rarely - Türkçe İngilizce Sözlük

rarely

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rarely — Definition

Anlamı ve Tanımı:
nadiren, seyrek olarak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrɛrli/ – BrE /ˈreəli/)
Terim Türü:
Zarf: rarely
Bir olayın çok az gerçekleştiğini belirten zarftır. Rare kökünden türemiştir. İstatistiksel ve gündelik anlatımlarda kullanılır.
Eş Anlamlılar:
seldom
Zıt Anlamlılar:
often

"rarely" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rarely zf. nadiren
I rarely cry around people.
Nadiren insanların yanında ağlarım.

More Sentences
Genel
rarely zf. nadiren
I rarely cry around people.
Nadiren insanların yanında ağlarım.

More Sentences
rarely zf. ender olarak
rarely zf. bayramdan bayrama
rarely zf. az
rarely zf. seyrek olarak
rarely zf. ender
rarely zf. seyrek

"rarely" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be rarely seen f. nadir olarak görülmek
rarely seen s. nadir görülen
rarely seen s. nadir rastlanan
rarely seen s. ender rastlanan
rarely seen s. ender görülen
rarely encountered s. türüne ender rastlanan
rarely encountered s. türüne nadir rastlanan
rarely seen s. türüne nadir rastlanan
rarely seen s. türüne ender rastlanan
very rarely zf. binde bir
very rarely zf. ayda yılda bir
only rarely zf. yalnızca nadiren
rarely [obsolete] zf. istisnai olarak
rarely [obsolete] zf. müstesna olarak
rarely [obsolete] zf. olağanüstü biçimde
rarely [obsolete] zf. fevkalade şekilde
rarely [obsolete] zf. alışılmadık derecede
İfadeler
rarely does a day go by expr. gün geçmiyor ki
rarely ever expr. nadir durumlarda
rarely ever expr. çok nadiren
rarely ever expr. neredeyse hiç
rarely ever expr. hiç denecek kadar az/nadir
rarely ever expr. sadece birkaç kez
Konuşma
I rarely watch television expr. nadiren televizyon izlerim
I rarely drink water expr. ben nadiren su içerim
Medikal
rarely seen tumours i. nadir görülen tümörler
rarely encountered complication i. nadir görülen bir komplikasyon
rarely encountered disease i. nadir görülen hastalık
rarely encountered lesions i. nadir görülen lezyonlar
rarely seen tumors i. ender görülen tümörler
rarely seen congenital anomaly i. nadir görülen konjenital anomali
a rarely-seen/encountered nail deformity i. çok nadir gözlenen bir tırnak deformitesi
minor and rarely complications i. minör ve nadir komplikasyonlar
rarely encountered s. seyrek rastlanan