriz
green s. henüz olgunlaşmamış
green s. soluk
green s. tecrübesiz
green s. yeni
green s. yeşiller partisine ait
green s. taze
green s. dünkü
green s. ham (meyve)
green s. cahil
green s. deneyimsiz
green s. olmamış
green s. (meyve) ham
green s. yeşillikler içinde
green s. yeşil bitki örtüsü ile kaplı
green s. hoş ve çekici
green s. son derece engin ve adil
green s. (mevsim) ılık
green s. yeşil bitkilerden oluşan
green s. (bitki) taze
green s. (yara) taze
green s. (yara) iyileşmemiş
green s. tamamen işlenmemiş
green s. belirli bir durum için uygun olmayan
green s. (at) belirli bir işlev için tamamen olgunlaşmamış
green s. (beygir) ehlileştirilmiş ancak eğitilmemiş
green s. (safkan at) henüz ödüllü yarışlara sokulmamış
green s. (avcı) toy
green s. (avcı) daha önce avlanmamış
green s. kıskanç
green s. haset
Konuşma Dili
green f. canlandırmak
green s. naif
green s. saf
green s. ağzı süt kokan
green s. çevreye zarar vermeyen
green s. çevreye olumsuz etkisi olmayan
Ticaret/Ekonomi
green s. ab ülkelerinin para birimleri arasındaki dalgalanmalara göre ayarlanan bir hesap birimi ile ilgili
Hukuk
green i. (kısaca) grönland
Sanayi
green s. (post) tabaklanmamış
green s. (beton, harç) yeterince sertleşmemiş
green s. (kağıt) yeterince kurutulmamış
green s. (mürekkep silindiri) yeni dökülmüş
green s. (baskı) düzeltilmemiş
green s. (deri) işlenmemiş
Teknik
green s. (kum) bir kalıba kompakt bir astar oluşturmak için yeterince nemli
green s. (döküm) kalıptan çıktığı gibi
Havacılık
green s. ısıl işlem görmemiş
green s. sinterlenmemiş
Gıda
green s. (kahve) ham
green s. (kahve) kavrulmamış
green s. (et) taze
green s. (et) işlenmemiş
green s. (içki) yıllandırılmamış
green s. (kemik) kurutulmamış ve ilik içeren
Mutfak
green i. yeşil yapraklı sebzeler
green i. yeşillikler
green s. (şarap) ham bir tadı olan
Biyoloji
green s. yeşilimsi renkte
green s. bazı bölümleri yeşilimsi renkte olan
green s. (hemolitik streptokok) kanda yeşil pigment üretme eğilimi gösteren
Deniz Biyolojisi
green s. (dişi balık) yumurtlamaya hazır olmayan
green s. (yengeç) kabuk dökmeye tam olarak hazır olmayan
Ormancılık
green s. (kereste) yeni kesilmiş
green s. (kereste) fırınlanmamış
Coğrafya
green i. ohio eyaletinde şehir
green i. new jersey eyaletinde yerleşim yeri
green i. kansas eyaletinde şehir
green i. abd'de bir nehir
Silah/Atıcılık
green i. okçuluk poligonu
green i. okçuluk hedef tahtasında puansız bölge
green i. okçulukta puansız bölgeye atılan ok
green i. hedefi ıskalayıp çime düşen ok
Spor
green s. (kayakta) en kolay pist olan
İskambil
green i. alman iskambil destesinde sembolü yaprak olan bir kart
Argo
green i. esrar
green i. genç veya deneyimsiz mahkum
green i. marihuana
green i. banknot
green i. desteyle para
green i. çok miktarda para
green i. papel
green i. mangır
green i. ucuz marihuana
green i. ucuz esrar
green i. ot
green i. ketamin
green s. tecrübesiz

"green" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
green beans i. taze fasulye
Genel
green vitriol i. demir sülfat
green paper i. yeşil kitap
green lung i. yeşil alan
green vegetables i. göğerti
green pound i. sterlin
red and green system i. kırmızı yeşil sistemi
green bean i. taze fasulye
the green party i. yeşiller partisi
green turtle soup i. yeşil kaplumbağa çorbası
green belt i. yeşil alan
green soybean i. yeşil soya fasülyesi
green tuffs i. yeşil tüfler
pea green i. bezelye yeşili
green vegetables i. yeşillik
green light i. yeşil ışık
green manure i. yeşil gübre
long green pepper i. sivribiber
green plum i. caneriği
green onion i. yeşil soğan
green cards i. yeşil kart
green light i. yeşil ışık (trafik lambasında)
stuffed green pepper i. biber dolması
green time i. dışarıda geçirilen süre
green corn i. yeşil mısır
emerald green i. zümrüt yeşili
stuffed green peppers i. biber dolması
dark green i. nefti
bottle green i. koyu yeşil
green pepper i. dolmalık biber
