| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | stream i. | dere | ||
|
We found a stream where we can collect some drinking water. Biraz içme suyu toplayabileceğimiz bir dere bulduk. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | stream i. | akarsu | ||
|
We found a stream and swam a little bit. Bir akarsu bulduk ve biraz yüzdük. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | stream i. | nehir | ||
|
Ramakrishna was in the middle of the stream. Ramakrishna nehrin ortasındaydı. More Sentences |
||||
| Genel | stream i. | akarsu | ||
|
We found a stream and swam a little bit. Bir akarsu bulduk ve biraz yüzdük. More Sentences |
||||
| Genel | stream i. | akıntı | ||
|
I waded across the stream. Akıntıyı yürüyerek geçtim. More Sentences |
||||
| Genel | stream i. | akım | ||
|
A constant stream of fresh air can reduce the humidity inside. Temiz havanın daimi akışı içerideki nemi azaltabilir. More Sentences |
||||
| Genel | stream i. | akış | ||
|
M2TS is a video format that streams Blu-ray Disc Audio-Video (BDAV). M2TS, Blu-ray Disc Audio-Video (BDAV) akışını sağlayan bir video formatıdır. More Sentences |
||||
| Genel | stream i. | akın | ||
|
A constant stream of people came to the museum. Müzeye sürekli bir insan akını oluyordu. More Sentences |
||||
| Genel | stream i. | kademe | ||
|
Austin worked hard to be in the top stream. Austin en üst kademede yer almak için çok çalıştı. More Sentences |
||||
| Genel | stream f. | sel gibi akmak | ||
|
Teenagers were streaming out of the concert hall. Gençler konser salonundan dışarı sel gibi akıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | stream f. | akmak | ||
|
As autumn approached, yellow leaves came streaming down the river. Sonbahar yaklaşırken, sarı yapraklar nehirden aşağı akıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | stream f. | süzülmek | ||
|
The light of the full moon came streaming through the curtains. Dolunayın ışığı perdelerin arasından süzülüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | stream f. | yayınlanmak | ||
|
Let's stay in; my favorite movie is streaming tonight. Hadi evde duralım; bu akşam en sevdiğim film yayınlanacak. More Sentences |
||||
| Gıda | ||||
| Gıda | stream i. | akış | ||
|
M2TS is a video format that streams Blu-ray Disc Audio-Video (BDAV). M2TS, Blu-ray Disc Audio-Video (BDAV) akışını sağlayan bir video formatıdır. More Sentences |
||||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | stream i. | akıntı | ||
|
I waded across the stream. Akıntıyı yürüyerek geçtim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | stream i. | sel | ||
| Genel | stream i. | ırmak | ||
| Genel | stream i. | dereden büyük ırmaktan küçük akarsu | ||
| Genel | stream i. | çaygillerden bir ağaççık türü | ||
| Genel | stream i. | akarsu akıntısı | ||
| Genel | stream i. | akarca | ||
| Genel | stream i. | çaygillerden bir ağaççık türünün özel işlemlerle kurutulan yaprağı | ||
| Genel | stream i. | cereyan | ||
| Genel | stream i. | su | ||
| Genel | stream i. | çay | ||
| Genel | stream i. | ceryan | ||
| Genel | stream i. | gidiş | ||
| Genel | stream i. | arık | ||
| Genel | stream i. | müfredat | ||
| Genel | stream i. | sürekli yenilenen stok | ||
| Genel | stream i. | sürekli tedarik akışı | ||
| Genel | stream i. | devamlı akış | ||
| Genel | stream i. | ışık çakması | ||
| Genel | stream i. | ışık parlaması | ||
| Genel | stream f. | uzanmak | ||
| Genel | stream f. | aralıksız sürmek | ||
| Genel | stream f. | dalgalanmak (saç/bayrak) | ||
| Genel | stream f. | uçuşmak | ||
| Genel | stream f. | akıp gitmek | ||
| Genel | stream f. | akın halinde gitmek | ||
| Genel | stream f. | dalgalanmak | ||
| Genel | stream f. | sürmek | ||
| Genel | stream f. | vücut sıvısı çıkarmak | ||
| Genel | stream f. | terlemek | ||
| Genel | stream f. | vücut sıvısını akıtmak | ||
| Genel | stream f. | tek yönde akmak | ||
| Genel | stream f. | tek yönde yığılmak | ||
| Genel | stream f. | yayımlamak | ||
| Genel | stream N. | veri akışı | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | stream i. | (bir işe) para akışı | ||
| Turizm | ||||
| Turizm | stream i. | konukların çay, börek, pasta gibi içecek ve yiyeceklerle ağırlandığı toplantı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | stream i. | ceryan | ||
| Teknik | stream i. | gidiş | ||
| Teknik | stream f. | (veri) kesintisiz aktarmak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | stream i. | kesintisiz veri akışı | ||
| Bilgisayar | stream f. | internet üzerinden canlı olarak yayınlamak | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | stream f. | (uçak) jet akımı yaratarak hareket etmek | ||
| Havacılık | stream f. | (uçak) ardında ışık bırakarak ilerlemek | ||
| Maden | ||||
| Maden | stream f. | (toprak, çakıllı kum) akan suda yıkanmak | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | stream i. | okullarda çocukları yeteneklerine göre sınıflandırma | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | stream i. | vadi buzulu | ||
| Coğrafya | stream i. | (uzun ve dar) lav akıntısı | ||
| Coğrafya | stream i. | (kütle halinde taşınan) kum taneleri | ||
| Coğrafya | stream i. | kum akıntısı | ||
| Coğrafya | stream i. | rip akıntısı | ||