slim - Türkçe İngilizce Sözlük

slim

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slim — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ince, zayıf
Okunuş (IPA):
(AmE /slɪm/ – BrE /slɪm/)
Terim Türü:
Sıfat: slim
Bu sıfat, dar ve hafif yapıyı betimler. Orta İngilizce kökenlidir. Fiziksel görünüm ve olasılık anlatımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
thin
Zıt Anlamlılar:
fat

"slim" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
slim s. narin
He is a slim child.
O narin bir çocuktur.

More Sentences
slim s. zayıf
A slim right-wing majority succeeded in removing any reference to market failures.
Zayıf bir sağcı çoğunluk, piyasa başarısızlıklarına yapılan atıfları kaldırmayı başardı.

More Sentences
slim s. ince
You can find the best slim wallets on Amazon.
En iyi ince cüzdanları Amazon'da bulabilirsiniz.

More Sentences
Genel
slim f. zayıflamak
Owen started a new diet plan to slim down.
Owen zayıflamak için yeni bir diyet planına başladı.

More Sentences
slim s. az
The entity's new government was elected on Tuesday (28 February) by a slim margin.
Tarafın yeni hükümeti 28 Şubat Salı günü az bir farkla seçildi.

More Sentences
slim s. düşük
The chances of his winning were slim.
Kazanma ihtimali çok düşüktü.

More Sentences
Teknik
slim s. ince
You can find the best slim wallets on Amazon.
En iyi ince cüzdanları Amazon'da bulabilirsiniz.

More Sentences
slim s. zayıf
A slim right-wing majority succeeded in removing any reference to market failures.
Zayıf bir sağcı çoğunluk, piyasa başarısızlıklarına yapılan atıfları kaldırmayı başardı.

More Sentences
Tekstil
slim s. ince
You can find the best slim wallets on Amazon.
En iyi ince cüzdanları Amazon'da bulabilirsiniz.

More Sentences
Genel
slim f. rejimle zayıflamak
slim f. inceltmek
slim f. kilo vermek
slim f. incelmek
slim f. ince bir görünüm vermek
slim f. zayıflatmak
slim s. azıcık
slim s. kurnaz
slim s. yetersiz
slim s. az (ihtimal)
slim s. ceylan gibi
slim s. ince belli
slim s. fidan gibi
slim s. incecik
slim s. kaba
slim s. değersiz
slim s. kıymetsiz
slim s. çer çöp
slim s. ehemmiyetsiz
slim s. önemsiz
Medikal
slim i. aids

"slim" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a slim chance i. az şans
a slim chance i. bütün engellere rağmen
slim chance i. zayıf ihtimal
a slim chance i. uzak ihtimal
slim chance i. düşük ihtimal
slim chance i. uzak ihtimal
slim chance i. küçük şans
slim waist i. ince bel
slim odds i. az olasılık
slim odds i. düşük ihtimal
slim down f. zayıflamak
slim down f. azaltmak
slim down f. düşürmek
slim [dialect] f. (zamanı) çarçur etmek
slim [dialect] f. yarım yamalak yapmak
slim [dialect] f. üstünkörü yapmak
slim [dialect] f. baştan savma yapmak
slim waisted s. ince belli
too slim s. (gereğinden fazla) fazla zayıf
slim-bodied s. zayıf vücutlu
slim-waisted s. ince belli
Öbek Fiiller
slim down f. zayıflamak
slim someone down f. birini inceltmek/zayıflatmak
Deyim
slim chance i. küçük ihtimal
slim pickings i. az seçenek
slim pickings i. kısıtlı seçenek
pickings are slim expr. seçenekler sınırlı/bulma şansı düşük
Konuşma
slim your legs expr. bacaklarını incelt
slim your legs expr. bacaklarınızı inceltin
I am slim expr. ben zayıfım
my mother is slim and of medium height expr. annem ince ve orta boyludur
my mother is slim and of medium height expr. annem zayıf ve orta boyludur
Ticaret/Ekonomi
slim down i. (kuruluş) küçülmeye gitme
slim down f. (kuruluşu) küçülterek etkinliğini artırmak
slim down f. (kuruluşu) küçülterek verimini artırmak
Tekstil
slim cut i. ince kesim
slim cut i. dar kesim
slim fit i. dar kesim
slim-fit pants i. dar kesim kot
Patoloji
slim disease i. afrika'da yaygın görülen bir aids formu
Argo
iceberg slim i. pezevenk
iceberg slim i. başkalarını sömüren/suistimal eden kimse
iceberg slim i. vicdansız kimse
iceberg slim i. kurnaz kimse
iceberg slim i. acımasız kimse
iceberg slim i. soğuk/kalpsiz kimse
slim to none expr. zayıf/düşük ihtimal
slim to none expr. hemen hemen imkansız