twist - Turco Inglés Diccionario

twist

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

twist — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /twɪst/ – BrE /twɪst/)
Categoría gramatical:
İsim: twist (twists); Fiil: twist (twists – twisted – twisting)
Antónimos:
straighten, predictability

Significados de "twist" en diccionario turco inglés : 126 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
twist v. bükülmek
Her mouth twisted bitterly as she hung up the phone.
Telefonu kapatırken ağzı acı bir şekilde büküldü.

More Sentences
twist v. bükmek
It is not an attempt to twist colleagues' arms at the eleventh hour.
Bu, on birinci saatte meslektaşlarımızın kolunu bükme girişimi değildir.

More Sentences
twist v. burkmak
I won't play because I've twisted my ankle.
Bileğimi burktuğum için oynayamayacağım.

More Sentences
twist n. büklüm
twist n. bükme
twist n. büküm
twist v. burmak
General
twist n. bükülme
There was a proud twist on his lips.
Dudaklarında gururlu bir bükülme vardı.

More Sentences
twist n. dönemeç
The raft turned upside down at the first twist.
Sal ilk dönemeçte baş aşağı döndü.

More Sentences
twist n. çevirme
Twist the throttle and feel the thrill of electric power.
Gazı çevirin ve elektrik gücünün heyecanını hissedin.

More Sentences
twist n. beklenmedik gelişme
The day took a twist when the bride went missing.
Gelinin ortadan kayboluşu günün seyrinde beklenmedik bir gelişmeydi.

More Sentences
twist n. beklenmedik gelişme
The day took a twist when the bride went missing.
Gelinin ortadan kayboluşu günün seyrinde beklenmedik bir gelişmeydi.

More Sentences
twist v. dönmek
Carol twisted round in her seat and looked out the window.
Carol koltuğunda dönerek pencereden dışarı baktı.

More Sentences
twist v. dolamak
She twisted the threads into a rope.
İpleri dolayarak halat haline getirdi.

More Sentences
twist v. kıvrılmak
The river twisted along the mountainside.
Nehir dağ yamacı boyunca kıvrılıyordu.

More Sentences
twist v. burkmak
I won't play because I've twisted my ankle.
Bileğimi burktuğum için oynayamayacağım.

More Sentences
twist v. çarpıtmak
I didn't mean that; don't twist my words!
Öyle demek istemedim; sözlerimi çarpıtmayın!

More Sentences
twist v. çevirmek
He twisted the nuts off the bolts.
Cıvataların somunlarını çevirdi.

More Sentences
twist v. döndürmek
If the Christmas tree is in front of the window, you can twist the tree 360 degrees and see the lights back and forth.
Noel ağacı pencerenin önündeyse, ağacı 360 derece döndürebilir ve ışıkları ileri geri görebilirsiniz.

More Sentences
Technical
twist v. bükmek
It is not an attempt to twist colleagues' arms at the eleventh hour.
Bu, on birinci saatte meslektaşlarımızın kolunu bükme girişimi değildir.

More Sentences
twist v. çevirmek
He twisted the nuts off the bolts.
Cıvataların somunlarını çevirdi.

More Sentences
twist v. döndürmek
If the Christmas tree is in front of the window, you can twist the tree 360 degrees and see the lights back and forth.
Noel ağacı pencerenin önündeyse, ağacı 360 derece döndürebilir ve ışıkları ileri geri görebilirsiniz.

More Sentences
Gastronomy
twist n. helezonik soyulmuş narenciye kabuğu
I'd like a whiskey with a twist of lime.
Viskimi misket limonu kabuğuyla istiyorum.

