provide - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

provide

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"provide" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
provide f. sağlamak
provide f. temin etmek
General
provide f. donatmak
provide f. karşılamak
provide f. şart koşmak
provide f. getirmek
provide f. ihtiyacını karşılamak
provide f. bulundurmak
provide f. önlem almak
provide f. bulmak
provide f. temin etmek
provide f. koşul koymak
provide f. öngörmek
provide f. vermek
provide f. sağlamak
provide f. tedarik etmek
provide f. koymak
provide f. vazetmek
provide f. (veri vb) girmek
Technical
provide sağlamak
provide tedarik etmek
Tobacco
provide hazırlamak

"provide" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 204 sonuç

İngilizce Türkçe
General
provide service f. hizmet sunmak
provide for f. sağlamak
provide for f. hesaba almak
provide technical support f. teknik destek vermek
provide for f. rızkını temin etmek
provide with f. sağlamak
provide for f. geçimini sağlamak
provide quality service f. kaliteli hizmet sunmak
provide for f. düşünmek
provide for f. geçindirmek
provide an opportunity f. imkan sağlamak
provide an advantage f. avantaj sağlamak
provide for someone f. eksikliğini gidermek
provide consistency f. istikrar sağlamak
provide someone with f. eksikliğini gidermek
provide as a guarantee f. teminat olarak göstermek
provide benefit f. yarar sağlamak
provide the food f. nevaliyi düzmek
provide for f. öngörmek
provide for f. hesaba katmak
provide technical support f. teknik destek sunmak
provide customers with quality service f. müşterilere kaliteli hizmet vermek
provide with f. temin etmek
provide with f. bulmak
provide something for the use of somebody f. yararına sunmak
provide assistance f. yardım sağlamak
provide a basis for f. zemin sağlamak
provide personal gain f. başkaları için şahsi çıkar sağlamak
provide consistent result f. istikrarlı sonuç sağlamak
provide consistent result f. tutarlı sonuç sağlamak
provide participants f. katılım sağlamak
provide continuity f. süreklilik kazandırmak
provide one's support f. desteğini sağlamak
provide solidarity f. dayanışma sağlamak
provide support f. desteğini sağlamak
provide continuance f. devamlılığı sağlamak
provide value f. değer sağlamak
provide continuance f. devamını sağlamak
provide integrity f. bütünlük sağlamak
provide unity f. bütünlük sağlamak
provide advantage f. avantaj sağlamak
provide justification f. gerekçelendirmek
provide somebody with justification f. gerekçelendirmek
provide with a chance f. fırsat sunmak
provide with an opening f. fırsat tanımak
provide with an opening f. fırsat sunmak
provide with a chance f. fırsat tanımak
provide employment f. istihdam yaratmak
provide somebody with an excuse f. bahane göstermek
provide a solution f. çözüm sunmak
provide somebody with an opportunity f. olanak sunmak
not provide f. temin etmemek
provide somebody with an opportunity f. olanak sağlamak
provide (somebody/something) with continuity f. sürekliliğini sağlamak
provide someone with health service f. sağlık hizmeti sunmak
provide someone with health service f. sağlık hizmeti vermek
provide service f. hizmet vermek
provide basis f. zemin oluşturmak
provide a basis f. zemin hazırlamak
provide electricity f. elektrik vermek
provide someone with opportunity f. olanak sağlamak
provide security f. güvenliğini sağlamak
provide a basis f. temel oluşturmak
provide something as collateral for (a loan) f. teminat olarak göstermek
provide somebody with an opportunity f. fırsat sağlamak
provide basis f. zemin yaratmak
provide an opportunity f. fırsat sağlamak
provide someone with service f. hizmet sağlamak
provide service f. hizmet sağlamak
provide consultancy service f. danışmanlık hizmeti vermek
provide foundation f. dayanak teşkil etmek
provide foundation f. dayanak sağlamak
provide basis f. dayanak teşkil etmek
provide basis f. dayanak sağlamak
provide employment f. istihdam oluşturmak
provide an opportunity f. olanak sağlamak
provide solution f. çözüm sağlamak
provide yield f. getirisi olmak
provide return f. getirisi olmak
provide continuity f. devamlılık sağlamak
provide sample f. numune vermek
provide someone with evidence f. kanıt sunmak
provide savings f. tasarruf sağlamak
provide economic development f. ekonomik kalkınma sağlamak
provide feedback f. geri bildirim yapmak
provide feedback f. geri bildirimde bulunmak
provide (someone with) impression f. izlenim uyandırmak
provide convenience f. kolaylık sağlamak
provide information f. bilgi sağlamak
provide motivation f. motivasyon sağlamak
provide (someone with) chance f. imkan sunmak
provide (someone with) opportunity f. imkan sunmak
provide against f. -e karşı hazırlıklı olmak
provide guarantee f. teminat sağlamak
provide assurance f. teminat sağlamak
provide a comfortable living for someone f. gül gibi bakmak
provide cooperation f. işbirliği sağlamak
provide the inspiration for f. esin kaynağı olmak
