tedarik - Türkçe İngilizce Sözlük

tedarik

"tedarik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tedarik supply i.
They need to be informed and convinced of the commercial advantages of advance supply.
Önceden tedarikin ticari avantajları konusunda bilgilendirilmeleri ve ikna edilmeleri gerekmektedir.

More Sentences
tedarik provision i.
I mean proper provision, not mere lip service.
Düzgün bir tedarikten bahsediyorum, sadece sözde bir hizmetten değil.

More Sentences
tedarik procurement i.
We do not consider that meeting the requirements of the ERRF should be the "absolute priority" for defence procurement.
ERRF'nin gerekliliklerini karşılamanın savunma tedariki için "mutlak öncelik" olması gerektiğini düşünmüyoruz.

More Sentences
tedarik procuration i.
Genel
tedarik supplying i.
Supplying poor markets at the lowest possible prices should be the rule.
Yoksul pazarlara mümkün olan en düşük fiyatlarla tedarik sağlamak kural olmalıdır.

More Sentences
tedarik provision i.
I mean proper provision, not mere lip service.
Düzgün bir tedarikten bahsediyorum, sadece sözde bir hizmetten değil.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
tedarik provision i.
I mean proper provision, not mere lip service.
Düzgün bir tedarikten bahsediyorum, sadece sözde bir hizmetten değil.

More Sentences
tedarik procurement i.
We do not consider that meeting the requirements of the ERRF should be the "absolute priority" for defence procurement.
ERRF'nin gerekliliklerini karşılamanın savunma tedariki için "mutlak öncelik" olması gerektiğini düşünmüyoruz.

More Sentences
Hukuk
tedarik procurement i.
We do not consider that meeting the requirements of the ERRF should be the "absolute priority" for defence procurement.
ERRF'nin gerekliliklerini karşılamanın savunma tedariki için "mutlak öncelik" olması gerektiğini düşünmüyoruz.

More Sentences
Otomotiv
tedarik supply i.
They need to be informed and convinced of the commercial advantages of advance supply.
Önceden tedarikin ticari avantajları konusunda bilgilendirilmeleri ve ikna edilmeleri gerekmektedir.

More Sentences
Genel
tedarik preparation i.
tedarik procuring i.
tedarik warison i.
tedarik procuration i.
tedarik procurance i.
tedarik suppliance i.
tedarik comparation i.
tedarik parasceve [obsolete] i.
tedarik pourveyance [obsolete] i.
tedarik outrig i.
tedarik purveance i.
tedarik suppeditation [obsolete] i.
tedarik suppletion i.
tedarik supplyment [obsolete] i.
tedarik sourcing i.
tedarik fund i.
tedarik furniture [obsolete] i.
tedarik purchasing N.
Ticaret/Ekonomi
tedarik acquisition i.
tedarik procurance i.