More Sentences
General
twist n. cilve
twist n. ip
twist n. değişiklik
twist n. tvist dansı
twist n. sarılma
twist n. eğilim (kötü)
twist n. burkma
twist n. sarma sigara
twist n. girdap
twist n. burkulma
twist n. kıvırma
twist n. hortum
twist n. sicim
twist n. dolama
twist n. dönme
twist n. çarpıtma
twist n. yeni çözüm
twist n. viraj
twist n. burma
twist n. burulma
twist n. kasırga
twist n. kıvrım
twist n. düğüm
twist n. ibrişim
twist n. helezon
twist n. dönüş
twist n. burka
twist n. döndürme
twist n. şaşırtmaca
twist n. garip kişilik özelliği
twist n. örgü
twist n. kıvranma
twist n. yanlı davranış
twist n. belirgin eğilim
twist n. kendine has özellik
twist n. marifet
twist n. karmaşa
twist n. keşmekeş
twist n. sargı
twist n. mizaç
twist n. hile
twist n. kıvrılma
twist v. kanırmak
twist v. bozmak
twist v. şaşırtmak
twist v. ters anlam vermek
twist v. sarmak
twist v. burulmak
twist v. eğriltmek
twist v. kıvranmak
twist v. burkulmak
twist v. saptırmak
twist v. sarılmak
twist v. kıvırmak
twist v. kanırtmak
twist v. saçını örgü yapmak
twist v. saçını örmek
twist v. zor yoldan işini halletmek
twist v. çevirip açmak
twist v. koparıp kırmak
twist v. doğru yoldan saptırmak
twist v. dönerek ilerlemek
twist v. kafayı bozmak
twist v. sapıtmak
Insurance
twist v. (birini) mevcut sigortasını bozup başka şirketten sigorta yapması için kandırmak
Technical
twist n. torsiyon derecesi
twist n. cam gövdesinde helezon biçimli renkli çizgi
twist n. burkulma
twist n. burulum
twist n. düğüm
twist n. dikey burkulma
twist n. helezon
twist n. sarılma
twist n. torsiyon
twist v. eğrileştirmek
twist v. torsiyona uğramak
Computer
twist expr. bük
Textile
twist n. örgüye fazladan dayanıklılık vermek için dikiş yerlerine uygulanan bükümlü iplik
Gastronomy
twist n. örgü ekmek
twist n. hamurların birbirine sarılmasıyla yapılan ekmek
twist n. burgu şekli verilmiş hamur işi
twist n. narenciye meyvesinin kabuğunu bükerek esansını çıkartma işlemi
Marine Biology
twist v. kıvırmak
Agriculture
twist n. buğday ve çavdarlarda mantarın sebep olduğu bir hastalık
Breeding
twist n. hayvanın arka ayakları arasındaki et
twist n. sığır veya koyun uyluklarının birleşim yeri
twist n. helezon biçiminde hayvan kuyruğu
Tobacco
twist n. üç farklı puronun birbirine sarılmasıyla elde edilen puro
twist n. rulo haldeki çiğneme tütünü
Hunting
twist n. yiv
twist n. çekirdek dönme hızını tayin eden yiv hadve boyu
Sport
twist n. yüzücünün yan dönerek suya atladığı bir atlama stili
twist n. burkma
twist v. (top) falsolu gitmek
Music
twist n. tvist
twist v. tvist dansı yapmak
Printery
twist v. arka kısmına yazdırmak için (kağıdı) ters çevirmek
Slang
twist n. kadın
twist n. kız
twist n. hoppa kadın
twist n. kız
twist n. kadın
twist n. karı

