dere - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

dere



"dere" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
dere stream i.
dere brook i.
dere creek i.
General
dere gutter i.
dere vale i.
dere run i.
dere beck i.
dere bourne i.
dere watercourse i.
dere gully i.
dere runnel i.
dere runlet i.
dere dale i.
dere rivulet i.
dere bourn i.
dere branch i.
dere glen i.
dere creek i.
dere hollow i.
dere burn i.
dere wady i.
dere kloof i.
dere furrow i.
dere rill i.
dere wadi i.
dere valley gutter i.
dere brook i.
dere brun i.
dere yeo i.
Architecture
dere eaves trough i.
Construction
dere gutter i.
dere valley i.
dere eaves trough i.
dere gutter-tile i.
Geography
dere watercourse i.
dere gulley i.
dere brook i.
dere runnel i.
dere kill i.
dere rine [dialect] [uk] i.
Geology
dere valen i.

"dere" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 152 sonuç

Türkçe İngilizce
General
dere gibi akmak flow like water f.
dere tepe düz gitmek go up hill and down dale f.
dere düdükçünü common sandpiper i.
çakıl (dere) rubble i.
küçük derin dere gulch i.
yazın kuruyan dere wadi i.
dere pisisi flounder i.
dere alabalığı salmo fontinalis i.
dere iskorpiti bullhead i.
derin ve ağaçlı dere gill i.
aşınarak açılmış dere gully i.
küçük dere grindle i.
dere kenarı streamside i.
dere kenarı side of the stream i.
üstü kapanmamış dere open valley i.
açık dere open valley i.
dere çakılı river gravel i.
dere kumu river sand i.
dere kenarı waterfront i.
yabani dere mountain stream i.
kuru dere wadi i.
dere merteği valley jack i.
sel sularından dere couloir i.
ağaçlıklı küçük dere dingle i.
küçük dere brooklet i.
özellikle yazları kuruyan küçük dere sike [dialect] [uk] i.
dere tepe over hill and dale zf.
dere tepe up hill and down dale zf.
Phrasals
dere gibi akmak pour along f.
Phrases
dere geçerken at değiştirme dance with the one that brung you expr.
Proverb
dere geçerken at değiştirilmez don't change horses in midstream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't change horses in the middle of the river
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't change horses in midstream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez You don't change horses mid-race
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't change horses in midstream
dere geçerken at değiştirilmez don't change horses at midstream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't change horses at midstream
dere geçerken at değiştirilmez don't change horses in the middle of the stream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't change horses in the middle of the stream
dere geçerken at değiştirilmez don't change horses midstream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't change horses midstream
dere geçerken at değiştirilmez don't change/swap horses in midstream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't change/swap horses in midstream
dere geçerken at değiştirilmez don't swap horses at midstream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't swap horses at midstream
dere geçerken at değiştirilmez don't swap horses in the middle of the river
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't swap horses in the middle of the river
dere geçerken at değiştirilmez don't swap horses in the middle of the stream
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirilmez don't swap horses in the middle of the stream
Idioms
ırmak/dere kenarına çeşme yapmak/yaptırmak bring sand to the beach f.
dere kenarına çeşme yapmak/yaptırmak bring owls to athens f.
dere kenarına çeşme yapmak/yaptırmak take owls to athens f.
dere kenarına çeşme yapmak/yaptırmak carry owls to athens f.
dere kenarına çeşme yapmak/yaptırmak bring sand to the beach f.
dere tepe düz gitmek go over the hills and far away f.
