handful - Türkçe İngilizce Sözlük

handful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

handful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bir avuç, az sayıda
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhændˌfʊl/ – BrE /ˈhændˌfʊl/)
Terim Türü:
İsim: handful (handfuls)
Ele sığan miktarı veya sınırlı sayıyı betimler; küçüklük ve yönetilebilirlik vurgusu taşır. Hand ve full birleşimi, ölçüyü bedensel referansla tanımlar.
Eş Anlamlılar:
small number
Zıt Anlamlılar:
multitude

"handful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
handful i. avuç
A mere handful sees support from the government of Gujarat State.
Sadece bir avuç insan Gujarat Eyaleti hükümetinden destek görmektedir.

More Sentences
handful i. avuç dolusu
The girl put a handful of coins in the penny bank.
Kız kumbarasına bir avuç dolusu bozuk para koydu.

More Sentences
handful f. avuç dolusu
The girl put a handful of coins in the penny bank.
Kız kumbarasına bir avuç dolusu bozuk para koydu.

More Sentences
Mutfak
handful i. avuç dolusu
The girl put a handful of coins in the penny bank.
Kız kumbarasına bir avuç dolusu bozuk para koydu.

More Sentences
Genel
handful i. ele avuca sığmayan tip
handful i. az miktar
handful i. ele avuca sığmaz kimse
handful i. afacan kimse
handful i. göğüs göğse çarpışma
handful N. bir avuç
handful N. az sayıda
Deyim
handful s. ele avuca sığmaz

"handful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a handful i. tutam
double handful i. koşam
a handful i. bir avuç
small handful i. tutam
handful of curious tourists i. bir avuç meraklı turist
a handful of people i. bir avuç insan
take a handful of f. apazlamak
a handful of s. bir tutam
İfadeler
in a handful of cases expr. bir avuç vakada
by the handful expr. çok
by the handful expr. avuç avuç
by the handful expr. bir avuç
by the handful expr. avuç dolusu
by the handful expr. gruplar/kümeler halinde
by the handful expr. üçer beşer
by the handful expr. çok fazla
by the handful expr. bir dolu
by the handful expr. aşırı ölçüde
by the handful expr. çok miktarda
by the handful expr. acayip
by the handful expr. beşer onar
no more than a handful of expr. bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar
Konuşma Dili
a handful of cash i. bir tomar para
a handful i. idare etmesi zor
a handful i. yaramaz
a handful i. ele avuca sığmaz
a handful i. haşarı
a handful i. haylaz
Deyim
become a handful f. idare etmesi zorlaşmak
be a handful f. idare etmesi zorlaşmak
become a handful f. idare etmesi zor olmak
be a handful f. ele avuca sığmamak (çocuk)
become a handful f. ele avuca sığmamak (çocuk)
be a handful f. idare etmesi zor olmak
have one's handful f. işi başından aşkın olmak
have one's handful f. çok meşgul olmak
Konuşma
you are a handful expr. sen az değilsin
you are a handful expr. seni gidi seni
you are a handful expr. az değilsin sen
you are a handful expr. az değilsin