Significados de "twist" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
a twist of the wrist n. hüner
a twist of the wrist n. ustalık
twist drill n. helezon matkap
twist drill n. matkap
angle of twist n. bükülme açısı
twist bit n. matkap ucu
french twist n. muz topuz
twist contest n. tvist yarışması
twist on lid n. çevir aç kapak
twist-off lid n. çevir aç kapak
twist-off lid n. çevirerek açılan kapak
twist [brit] n. kuvvetli iştah
twist [brit] n. külah biçimi verilmiş saklama kağıdı
twist [obsolete] n. hayatın akışı
twist [uk] n. kornet
twist [obsolete] n. yaşam çizgisi
twist tie n. poşet teli
twist the lion's tail v. ingilizlerin damarına basmak
twist one's ankle v. ayak bileğini burkmak
twist together v. birbirine bağlamak
twist up v. büküp bırakmak
twist off v. çevirip açmak
twist somebody's arm v. ağzından girip burnundan çıkmak
twist someone's words v. birinin sözlerini çarpıtmak
twist loose v. kanırtmak
twist off v. büküp koparmak
twist about v. kıvrılmak
twist one's ankle v. ayağını burkmak
twist one's wrist v. bileğini burkmak
twist the leg v. ayak burkmak
twist one's leg v. ayağını burkmak
twist the subject v. konuyu çarpıtmak
twist the facts v. gerçekleri çarpıtmak
twist the matter v. konuyu çarpıtmak
twist (someone) around one's finger v. parmağında oynatmak
twist someone's arm v. birinin ağzından girip burnundan çıkmak
twist the knife v. yaraya tuz basmak
twist the knife v. yarayı deşmek
twist someone around one's little finger v. birini parmağında oynatmak
twist someone's arm v. dil dökmek
take yet another twist v. bir başka hal almak
take yet another twist v. yeni bir sürece girmek
take yet another twist v. bir aşama daha kaydetmek
twist back and forth v. ileri geri bükmek
twist it around pull it down v. döndürüp aşağı çekmek
twist and turn v. bir sağa bir sola hareket etmek
twist and turn v. kıvrılıp durmak
twist in pain v. acı içinde kıvranmak
twist oneself into pretzel v. kendini iki büklüm etmek
twist someone's arm v. acı vermek amacıyla birinin kolunu tutup bükmek
out of twist adj. bükülmemiş
out of twist adj. (yüzey) düz ve pürüzsüz
out of twist adj. kıvrılmamış
Phrasals
twist something off v. çevirerek/bükerek çıkartmak
twist something around v. çevresinde dolamak
twist something out of something v. çevirerek/bükerek çıkartmak
twist something off (of) something v. çevirerek/bükerek çıkartmak
twist around v. kelimelerin anlamını eğip bükmek
twist around v. çarpıtmak
twist into (something) v. kıvrandırıp (bir şey) durumuna getirmek
twist into (something) v. büküp (bir şey) haline getirmek
twist into (something) v. lafı çarpıtıp (bir şeye) çevirmek
twist into (something) v. lafı saptırıp (bir şeye) çevirmek
twist something into something v. bir şeyi büküp/bükerek bir şey haline getirmek
twist into (something) v. lafı değiştirmek (bir şeye) çevirmek
twist into (something) v. bükülüp (bir şey) haline gelmek
twist into (something) v. kıvırıp (bir şey) haline getirmek
twist into (something) v. iki büklüm edip (bir şey) haline sokmak
twist into (something) v. kıvrılıp (bir şey) halini almak
twist something into something v. bir şeyi kıvırıp/kıvırarak bir şey haline getirmek
twist up v. çarpıtmak
twist up v. sarmak
twist up v. yukarı doğru dönerek çıkmak
twist up v. iki büklüm etmek
twist up v. kafasını karıştırmak
twist up v. kıvrılarak yükselmek/çıkmak
twist up v. karışmak
twist up v. dönerek yükselmek
twist up v. kıvırmak
twist up v. yanlış sunmak
twist up v. dolamak
twist up v. tereddütte/kararsız bırakmak
twist up v. sarmal bir şekilde yükselmek
twist up v. sarmal bir şekilde yükselmek
twist up v. saptırmak
twist up v. döne döne yükselmek
twist up v. dolanmak
twist up v. dolaşmak
twist up v. değiştirmek
twist up v. kıvrandırmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) kıvrılarak kurtulmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) çevirerek/kıvırarak çıkarmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) sıyrılmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) sert bir şekilde burkarak/bükerek çekip almak
Colloquial
twist [brit] v. dolandırmak
Idioms
twist of fate n. kaderin cilvesi
a twist of fate n. kaderin bir cilvesi
twist of fate n. feleğin sillesi
twist in the tail n. (roman sonundaki) karışık durum
a twist in the tale n. (hikayenin sonundaki) beklenmedik durum/sonuç
twist someone's arm v. mecbur etmek
twist someone's arm v. zorlamak
twist somebody's arm v. ağzından girip burnundan çıkmak
twist around one's little finger v. istediğini yaptırabilmek
twist around one's little finger v. parmağının ucunda oynatmak
twist around one's little finger v. birini kolayca kandırabilmek
twist around one's little finger v. parmağında oynatmak
twist someone's arm v. birini işe koşmak
twist someone's arm v. birine tehditle iş yaptırmak
leave somebody to twist in the wind v. birisini müşkül durumda bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. birisini yüzüstü bırakmak
twist in the wind v. gururu incinmek
twist in the wind v. küçük düşmek
twist in the wind v. gururu kırılmak
twist slowly in the wind v. küçük düşmek
twist slowly in the wind v. gururu kırılmak
twist slowly in the wind v. gururu incinmek
twist slowly in the wind v. ceza çekmek
twist in the wind v. rezil olmak
twist slowly in the wind v. rezil olmak
twist in the wind v. ceza çekmek
twist someone around one's little finger v. birisini parmağında oynatmak
twist someone's arm v. birisine baskı yapmak
twist someone's arm v. kanına girmeye çalışmak
twist someone's arm v. birisine bir şey yaptırmaya çalışmak
get one's knickers in a twist v. (önemsiz bir şey için) canını sıkmak
get one's knickers in a twist v. canı sıkılmak
get one's knickers in a twist v. boş yere kendini üzmek
get one's knickers in a twist v. canını sıkmak
get one's knickers in a twist v. sinirlenmek
get one's knickers in a twist v. (önemsiz bir şeye) kafasını takmak
drive somebody round the twist v. sinir etmek
send somebody round the twist v. deli etmek
drive somebody round the twist v. çileden çıkarmak
send somebody round the twist v. tepesini attırmak
drive somebody round the twist v. deli etmek
send somebody round the twist v. çileden çıkarmak
send somebody round the twist v. sinir etmek
drive somebody round the twist v. tepesini attırmak
twist someone around one's little finger v. serçe parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger v. küçük parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger v. parmağında oynatmak
leave somebody to twist in the wind v. birini çok zor bir durumda bırakmak
twist someone's words around v. birinin sözlerini çarpıtmak
leave somebody to twist in the wind v. birini (bir karar ile ilgili) bekletmek
twist brain v. saksıyı çalıştırmak
leave somebody to twist in the wind v. sallantıda bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. tereddütte bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. sürüncemede bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. karşı tarafı bekletip durmak