çay/dere/ırmak geçerken at değiştirmek change horses in the middle of the stream f.
dere tepe hill and dale expr.
Tourism
kol dere affluent i.
Technical
dere çakılı pebble i.
kol dere affluent i.
dere şevi stream slope i.
dere kumu stream sand i.
dere çakılı stream gravel i.
dere akımı stream current i.
dere yatağı kaplaması stream bed paving i.
dere yatağı stream bed i.
yan dere tributary river i.
bir akarsuya karışan küçük dere conflux i.
dere kenarı kumu bank sand i.
gizli dere closed valley i.
madensel dere metal valley i.
oyuntusuz dere laced valley i.
bindirme kiremit dere laced valley i.
dere gibi streamy s.
Construction
konar dere rainwater guttering i.
konar dere roof gutter i.
konar dere gutter i.
üçgen dere arris gutter i.
üç köşeli dere arris gutter i.
gizli dere concealed gutter i.
sivri dere arris gutter i.
dere merteği valley rafter i.
çatı dere tahtası valley board i.
iç dere valley-channel i.
temel yapmak veya dere yatağını aşınmadan korumak için suya veya yumuşak zemine yığılan moloz rip-rap i.
Mining
dere taşı ocağı boulder quarry i.
dere kalayı stream tin i.
dere cevheri fluviatile i.
kalayın dere kalayından yıkanması tin streaming i.
Gastronomy
dere pisisi balığı flounder i.
Marine Biology
dere iskorpiti agonus cataphractus i.
dere iskorpiti bullhead (cottus gobio) i.
dere iskorpiti miller's–thumb (cottus gobio) i.
dere kaya balığı gudgeon (gobio gobio) i.
Zoology
dere düdükçünü actitis hypoleucos i.
dere düdükçünü common sandpiper i.
dere kuşu cinclus cinclus i.
dere pisisi flounder i.
dere kuşu kingfisher i.
dere kuşu white-throated dipper i.
dere düdükçünü tringa hypoleucos i.
dere incirkuşu water pipit i.
dere incirkuşu anthus spinoletta i.
Botanic
dere kirazı ruscus hypoglossum i.
dere kirazı mouse thorn i.
dere kirazı spineless butcher's broom i.
dere kirazı horse tongue lily i.
dere menekşesi water violet i.
abd'nin batısındaki kumlu ormanlık bölgelerinde ve dere kenarlarında yetişen çalı lead plant (amorpha canescens) i.
abd'nin batısındaki kumlu ormanlık bölgelerinde ve dere kenarlarında yetişen çalı leadplant i.
dere nanesi bergamot (mentha aquatica) i.
dere nanesi bergamot orange (mentha aquatica) i.
dere şokılı marsh pea (lathyrus palustris) i.
dere baklası bush vetch (vicia sepium) i.
Agriculture
dere ıslahı stream remediation i.
dere ıslahı stream improvement i.
Environment
mevsimlik dere intermittent stream i.
balık ve yüzen madde geçişini engellemek için dere içine yerleştirilmiş ızgara trashrack i.
gelgit olmayan (nehir, dere, sulak alanlar, vb.) nontidal s.
Geography
dere gibi akmak rill f.
gölden veya ırmaktan ayrılıp akan dere effluent i.
dere ağzı mouth of the stream i.
dere ağzı stream mouth i.
dere kenarı bölgesi riparian zone i.
dere kenarı bölgesi riparian area i.
kaynak veya küçük dere tarafından sulanan ova/çayır catch-meadow i.
dere, göl veya denizde iki su kütlesini birbirine bağlayan boğaz narrow i.
derin ve dar dere nullah i.
ince akan dere, ırmak gibi oluşum thread i.
maryland'in kuzeyinde bir dere antietam i.
gölü dolduran bir dere filler i.
dere yakınında bulunan arazi batch i.
dere vadisi batch i.
kidron vadisi'nden ölü deniz'e akan dere kidron i.
dar bir dere vae i.
yalnızca yoğun yağıştan sonra akan dere winterbourne i.
dere kaynağı head i.
küçük dere rillet i.
küçük dere rindle i.
bazen içinden dere geçen dar ve dik kenarlı kayalık vadi gill [uk] i.
dar dere gill [uk] i.
köprü ile bağlanmamış (nehir, dere, boşluk) unbridged s.
dere veya nehrin ortasında midstream zf.
dere veya nehrin ortasına doğru midstream zf.
Geology
dere ve sel taşı boulder i.
dere sedimanı stream sediment i.
dere boyu yönünde downstream s.
Sport
(akıntısı yüksek dere/nehirde) kano ile gezinti whitewater kayaking i.
Latin
dere kuşu alcedinidae i.
Ornithology
dere kuşu alcyones i.
dere düdükçünü european sandpiper i.
dere kuşu european water ouzel (cinclus aquaticus) i.