| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | loot f. | yağmalamak | ||
|
Many shops were looted during the rioting. Ayaklanma sırasında birçok dükkân yağmalanmıştır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | loot i. | yağma | ||
| Genel | ||||
| Genel | loot i. | çalıntı mallar | ||
|
Thieves often kill for their loot. Hırsızlar genellikle çalıntı mallar için insan öldürürler. More Sentences |
||||
| Genel | loot i. | ganimet | ||
|
Thousands of soldiers were out in quest of loot. Binlerce asker ganimet peşindeydi. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | loot i. | bedava verilenler | ||
|
We were given loot bags after the party. Bedava verilenleri koymamız için partiden sonra bize çantalar verildi. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | loot i. | ganimet | ||
|
Thousands of soldiers were out in quest of loot. Binlerce asker ganimet peşindeydi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | loot i. | vurgun | ||
| Genel | loot i. | yağmalama | ||
| Genel | loot i. | para | ||
| Genel | loot i. | talan | ||
| Genel | loot i. | çapul | ||
| Genel | loot i. | bilgisayar veya internet oyunlarında yenilen düşmanlardan elde edilen işe yarar parçalar | ||
| Genel | loot f. | çapullamak | ||
| Genel | loot f. | talan etmek | ||
| Genel | loot f. | yağma etmek | ||
| Genel | loot f. | zorla almak | ||
| Genel | loot f. | gayri meşru şekilde ele geçirmek | ||
| Genel | loot f. | çalmak | ||
| Genel | loot f. | (şehri, yerleşimi) savaş veya isyan sırasında yağmalamak | ||
| Genel | loot f. | (bilgisayar oyunlarında) öldürülen düşmanın cesedini ganimet bulma amacıyla aramak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | loot i. | zenginlik | ||
| Konuşma Dili | loot i. | servet | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | loot i. | bir çocuğa alınan hediyeler | ||
| Deyim | loot i. | bir çocuğun doğum günü, noel hediyeleri | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | loot i. | yağma | ||
| Hukuk | loot f. | yağma etmek | ||
| Hukuk | loot f. | hırsızlık yaparak soymak | ||
| Hukuk | loot f. | memuriyette yolsuzluk yaparak soymak | ||
| Argo | ||||
| Argo | loot i. | mangır | ||
| Argo | loot i. | teğmen | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | loot [scotland] i. | maganda |
| Genel | loot [scotland] i. | hoyratlık |
| Genel | loot [scotland] i. | kaba adam |
| Konuşma Dili | ||
| Konuşma Dili | loot [us] i. | karşılıksız kazanç |
| Konuşma Dili | loot [us] i. | karşılıksız ödül |
| Teknik | ||
| Teknik | loot [uk/scotland] i. | tuz fabrikasındaki tuz oluşturma çukurlarındaki veya kaplarındaki kir tabakalarını çıkarmak için kullanılan bir tür kepçe |
| Bilgisayar | ||
| Bilgisayar | loot box i. | video oyunlarında oyuncunun kazandığı veya uygulamada satın alabileceği şans kutusu |