"tedarik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tedarik etmek procure f.
tedarik etmek supply f.
Genel
tedarik eden procurer i.
endüstriyel tedarik industrial procurement i.
tedarik planı acquisition plan i.
kın tedarik etme ensheathing i.
tedarik stratejisi acquisition strategy i.
tedarik etme purveyance i.
tedarik eden kişi provider i.
tedarik eden kimse/firma supplier i.
tedarik noktası supply point i.
sürdürülebilir tedarik sustainable procurement i.
tedarik eden achatour i.
bol miktarda tedarik argosy i.
konukların ihtiyaç ve taleplerine göre tedarik edilen şey entertainment i.
(restoran menülerinde) tedarik bedeline göre alınan fiyat market price i.
(malezya'da) modern ilaçların yanında geleneksel otların da satıldığı fakat reçete edilmiş ilaçların tedarik edilemediği çin menşeli eczane medicine shop i.
mal tedarik talimatı bookings i.
kask tedarik etme helmeting i.
onaylanmış tedarik hedefini ve ekonomik maksatla alıkonma stokunu aşan fakat bazı acil durumlarda kullanılmak üzere elde tutulan malzemeler contingency retention stock i.
tedarik sahibi olma corner i.
tedarik kontrolü corner i.
düzenli tedarik ordinary [obsolete] i.
tedarik kaynağı shop i.
önceden tedarik pourveyance i.
tedarik bildiriminin usulünce yapılması protest i.
tedarik edilen şey purvey [obsolete] i.
önceden tedarik purveyance i.
tedarik merkezi staple i.
sürekli tedarik akışı stream i.
tedarik etme subministration i.
tedarik saklama amaçlı kullanılan dolap supply closet i.
tedarik noktası supply i.
tedarik hattı supply i.
tedarik kaynağı suppletory i.
tedarik zincirinin bir bölümü supply i.
tedarik etme supplial i.
tedarik etme supplyment [obsolete] i.
tedarik edilme sourcing i.
(tiyatro, sinema) sahne dekorları tedarik sorumlusu property master i.
yiyecek tedarik etmek cater f.
tedarik etmek cater for f.
tedarik etmek prepare f.
kın tedarik etmek ensheathe f.
için yemek tedarik etmek cater for f.
tedarik etmek purvey f.
tedarik etmek supply f.
tedarik etmek accommodate somebody with f.
tedarik etmek provide f.
erzak tedarik etmek victual f.
mal tedarik etmek procure goods f.
tedarik etmek source f.
tedarik etmek furnish f.
tedarik etmek supply with f.
tedarik etmek accommodate someone with f.
erzak tedarik etmek get some supplies f.
tedarik etmek revictual f.
personel tedarik etmek reman f.
çalışması için gerekli suyu tedarik etmek fang a pump f.
(bir şeyi) kısıtlı miktarda tedarik etmek allowance f.
yetersiz tedarik etmek underfurnish f.
takım tedarik etmek entackle f.
tedarik etmek lend f.
odun tedarik etmek wood f.
ölçülü bir miktarda tedarik etmek meter f.
şapka tedarik etmek hat f.
otomobil tedarik etmek motorise f.
otomobil tedarik etmek motorize f.
otlatmak için yeşillik tedarik etmek graze [dialect] f.
savunma tedarik etmek munify f.
nükleer füze tedarik etmek overarm f.
fazlasıyla tedarik etmek overequip f.
fazladan tedarik etmek overheap f.
aşırı tedarik sağlamak oversupply f.
tedarik etmek compare [obsolete] f.
kostüm tedarik etmek costume f.
tedarik etmek draw f.
kağıt tedarik etmek paper f.
tedarik etmek issue [uk] f.
insan tedarik etmek people f.
tedarik etmek find f.
balık tedarik etmek fishify f.
tedarik etmek outrig f.
önceden tedarik etmek preprovide f.
gerekenden azını tedarik etmek short f.
tedarik etmek bear f.
yem tedarik etmek provender f.
(mal, erzak) büyük ölçekte tedarik etmek purvey f.
tedarik sağlamak purvey f.
erzak tedarik etmek purvey f.
tedarik etmek subministrate f.
tedarik etmek subminister f.
tedarik etmek suppeditate [obsolete] f.
(toplu halde) erzak tedarik etmek victual f.
yeni malzemeler tedarik etmek (silah, mühimmat) resupply f.
tedarik edilmiş supplied s.
tedarik eden supply s.
tedarik edilen provided s.
tedarik edilen supplied s.
fazla tedarik edilmiş oversupplied s.
aşırı oranda tedarik edilmiş oversupplied s.
yeterli oranda tedarik edilmiş well-supplied s.
yeterli miktarda tedarik edilmemiş undersupplied s.
tedarik edilmesi lazım olan needful s.
tedarik edilmesi lazım olan needed s.
tedarik edilmemiş unappointed s.
tedarik edilmemiş unpurveyed s.
tedarik edilemez unprocurable s.
tedarik edilmemiş unsupplied s.
ürün tedarik eden service s.
tedarik etmek anlamı veren ön ek be- ök.
baş tedarik görevlisi cpo (chief procurement officer) kısalt.
tedarik etme sourcing N.
Öbek Fiiller
tedarik etmek come across f.
tedarik etmek put in f.
-e tedarik etmek administer to f.
tedarik kaynağıyla yazarak iletişim kurmak write in f.
birine (bir şey) tedarik etmek fix someone up (with something) f.
(biri/bir şey) için (bir şey) tedarik etmek furnish (something) for (someone or something) f.
bir şey için bir şey tedarik etmek furnish something for something f.
için (bir şey) tedarik etmek procure (something) for f.
tedarik etmek dish out f.
İfadeler
çok miktarda tedarik edilmiş drenched in s.
Konuşma Dili
tedarik etmek sort f.
çok miktarda tedarik edilmiş long (on) s.
Deyim
zaten bol bulunduğu yere lüzumsuzca tedarik edilen şey coals to newcastle i.
geçici tedbirlerle nakit para tedarik etmek raise the wind f.
reçetesiz satılmasına rağmen eczacı tarafından tedarik edilen (ilaçlar) behind the counter expr.
biri/bir şey tarafından tedarik edilmiş courtesy of somebody/something expr.
(biri/bir şey) tarafından tedarik edilmiş courtesy of (someone or something) expr.
Ticaret/Ekonomi
ön tedarik hazırlığı provisioning i.
tedarik zinciri yönetimi müdürü supply chain and logistic manager i.
tedarik zinciri yönetimi uzmanı supply chain and logistic specialist i.
tedarik süresi lead time i.
tedarik zinciri supply chain i.
tedarik etme procurement i.
proses tedarik süresi process lead time i.
iç tedarik insourcing i.
tedarik kaynağı source of supply i.
tedarik zinciri yönetimi supply chain management i.
bina yapım malzemesi tedarik görevlisi material man i.
mal tedarik masrafı merchandise procurement cost i.
tedarik yetkisine sahip ticari temsilci agent with power of procuration i.
müşterek masrafla tedarik supply at joint cost i.
tedarik kapsamı scope of supply i.
tedarik eden firma supply house i.
tedarik fiyatı supply price i.
tedarik yeri source of supply i.
maliyetlerin düşük olduğu ülkelerden tedarik low-cost country sourcing i.
eksik tedarik underprovision i.