dolanmak - Turco Inglés Diccionario

dolanmak

Significados de "dolanmak" en diccionario inglés turco : 44 resultado(s)

Turco Inglés
General
dolanmak rove v.
She loved to rove through the forest.
Ormanda dolanmayı severdi.

More Sentences
dolanmak cruise v.
The bike was cruising on the coast road.
Bisiklet sahil yolunda dolanıyordu.

More Sentences
dolanmak tangle v.
The threads got tangled.
İpler birbirine dolandı.

More Sentences
dolanmak meander v.
The dog was meandering through the street.
Köpek sokakta dolanıyordu.

More Sentences
dolanmak coil v.
dolanmak ramble v.
dolanmak coil up v.
dolanmak stroll v.
dolanmak hang about v.
dolanmak be wrapped around v.
dolanmak wind round v.
dolanmak twine v.
dolanmak wind v.
dolanmak get entangled v.
dolanmak walking about v.
dolanmak move around v.
dolanmak mill v.
dolanmak aberr v.
dolanmak traffic v.
dolanmak traffick v.
dolanmak trod [scottish] v.
dolanmak wreathe v.
dolanmak girdle v.
dolanmak dacker [scotland/north england] v.
dolanmak daiker v.
dolanmak deke [canada] v.
dolanmak run v.
dolanmak doodle v.
dolanmak slosh v.
dolanmak surround [obsolete] v.
dolanmak bop v.
dolanmak bypass v.
Phrasals
dolanmak stir around v.
dolanmak circulate through something v.
dolanmak circulate something through something v.
dolanmak saunter along v.
dolanmak wind into something v.
dolanmak kink up v.
dolanmak twist up v.
dolanmak amble along v.
dolanmak amble along (something) v.
dolanmak curl up into something v.
dolanmak curl up to something v.
Marine
dolanmak fall foul of v.

