earn - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

earn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"earn" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
earn f. para kazanmak
earn f. kazanmak
General
earn f. kazandırmak
earn f. hak etmek
earn f. eline geçmek
earn f. kazanmak
earn f. edinmek
earn f. doğrultmak
earn f. kazanç elde etmek
earn f. para kazandırmak
earn f. para kazanmak
earn f. ihraz eylemek
earn f. ihraz etmek
Trade/Economic
earn (para) kazanmak
Ottoman Turkish
earn iktisap etmek

"earn" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 95 sonuç

İngilizce Türkçe
General
earn money f. para yapmak
earn a living f. geçinmek
earn one's bread f. ekmeğini çıkarmak
earn one's respect f. saygısını kazanmak
earn one's living f. hayatını kazanmak
earn a scholarship f. burs kazanmak
earn one's daily bread f. rızkını çıkarmak
earn one's bread f. ekmeğini kazanmak
earn one's bread f. eli ekmek tutmak
earn money f. para kazanmak
earn respect f. saygı kazanmak
earn reputation f. ün kazanmak
earn one's trust f. güvenini kazanmak
earn reputation f. ünlenmek
earn easily f. kolay kazanmak
earn a living f. hayatını kazanmak
earn success f. başarı kazanmak
earn a lot f. çok kazanmak
earn one's keep f. ekmek parasını kazanmak
earn one's keep f. geçimini sağlamak
earn advertisement revenue f. reklam geliri elde etmek
earn a lot of money f. çok para kazanmak
earn a fortune f. çok para kazanmak
earn a fortune f. bir servet elde etmek
earn trust f. güven kazanmak
not earn profit f. kar etmemek
earn reward f. ödül almak
earn income f. kazanç elde etmek
earn profit f. kar elde etmek
earn one's keep f. geçimini temin etmek
earn one's keep f. geçim sağlamak
earn sympathy f. sempati toplamak
earn sympathy f. sempati kazanmak
earn one’s living by fishery f. balıkçılık yapmak
earn a reputation f. itibar kazanmak
earn some amount of money f. eline para geçmek
earn reputation f. saygınlık kazanmak
earn esteem f. saygınlık kazanmak
earn respect f. saygınlık kazanmak
earn income f. gelir elde etmek
earn money from internet f. internetten para kazanmak
earn money from the internet f. internetten para kazanmak
earn money from f. -den para kazanmak
make more money in a week than you earn in a year f. birinin bir yılda kazandığından fazlasını bir haftada kazanmak
earn a profit f. kar etmek
earn their trust f. güvenlerini kazanmak
earn a livelihood f. geçimini sağlamak
earn an extra revenue f. ek gelir elde etmek
earn an extra revenue f. ek gelir kazanmak
earn a side income f. ek gelir kazanmak
earn a side income f. ek gelir elde etmek
earn one's own money f. kendi parasını kazanmak
struggle to earn a living i. geçim derdi
Colloquial
earn a bomb çok büyük para kazanmak
Idioms
earn one's own keep ekmeğini eline almak
earn a living for the family evini geçindirmek
earn a living for the family evine ekmek götürmek
earn a living for the family eve ekmek götürmek
earn a living for the family evi geçindirmek
earn big bucks dünyanın parasını kazanmak
earn big bucks çok para kazanmak
earn brownie points takdir/beğeni toplamak
earn one's spurs kendini ispatlamak
earn one's spurs (kendini) ispat etmek
get along on what one earn kazandığıyla geçinmek/idare etmek
make/earn one's (own) living kendi ekmeğini kazanmak
make/earn one's (own) living kendi hayatını kazanmak
earn one's own living kendi ekmeğini kazanmak
earn one's own bread and butter kendi ekmeğini kazanmak
earn one's own bread kendi hayatını kazanmak
earn one's own living kendi hayatını kazanmak
earn one's own bread kendi ekmeğini kazanmak
earn one's own bread and butter kendi hayatını kazanmak
earn your stripes (bir konuda yeterli olduğunu) göstermek/ispat etmek/kanıtlamak
earn a crust karnını doyuracak kadar kazanmak
earn a crust kıt kanaat geçinmek
earn one's stripes kendini göstermek
earn one's stripes kendini ispat etmek
earn one's stripes rütbe almak
earn one's stripes rütbece yükselmek
earn one's stripes (bir üst rütbeye) terfi etmek
Speaking
how much do you earn ne kadar kazanıyorsun
you will earn a lot of money soon yakında çok fazla para kazanacaksın
Trade/Economic
pay as you earn ücret tahakkuk ettikçe vergi kesilmesi yolu
earn out agreement Şirket alımında alıcının bir miktarı peşin ödeyip gerisini belli şartlar oluştuğunda ödeyeceğine hüküm veren sözleşme tipi
earn rent from one's property gayrimenkulü kiraya vermek
earn rent from one's property gayrimenkulden kira geliri elde etmek
earn out şirketler arası alış-satış anlaşmalarında satın alınan ürünün fiyatının belli bir bölümünün sabit geri kalan kısmının ise alıcı firmanın mali performanslarına endeksli olması
pay-as-you-earn gelir vergisini kaynağından kesme
pay as you earn ücretin tahakkuku anında vergi kesilmesi
earn out payment koşullu ödeme
earn out payment (gelecek dönemler için) performansa bağlı ek ödeme
earn out payment şarta bağlı ödeme
earn cashback points nakit puan kazanmak
British Slang
earn/get one's brown wings anal ilişkiye girmek