pickled green pepper i. biber turşusu
green monkey i. yeşil maymun
green bean i. yeşil fasülye
green card i. yeşil kart
green belt i. yeşil kuşak
american green toad i. amerika yeşil kurbağası
sea green i. camgöbeği
green warbler i. yeşil çıvgın
green peafowl i. yeşil tavus kuşu
green blindness i. yeşil körlüğü
green bean i. yeşil fasulye
green pea i. yeşil bezelye
green algae i. yeşil yosun
sea green i. mavimsi yeşil
green pepper i. yeşil biber
green fruit i. gök yemiş
green mayonnaise i. yeşil mayonez
green tea i. yeşil çay
dandelion green i. karahindiba yeşili
green amaranth i. yeşil kadife çiçeği
green area i. yeşillik alan
green woodpecker i. yeşil ağaçkakan
green salad i. yeşil salata
green goods i. yeşil eşya
green bean i. ayşekadın
green almond i. çağla
green olive i. yeşil zeytin
green pepper i. yeşil biber (olgunlaşmamış biber)
green turtle i. yeşil kaplumbağa
green river i. yeşil nehir
green paper i. yeşil rapor
green light i. izin
paris green i. arsenikli yeşil boya
green tipped coral i. yeşil mercan
green apple aphid i. yeşil elma biti
green sandpiper i. yeşil düdükçün
pea green i. açık yeşil
green time i. doğada geçirilen zaman
green snake i. yeşil yılan
green pea i. bezelye
green lizard i. yeşil kertenkele
green space ratio i. yeşil alan oranı
the green crescent i. yeşilay
coarse green fig i. çiçek inciri
green plover i. yeşil yağmurkuşu
green field i. yeşil alan
green place i. yeşerti
green gill i. yeşil solungaç
african green monkey i. afrika yeşil maymunu
green frog i. yeşil kurbağa
green passport i. yeşil pasaport
sea green i. deniz yeşili
lime green i. misket limonu yeşili
bright green i. limon rengi
dark green i. koyu yeşil
bright green i. parlak yeşil
bright green i. açık yeşil
olive green i. zeytin yeşili
village green i. çim parkı
green roof i. bitkilerle kaplı çatı
putting green i. golf egzersiz sahası
green party i. yeşiller partisi
green space i. yeşil alan
green space i. yeşillik
bottle green i. şişe camı yeşili
green belt cities i. yeşil kuşaklı kentler
glass-green i. camgöbeği
green roof i. eko-çatı
green-field i. yeşil alan
green-eyed monster i. kıskançlık
green algae i. yeşil algler
green fence i. yeşil çit
leaf green i. yaprak yeşili
paris green i. paris yeşili
paris green i. yeşil renkli böcek boyası
green dome i. yeşil kubbe
green dome i. kibab'ulaktab
green eye i. yeşil göz
the bowling green bull i. wallstreet'deki bronz boğa heykeli
grass-green i. çimen yeşili
green sapphire i. yeşil safir
green dot i. yeşil nokta
green wine i. yeşil şarap
sea green i. su yeşili
caribbean green i. karayip yeşili
green painted house i. yeşil boyalı ev
green house i. yeşil ev
green fee i. golf sahası ücreti
lush green valley i. gür bitki örtüsüne sahip vadi
green beans (us) i. taze fasulye
green lemon i. yeşil limon
may green i. mayıs yeşili
reseda green i. küf yeşili
green machine (us) i. çöp toplama işçisi
green machine (us) i. çöp toplama görevlisi
green machine (us) i. çöpçü
green hill i. yeşil tepe
green coffee i. yeşil (çiğ) kahve
green coffee bean i. yeşil kahve çekirdeği
green wall i. yeşil duvar
green wall i. çim duvar
green wall i. yeşilliklerle kaplı duvar
green broke i. yavaş yavaş sahibinin komutlarına uyan eğitimsiz at
the green crescent week i. yeşilay haftası
green grapes i. yeşil üzüm
green board i. yeşil tahta
jade green i. yeşim yeşili
petrol green i. petrol yeşili
jungle green i. orman yeşili
green lantern i. yeşil fener
back green [scotland] i. bir evin arkasında bulunan yeşillik veya bahçe
pistachio green i. fıstık yeşili
jade-green i. yeşim rengi
paris green i. sarımsı yeşil renk tonu
yellow green i. sarımsı yeşil renk tonu
village green [uk] i. köy merkezindeki halka açık arazi parçası
lincoln green i. zeytin yeşili
lincoln green i. eskiden ormancılar tarafından giyilen zeytin yeşili yün
lincoln green i. parlak yeşil renginde ormancı tulumu
lizard green i. kertenkele yeşili