Significados de "dolanmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
hırsız gibi dolanmak skulk v.
bir şeyin etrafına dolanmak entwine itself around v.
kontrolsüzce dolanmak welter v.
birbirine dolanmak interlace v.
diline dolanmak keep on saying (the same thing) v.
amaçsızca dolanmak wander around v.
amaçsızca dolanmak roam with no purpose v.
aylak aylak dolanmak roam around v.
aylak aylak dolanmak gad about around v.
amaçsızca dolanmak mope around v.
eli ayağına dolanmak dither v.
(bir şeylerin arasında) sevinç ya da şaşkınlıkla dolanmak gaze round v.
çevresinden dolanmak get round v.
(bir şeylerin arasında) sevinç ya da şaşkınlıkla dolanmak gaze around v.
amaçsızca dolanmak walk about v.
amaçsızca dolanmak perambulate v.
amaçsızca dolanmak walk around v.
amaçsızca dolanmak obambulate v.
etrafta dolanmak walk about v.
etrafta dolanmak walk around v.
aylak aylak dolanmak muck about v.
aylak aylak dolanmak muck around v.
aylak aylak dolanmak wander aimlessly v.
ayağına dolanmak get in the way v.
amaçsızca dolanmak drift around aimlessly v.
etrafından dolanmak make a circuit v.
başıboş dolanmak trounce [dialect] v.
(bir şeyin) etrafına dolanmak twirl v.
labirentte dolanmak maze v.
labirentteymişçesine dolanmak maze v.
saçma sapan dolanmak hawm v.
başıboş dolanmak moon on v.
başıboş dolanmak moon around v.
amaçsızca dolanmak mouch [uk] v.
amaçsızca dolanmak mucker v.
etrafından dolanmak girdle v.
objenin çevresinde dolanmak deke [canada] v.
(düz veya dolambaçsız şekilde) dolanmak depart v.
sessizce dolanmak ghost v.
arapsaçı gibi dolanmak complicate [obsolete] v.
amaçsızca dolanmak drift v.
boş boş dolanmak fangle [obsolete] v.
boş boş dolanmak palmer [dialect] [scotland] v.
yürüyerek dolanmak pad v.
birbirine dolanmak intertwist v.
sessizce dolanmak peak [obsolete] v.
keyifsizce dolanmak peak [obsolete] v.
yılan gibi dolanmak serpent v.
yılan gibi dolanmak serpentine v.
aylak aylak dolanmak shool v.
aylak aylak dolanmak soldier v.
boş boş dolanmak putter around v.
boş boş dolanmak putter v.
boş boş dolanmak strayve [dialect] [uk] v.
etrafından dolanmak skirt v.
ortalıkta dolanmak spatiate v.
avare avare dolanmak spatiate v.
etrafı gözetleyerek dolanmak stooge v.
şık bir şekilde dolanmak spank v.
boş boş dolanmak project (around) [dialect] v.
amaçsızca dolanmak swan v.
birbirine dolanmak intertwine v.
etrafında dolanmak skate around v.
Phrasals
amaçsızca ortalarda dolanmak hang about v.
amaçsızca ortalarda dolanmak hang around v.
çevresinde dolanmak entwine around v.
aylak aylak dolanmak linger around v.
amaçsızca dolanmak linger around v.
boş boş dolanmak lollygag around v.
sessiz sessiz/sinsice dolanmak prowl around v.
sessiz sessiz/sinsice dolanmak sneak around v.
sessiz sessiz/sinsice dolanmak prowl about v.
etrafta aceleyle dolanmak race around v.
avare avare dolanmak ramble on v.
paytak paytak dolanmak waddle around v.
(kafada, zihinde) ha bire dolanmak rattle around v.
(konunun) etrafından dolanmak tiptoe around v.
çömelerek dolanmak crouch around v.
arkaya dolanmak slip around v.
(birinin ya da bir şeyin etrafını) dolanmak coil around (someone or something) v.
boş boş dolanmak muddle around v.
boş boş dolanmak muddle about v.
aylak aylak dolanmak muddle about v.
aylak aylak dolanmak muddle around v.
aylak aylak dolanmak mooch about (somewhere) v.
(bir araçla/hayvanla) boş boş dolanmak ride about (something) v.
(araçla/bir hayvanın üstünde) dolanmak ride about (something) v.
(araçla/bir hayvanla) etrafta dolanmak ride about (something) v.
(bir şeyle/şeylerle) birbirine dolanmak intertwine with (something) v.
çılgınca oradan oraya dolanmak jump about v.
boş boş dolanmak kick about v.
(birinin/bir şeyin) peşinde dolanmak chase (someone or something) around v.
peşinde dolanmak chase around v.
etrafına dolanmak coil around v.
etrafını dolanmak coil around v.
etrafından dolanmak come around v.
etrafından dolanmak come round v.
(bir şeyin) kenarından dolanmak edge around (something) v.
ile ayağına dolanmak encumber with v.
biriyle/bir şeyle birinin/bir şeyin ayağına dolanmak encumber someone or something with someone or something v.
(bir şeyle birinin/bir şeyin) ayağına dolanmak encumber (someone or something) with (something) v.
(bir şeye) dolanmak enmesh in (something) v.
etrafında dolanmak jockey around v.
(bir yerde) keyifsizce dolanmak mope about (somewhere) [uk] v.
(bir yerde) mutsuz mutsuz dolanmak mope about (somewhere) [uk] v.
(bir yerde) üzüntülü üzüntülü dolanmak mope about (somewhere) [uk] v.
(araçla) boş boş dolanmak ride about v.
(araçla) etrafta dolanmak ride about v.
(birinin/bir şeyin) etrafından dolanmak skirt around (someone or something) v.
(birinin/bir şeyin) etrafından dolanmak tiptoe around (someone or something) v.
etrafından dolanmak work around v.
(birinin/bir şeyin) etrafına dolanmak wrap around (someone or something) v.
boş boş dolanmak slop around v.
aylak aylak dolanmak slop about v.
aylak aylak dolanmak slop around v.
boş boş dolanmak slop about v.
Colloquial
sakar bir şekilde etrafta dolanmak klutz around v.
beceriksizce etrafta dolanmak klutz around v.
Idioms
deli dana gibi dolanmak run around like a chicken with its head cut off v.
telaşla ortalıkta dolanmak rush around like a blue arsed fly v.
telaşla ortalıkta dolanmak run around like a blue arsed fly v.
ne yapacağını bilmez şekilde dolanmak run around like a chicken with its head cut off v.
ayağının altında dolanmak be under one's feet v.
başı kesik tavuk gibi etrafta dolanmak run around like a chicken with its head cut off v.
deli dana gibi dolanmak run (around) in circles v.
birinin (ya da bir sorunun/engelin) etrafından/ardından dolanmak find a way around someone or something v.
çıldırmış gibi ortalarda dolanmak be running around like a headless chicken v.
deli dana gibi dolanmak run about like a headless chicken v.
deli dana gibi dolanmak be rushing about like a headless chicken v.
deli dana gibi dolanmak be running about like a headless chicken v.
boş boş dolanmak play the (giddy) goat v.
boş boş dolanmak act the (giddy) goat v.
çıldırmış gibi ortalarda dolanmak be running around like a headless chicken [uk] v.
çıldırmış gibi ortalarda dolanmak be running around like a chicken with its head cut off [us] v.
birinin/bir şeyin etrafına dolanmak coil (itself) around someone or something v.
etrafından/ardından dolanmak find a way around v.
etrafından/ardından dolanmak find way around v.
(birinin) ayağına dolanmak get in (one's) hair v.
(birinin) ayağına dolanmak get into (one's) hair v.
eli ayağına dolanmak get into a tizzle v.
eli ayağına dolanmak get in a tizzle v.
çıldırmış gibi ortalarda dolanmak run around like a headless chicken v.
(bir şeye) dolanmak run afoul of (something) v.
evsiz barksız/parasız pulsuz/işsiz güçsüz dolanmak waltz matilda [australia] v.
yürüyerek dolanmak pad the hoof [uk] v.
kibirlice dolanmak shoot one's linen v.
Technical
makaraya dolanmak spool v.
dolanmak, çevrilmek spool v.
Marine
etrafından dolanmak fetch a compass v.
Military
düşmanın arkasından dolanmak turn v.