twist - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

twist

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"twist" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 80 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
twist f. bükmek
twist f. bükülmek
twist f. burmak
twist f. burkmak
twist i. büklüm
twist i. bükme
twist i. büküm
General
twist f. ters anlam vermek
twist f. saçını örgü yapmak
twist f. dönmek
twist f. saçını örmek
twist f. sarmak
twist f. sarılmak
twist f. kanırmak
twist f. burulmak
twist f. kıvranmak
twist f. şaşırtmak
twist f. çevirmek
twist f. burkulmak
twist f. döndürmek
twist f. kıvrılmak
twist f. eğriltmek
twist f. dolamak
twist f. kıvırmak
twist f. çarpıtmak
twist f. kanırtmak
twist f. burkmak
twist f. bozmak
twist f. saptırmak
twist i. dönme
twist i. eğilim (kötü)
twist i. döndürme
twist i. girdap
twist i. ip
twist i. kıvırma
twist i. sarma sigara
twist i. çarpıtma
twist i. limon/portakal kabuğu/büklümü
twist i. helezon
twist i. cilve
twist i. burkulma
twist i. kıvrım
twist i. tvist dansı
twist i. ibrişim
twist i. bükülme
twist i. burka
twist i. dönemeç
twist i. dönüş
twist i. değişiklik
twist i. düğüm
twist i. hortum
twist i. sicim
twist i. burkma
twist i. viraj
twist i. dolama
twist i. yeni çözüm
twist i. sarılma
twist i. kasırga
twist i. şaşırtmaca
twist i. burma
twist i. burulma
twist i. çevirme
Technical
twist torsiyona uğramak
twist bükmek
twist burulum
twist dikey burkulma
twist döndürmek
twist torsiyon
twist çevirmek
twist sarılma
twist helezon
twist eğrileştirmek
twist burkulma
twist düğüm
Computer
twist bük
Gastronomy
twist narenciye meyvesinin kabuğunu bükerek esansını çıkartma işlemi
Marine Biology
twist kıvırmak
Hunting
twist çekirdek dönme hızını tayin eden yiv hadve boyu
Sport
twist burkma
Music
twist tvist

