tutam - Türkçe İngilizce Sözlük

tutam

"tutam" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tutam pinch i.
Genel
tutam sprinkle i.
Top with whipped cream or a sprinkle of sugar.
Üzerine çırpılmış krema veya bir tutam şeker ekleyin.

More Sentences
tutam wisp i.
A wisp of hay escaped from the bag.
Torbadan bir tutam saman çıktı.

More Sentences
tutam hint i.
There was a hint of smugness on his face.
Yüzünde bir tutam kendini beğenmişlik vardı.

More Sentences
Teknik
tutam wisp i.
A wisp of hay escaped from the bag.
Torbadan bir tutam saman çıktı.

More Sentences
Genel
tutam sprinkling i.
tutam tuft i.
tutam cut i.
tutam nest i.
tutam cluster i.
tutam a handful i.
tutam soupcon i.
tutam small handful i.
tutam wad i.
tutam grain i.
tutam pinch i.
tutam dallop [obsolete] i.
tutam shattering [dialect] [uk] i.
tutam skiff i.
tutam skift i.
Konuşma Dili
tutam rib of something i.
Teknik
tutam tuft i.
Mutfak
tutam pinch i.
Tütün
tutam snuff i.
Eski Kullanım
tutam pugil i.
tutam spice i.

"tutam" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bir tutam dash i.
tutam haline getirme wisping i.
tutam (saç) tuft i.
tutam (tuz) smack i.
bir tutam tuz pinch of salt i.
bir tutam maydanoz a pinch of parsley i.
bir tutam saç lock of hair i.
bir tutam saç hair-lock i.
tüylü tutam brush i.
saçta rengi açılmış sarı tutam highlight i.
bir tutam at kılı horsehair i.
bir tutam burunotu sneesh i.
bir tutam uyuşturucu snifter i.
bir tutam saman wisp of straw i.
(at yelesinde) ön tutam forelock i.
tutam olmak wisp f.
tutam halinde bükmek wisp f.
saçı tutam şeklinde alıp kısa saçları deriye doğru ittirerek taramak ruff f.
(baharat) bir tutam koymak pinch f.
(miktar) bir tutam gelmek pinch f.
bir tutam wispy s.
bir tutam sprinkle of s.
bir tutam a pinch of s.
bir tutam sprinkling of s.
bir tutam a handful of s.
tutam şeklinde olan wispen s.
tutam tutam in pinches zf.
ince tutam wisp N.
İfadeler
bir tutam (tuz vb) a pinch of expr.
bir tutam (tuz vb) a grain of expr.
Konuşma Dili
bir tutam (bir şey) a touch of (something) i.
bir tutam yeterli a little dab will do you [us] expr.
bir tutam kafi just a dab'll do ya expr.
bir tutam kafi a little dab will do you [us] expr.
bir tutam a little dab'll do ya expr.
bir tutam kafi a little dab'll do ya [us] expr.
bir tutam yeterli a little dab'll do ya [us] expr.
Deyim
bir tutam a tad bit i.
gelin ve damadın bir tutam tuzu değiş tokuş ettikleri evlilik töreni covenant of salt i.
bir tutam bir şey touch of something i.
Tekstil
tutam uzunluğu curl length i.
(yün, pamuk) küçük tutam lock i.
(axminster ve şönil halılarda) çözgü yönünde inç başına tutam beat-up i.
Mutfak
yarım veya çeyrek litre lager birasına bir tutam limonata eklenerek yapılan içecek lager tops i.
yarım veya çeyrek litre lager birasına bir tutam limonata eklenerek yapılan içecek lager top i.
Zooloji
atın topuk çıkıntısı üzerindeki bir tutam tüy fetlock i.
(hayvanda) koyu renkli bir tutam tüy smut i.
Botanik
bir tutam dişbudak tohumu culverkey i.
Spor
(atı) bir tutam saman, ot ile tımarlamak wisp [uk] f.
Argo
bir tutam uyuşturucu bindle i.