provide the inspiration for f. ilham kaynağı olmak
provide reference f. referans göstermek
provide reference f. kaynak göstermek
provide a competitive advantage f. rekabet üstünlüğü sağlamak
provide financial opportunity f. maddi imkan sağlamak
provide added value f. katma değer sağlamak
provide the integration of f. entegrasyonlarını sağlamak
provide financial support f. maddi destekte bulunmak
provide the integration of f. entegrasyonunu sağlamak
provide financial support f. maddi destek vermek
provide the needful f. icap edeni yapmak
provide with acceptance f. kabul etmek
provide the needful f. gerekeni yapmak
provide someone with occupation f. meslek edindirmek
provide someone with occupation f. meslek kazandırmak
provide service f. servis vermek
provide the requirements f. koşulları sağlamak
provide the conditions f. koşulları sağlamak
provide the security f. güvenliği sağlamak
provide protection f. güvenlik sağlamak
provide security f. güvenlik sağlamak
provide the control f. kontrolü sağlamak
provide a role f. rol biçmek
provide input f. girdi sağlamak
provide experience f. tecrübe kazandırmak
provide experience f. deneyim kazandırmak
provide the necessary conditions f. gerekli koşulları sağlamak
provide intelligence f. istihbarat sağlamak
provide consultancy f. danışma sağlamak
provide living space f. yaşam alanı sağlamak
provide the appropriate conditions f. koşulu yerine getirmek
provide the appropriate conditions f. koşulu sağlamak
provide new opportunities f. yeni fırsatlar sunmak
provide new opportunities f. yeni fırsatlar sağlamak
provide insight into f. (içyüzünün) anlaşılmasını sağlamak
provide an environment for f. ortam sağlamak
provide for f. ihtiyaç karşılamak
provide awareness f. farkındalık sağlamak
provide great convenience f. büyük kolaylık sağlamak
provide an insight f. ışık tutmak
provide security against f. -e karşı güvenlik (güvenliği) sağlamak
provide full support f. desteğini esirgememek
provide foreign trade consultancy services to corporate companies f. kurumsal firmalara dış ticaret danışmanlık hizmetleri vermek
provide training for f. eğitim vermek
fail to provide safety f. güvenliği sağlayamamak
provide stability f. istikrar sağlamak
provide evidence f. delil ileri sürmek
provide insight f. fikir vermek
provide guidance f. rehberlikte/yardımda/yönlendirmede bulunmak
provide guidance f. kılavuzluk etmek
provide guidance f. rehberlik/yardım/yönlendirme sağlamak/sunmak
provide fund f. kaynak sağlamak
provide service f. servis sağlamak
provide assurance f. güvence sağlamak
provide employment opportunity f. istihdam imkanı sağlamak
provide a comfortable living for someone f. birisine rahat bir hayat sağlamak
provide surety f. kefil göstermek
provide a blueprint for future f. gelecek için bir model sağlamak
provide a blueprint for future f. gelecek için bir model oluşturmak
provide confidence f. güven sağlamak
provide and install f. temin ve tesis etmek
provide an incentive f. teşvik sağlamak
provide missing information f. bilgi eksikliğini gidermek
provide missing information f. eksik bilgiyi tamamlamak
provide missing information f. bilgi eksiğini gidermek
provide missing information f. eksik olan bilgiyi vermek
Phrasals
provide for birine iyi bakmak
provide something under something (sözleşme/anlaşma vb) ile/uyarınca/göre sağlamak/tedarik etmek
provide for geçimini sağlamak/karşılamak
Proverb
take the goods the gods provide sana sunulan kısmetin değerini bil
Trade/Economic
provide security teminat vermek
provide collateral teminat göstermek
provide loan facilities kredi kullandırmak
provide credit facilities kredi kullandırmak
provide employment meslek edindirmek
provide job meslek edindirmek
provide work meslek edindirmek
provide employment iş edindirmek
provide work iş edindirmek
provide job iş edindirmek
provide loan kredilendirmek
provide loan kredi sağlamak
provide loan kredi vermek
provide financial assistance maddi yardımda bulunmak
provide economic support ekonomik destek sağlamak
provide jobs meslek edindirmek
Law
provide evidence belgelemek
provide with acceptance kabul şartı koymak
Politics
freedom to provide services hizmet sunma özgürlüğü
provide with donatmak
freedom to provide services hizmet sunma serbestisi
operation provide comfort çekiç güç
provide comfort çekiç güç
provide with temin etmek
provide non-repayable aid geri ödemesiz bir yardım sağlamak
provide non-repayable aid geri ödemesi olmayan yardım sağlamak
Technical
provide a power supply to traction system cer sistemlerine güç beslemesi sağlamak
Computer
provide event olay sağla
provide missing information eksik bilgileri veriniz/sağlayınız/giriniz
you must provide your full name tam adınızı girmelisiniz
provide data veri girmek
please provide all required information above lütfen tüm gerekli bilgileri yukarıya giriniz
Telecom
freedom to provide services hizmet sunma serbestliği
Military
operation provide comfort çekiç güç harekatı
provide comfort çekiç güç
provide survivability bekayı sağlamak