"twist" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 181 sonuç

İngilizce Türkçe
General
take yet another twist f. bir başka hal almak
take yet another twist f. bir aşama daha kaydetmek
take yet another twist f. yeni bir sürece girmek
twist (someone) around one's finger f. parmağında oynatmak
twist about f. kıvrılmak
twist and turn f. bir sağa bir sola hareket etmek
twist and turn f. kıvrılıp durmak
twist back and forth f. ileri geri bükmek
twist in pain f. acı içinde kıvranmak
twist it around pull it down f. döndürüp aşağı çekmek
twist loose f. kanırtmak
twist off f. çevirip açmak
twist off f. büküp koparmak
twist one's ankle f. ayağını burkmak
twist one's ankle f. ayak bileğini burkmak
twist one's leg f. ayağını burkmak
twist one's wrist f. bileğini burkmak
twist oneself into pretzel f. kendini iki büklüm etmek
twist somebody's arm f. ağzından girip burnundan çıkmak
twist someone around one's little finger f. birini parmağında oynatmak
twist someone's arm f. birinin ağzından girip burnundan çıkmak
twist someone's arm f. dil dökmek
twist someone's words f. birinin sözlerini çarpıtmak
twist the facts f. gerçekleri çarpıtmak
twist the knife f. yarayı deşmek
twist the knife f. yaraya tuz basmak
twist the leg f. ayak burkmak
twist the lion's tail f. ingilizlerin damarına basmak
twist the matter f. konuyu çarpıtmak
twist the subject f. konuyu çarpıtmak
twist together f. birbirine bağlamak
twist up f. büküp bırakmak
a twist of the wrist i. ustalık
a twist of the wrist i. hüner
angle of twist i. bükülme açısı
french twist i. muz topuz
twist bit i. matkap ucu
twist contest i. tvist yarışması
twist drill i. helezon matkap
twist drill i. matkap
twist on lid i. çevir aç kapak
twist-off lid i. çevir aç kapak
twist-off lid i. çevirerek açılan kapak
Phrasals
twist something around çevresinde dolamak
twist something off çevirerek/bükerek çıkartmak
twist something off (of) something çevirerek/bükerek çıkartmak
twist something out of something çevirerek/bükerek çıkartmak
Idioms
a turn/twist of the knife (üzüntüye vb) tuz biber (ekmek)
a twist in the tail (hikayenin sonundaki) beklenmedik durum/sonuç
a twist of fate kaderin bir cilvesi
drive somebody round the twist tepesini attırmak
drive somebody round the twist sinir etmek
drive somebody round the twist deli etmek
drive somebody round the twist çileden çıkarmak
get one's knickers in a twist boş yere kendini üzmek
get one's knickers in a twist canını sıkmak
get one's knickers in a twist sinirlenmek
get one's knickers in a twist (önemsiz bir şeye) kafasını takmak
get one's knickers in a twist canı sıkılmak
get one's knickers in a twist (önemsiz bir şey için) canını sıkmak
leave somebody to twist in the wind birisini yüzüstü bırakmak
leave somebody to twist in the wind birini çok zor bir durumda bırakmak
leave somebody to twist in the wind karşı tarafı bekletip durmak
leave somebody to twist in the wind tereddütte bırakmak
leave somebody to twist in the wind birisini müşkül durumda bırakmak
leave somebody to twist in the wind sallantıda bırakmak
leave somebody to twist in the wind birini (bir karar ile ilgili) bekletmek
leave somebody to twist in the wind sürüncemede bırakmak
round the twist kaçık
round the twist fırlatmış
round the twist çılgın
round the twist deli
round the twist kafadan kontak
send somebody round the twist tepesini attırmak
send somebody round the twist deli etmek
send somebody round the twist sinir etmek
send somebody round the twist çileden çıkarmak
twist around one's little finger parmağında oynatmak
twist around one's little finger parmağının ucunda oynatmak
twist around one's little finger istediğini yaptırabilmek
twist around one's little finger birini kolayca kandırabilmek
twist brain saksıyı çalıştırmak
twist in the tail (roman sonundaki) karışık durum
twist in the wind gururu incinmek
twist in the wind ceza çekmek
twist in the wind küçük düşmek
twist in the wind gururu kırılmak
twist in the wind rezil olmak
twist of fate kaderin cilvesi
twist of fate feleğin sillesi
twist slowly in the wind gururu incinmek
twist slowly in the wind gururu kırılmak
twist slowly in the wind küçük düşmek
twist slowly in the wind ceza çekmek
twist slowly in the wind rezil olmak
twist somebody's arm ağzından girip burnundan çıkmak
twist somebody's arm birisini bir şey yapmaya zorlamak
twist someone around one's little finger küçük parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger serçe parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger birisini parmağında oynatmak
twist someone's arm zorlamak
twist someone's arm kanına girmeye çalışmak
twist someone's arm mecbur etmek
twist someone's arm birini işe koşmak
twist someone's arm birisine bir şey yaptırmaya çalışmak
twist someone's arm birisine baskı yapmak
twist someone's arm birine tehditle iş yaptırmak
twist someone's words around birinin sözlerini çarpıtmak
twist the knife in the wound yarayı deşmek
twist the knife in the wound yaraya tuz basmak
twist the knife in the wound yaraya tuz basmak
twist the knife in the wound yarayı deşmek
Speaking
do not twist my words sözlerimi çarpıtma
don't twist my words sözlerimi çarpıtma
Slang
don't twist kıvırtma
twist your cap öldürmek
twist your cap vurmak
Trade/Economic
operation twist abd'de 1960'larda federal reserve bank'ın uyguladığı uzun vadeli menkul değerler alıp kısa vadeli olanları satarak faizlerin zaman yapısını çevirmeye yönelik politika
Technical
angle of twist bükülme açısı
angle of twist burma açısı
angle of twist burulma açısı
baffle twist kaymış tampon izi
blade twist pale burulması
delivery twist guide çevirici çıkış yolluğu
false twist yalancı büküm
false twist sahte büküm
roller exit twist guide makaralı çıkış çevirici yolluğu
twist boundary burma sınır
twist change chart büküm dişlisi tablosu
twist drill matkap ucu
twist drill helisel matkap
twist drill helezoni matkap
twist drill sarmal delgi
twist drill helezon matkap
twist drill derin kanallı matkap
twist inserter büküm verici
twist lock dönme kilit
twist lock housing dönme kilit yuvası
twist lock pin dönme kilit pimi
twist tie torba bağı
twist-on connecting devices bükmeli bağlama düzenleri
waveguide twist dalga kılavuzu burulması
Electric
twist-on connection bükmeli bağlama
Mechanic
twist drill spiral matkap
twist drill helisel matkap
Textile
determination of twist büküm tayini
determination of twist balance büküm dengesinin belirlenmesi
direction of twist büküm yönü
double-twist yarn çift büküm iplik
false twist yalancı büküm
false twist sahte büküm
one twist bir bükümlü
twist balance index büküm denge endeksi
twist balance index büküm denge indisi
twist balance index of yarns ipliklerin büküm denge endeksi
twist factor büküm faktörü
twist in yarns ipliklerde bükü
two twist iki bükümlü
yarn twist iplik bükümü
z-twist z-büküm
Construction
wire-twist test device tel bükme test aleti
Automotive
twist drill burgulu matkap kalemi
Aeronautic
aerodynamic twist aerodinamik burulma
blade twist pale burulması
blade twist pala burkulması
geometric twist geometrik burulma
Marine
tiller with twist throttle döner gaz kollu dümen yekesi
twist throttle döner gaz kolu
Gastronomy
twist and squeeze burup sıkmak
Hunting
rate of twist yivli namlularda yiv hadvesi
Sport
american twist topun havada dönerek gitmesi
arm twist kol sarmasından kurtulma
somersault with twist burgulu salto
twist dives burgulu atlamalar
Cinema
plot twist (senaryoda vb) ters köşe (yapmak)
plot twist sürpriz son
plot twist iyi adam rolünde sanılan kişinin aslında kötü adam olması
plot twist film içinde sonradan iyi karakterin kötü veya kötü karakterin iyi olması
British Slang
don't get your knickers in a twist dur hemen heyecan yapma
don't get your knickers in a twist dur hemen tribe girme