| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | fund i. | fon | ||
|
We donated a significant amount to World Wildlife Fund. Dünya Vahşi Yaşam Fonu'na önemli miktarda bağışta bulunduk. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | fund i. | kaynak | ||
|
For it is evident that funds are short in any budget, even if it is a relatively large one. Çünkü nispeten büyük bir bütçe olsa bile her bütçede kaynak sıkıntısı çekileceği açıktır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | fund i. | sermaye | ||
| Genel | ||||
| Genel | fund i. | ödenek | ||
|
The governor took the money out of a slush fund. Vali parayı örtülü ödenekten aldı. More Sentences |
||||
| Genel | fund i. | bağış | ||
|
We are organizing an auction to raise funds for the new community garden. Yeni toplum bahçesi için bağış toplamak üzere bir müzayede düzenliyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | fund f. | finanse etmek | ||
|
It persists in its Malthusianism tactics by scrapping boats and even by refusing to fund modernisation. Tekneleri hurdaya çıkararak ve hatta modernizasyonu finanse etmeyi reddederek Malthusçuluk taktiklerinde ısrar ediyor. More Sentences |
||||
| Genel | fund f. | finansman sağlamak | ||
|
It is important to ensure that adequate and sustainable funding is provided to support twinning. Eşleştirmenin desteklenmesi için yeterli ve sürdürülebilir finansmanın sağlanması önemlidir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | fon | ||
|
We donated a significant amount to World Wildlife Fund. Dünya Vahşi Yaşam Fonu'na önemli miktarda bağışta bulunduk. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | fund i. | fon | ||
|
We donated a significant amount to World Wildlife Fund. Dünya Vahşi Yaşam Fonu'na önemli miktarda bağışta bulunduk. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | fund i. | sandık | ||
| Genel | fund i. | stok | ||
| Genel | fund i. | para kaynağı | ||
| Genel | fund i. | para | ||
| Genel | fund i. | birikim | ||
| Genel | fund i. | tedarik | ||
| Genel | fund i. | maddi olmayan değerlerin sunulması | ||
| Genel | fund i. | depolama | ||
| Genel | fund i. | iyilik | ||
| Genel | fund i. | rezerv | ||
| Genel | fund i. | bahşetme | ||
| Genel | fund f. | sermayeye çevirmek | ||
| Genel | fund f. | para sağlamak (bir iş/kimse için) | ||
| Genel | fund f. | yatırmak | ||
| Genel | fund f. | yatırım yapmak | ||
| Genel | fund f. | para sağlamak | ||
| Genel | fund f. | fon vermek | ||
| Genel | fund f. | birikime yatırmak | ||
| Genel | fund f. | masraflarını üstlenmek | ||
| Genel | fund f. | para ayırmak | ||
| Genel | fund f. | biriktirmek | ||
| Genel | fund f. | kenara koymak (para) | ||
| Genel | fund f. | hesapta birikmek (para) | ||
| Genel | fund f. | desteklemek | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | karşılık olarak ayrılan para | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | kapital | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | mali sermaye | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | tahsisat | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | teminat ödeneği | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | (ingiltere) kamu borcunu temsil eden devlet tahvi̇lleri̇ | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | (üzerine çek vb. yazılabilen) mevduat içi meblağ | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | hazır para | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | anapara | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | trink para | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | kendi kendini sigorta fonundaki birikim mevduatı | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund i. | erişilebilir bakiye | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund f. | (kısa vadeli devlet borcunu) uzun vadeliye çevirmek | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund f. | ingiliz kamu fonlarına yatırım yapmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund f. | fon ayırmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund f. | fon sağlamak | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund f. | fon biriktirmek | ||
| Ticaret/Ekonomi | fund f. | (parayı) devlet tahvillerine yatırmak | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | fund i. | mali kaynak | ||
| Kurum/Kuruluş | ||||
| Kurum/Kuruluş | fund i. | bireylere hisse senedi satarak diğer şirketlerin menkul kıymetlerine yatırım yapan kurum | ||