unrelenting - Türkçe İngilizce Sözlük

unrelenting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unrelenting — Definition

Anlamı ve Tanımı:
amansız
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌʌnrɪˈlɛntɪŋ/ – BrE /ˌʌnrɪˈlɛntɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Gevşeme veya duraksama göstermeyen süreklilik. Un- ve relenting kökünden oluşur. Doğa olayları ve baskı anlatılarında sertlik tonu verir.
Eş Anlamlılar:
relentless, incessant
Zıt Anlamlılar:
relenting, intermittent

"unrelenting" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
unrelenting s. sert
The captain was an unrelenting player.
Takım kaptanı sert bir oyuncuydu.

More Sentences
unrelenting s. amansız
We're in the second week of an unrelenting heat wave.
Amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.

More Sentences
unrelenting s. acımasız
The unrelenting air attack destroyed the city.
Acımasız hava saldırısı şehri yerle bir etti.

More Sentences
unrelenting s. amansız
We're in the second week of an unrelenting heat wave.
Amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.

More Sentences
unrelenting s. boyun eğmez
unrelenting s. merhametsiz
unrelenting s. gevşemeyen
unrelenting s. boyuneğmez
unrelenting s. katı yürekli
unrelenting s. düşme/azalma göstermeyen
unrelenting s. yavaşlamayan
unrelenting s. sürekli
unrelenting s. sağlam
unrelenting s. güçlü