slightly - Türkçe İngilizce Sözlük

slightly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slightly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
biraz
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈslaɪtli/ – BrE /ˈslaɪtli/)
Terim Türü:
Zarf: slightly
Bu zarf, küçük ölçüde gerçekleşmeyi belirtir. Slight kökünden türemiştir. Derece bildiren anlatımlarda kullanılır

"slightly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slightly zf. biraz
My car is a slightly different shade of gray.
Benim arabam grinin biraz farklı bir tonu.

More Sentences
slightly zf. çok az
However, they will be one-off increases and will only raise prices slightly.
Ancak bu artışlar bir defaya mahsus olacak ve fiyatları çok az yükseltecektir.

More Sentences
slightly zf. hafifçe
Luo Feng felt the tactical communications watch on his wrist vibrate slightly.
Luo Feng bileğindeki taktik iletişim saatinin hafifçe titrediğini hissetti.

More Sentences
Teknik
slightly zf. az
Bananas are slightly radioactive due to their potassium content.
Muzlar potasyum içeriğinden dolayı az miktarda radyoaktiftirler.

More Sentences
slightly zf. yavaşça
The patient moved his lips slightly.
Hasta, dudaklarını yavaşça kımıldattı.

More Sentences
Medikal
slightly zf. hafif
All leather care products must be slightly alkaline.
Tüm deri bakım ürünleri hafif alkali olmalıdır.

More Sentences
Genel
slightly zf. hafif tertip
slightly zf. bir parça
slightly zf. belli belirsiz
slightly zf. azıcık
slightly zf. az oranda
slightly zf. bir dereceye kadar
slightly zf. kısmen
slightly zf. nispeten
slightly zf. narince
slightly zf. ihtiyat ile
slightly zf. incelik ile
slightly zf. dikkat ile

"slightly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slightly built person i. ince yapılı
slightly used car i. az kullanılmış araba
slightly increasing temperatures i. hafifçe yükselen sıcaklıklar
open the door slightly f. kapıyı aralamak
be slightly cross-eyed f. gözü kaymak
touch slightly f. teğet geçmek
be slightly touched f. teğet geçmek
touch slightly f. hafifçe dokunmak
touch slightly f. hafifçe değmek
be slightly injured f. hafif yaralanmak
slightly bitter s. acırak
slightly rough s. çırpıntılı
slightly tepid s. ılıkça
slightly strained s. mayhoş
slightly tepid s. ılıcak
slightly cloudy s. az parçalı bulutlu
slightly curly s. hafif dalgalı
slightly deranged s. biraz deli
slightly deranged s. hafifçe sıyırmış
slightly outdated s. kısmen zamanı geçmiş
slightly dated s. kısmen zamanı geçmiş
slightly bitter s. acımtırak
İfadeler
slightly less expr. biraz daha az
Deyim
slightly rattled s. üzgün
slightly rattled s. çakırkeyf
slightly rattled s. sarhoş
slightly rattled s. kafası karışmış
Teknik
slightly sinuous canals i. az kurplu kanal
Bilgisayar
in slightly i. biraz içeri
out slightly zf. biraz dışarı
Otomotiv
slightly tapered ring i. az konik segman
pull slightly expr. hafif yukarı çekin
Medikal
slightly soluble s. az çözünür
very slightly soluble s. çok az çözünür
Mutfak
slightly fermented grape juice i. şıra
thick, slightly fermented millet drink i. boza
Kimya
slightly dissociated s. kısmen ayrışmış
very slightly soluble s. çok az çözünür
slightly soluble s. az çözünür
Tütün
slightly broad s. biraz enlice
Çevre
slightly metamorphosed rock i. az metamorfik kayaç
Jeoloji
slightly cohesive soil i. düşük kohezyonlu zemin
Askeri
slightly wounded s. hafif yaralı