discourage - Türkçe İngilizce Sözlük

discourage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

discourage — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /dɪsˈkɝːɪdʒ/ – BrE /dɪsˈkʌrɪdʒ/)
Terim Türü:
Fiil: discourage (discourages – discouraged – discouraging)
Birinin motivasyonunu azaltmayı veya bir davranıştan vazgeçirmeyi tanımlar; hem duygusal hem davranışsal etki taşır. Fransızca décourager (“cesaretini kırmak”) kelimesinden İngilizceye geçmiştir; kökteki “courage” (cesaret) fikrinin tersine çevrilmesi, anlamı şeffaf ve güçlü kılar.
Eş Anlamlılar:
deter, dishearten
Zıt Anlamlılar:
encourage, motivate

"discourage" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
discourage f. cesaretini kırmak
If getting an F discourages you, you'll never be a successful businessman.
Eğer F almak cesaretinizi kırıyorsa, asla başarılı bir iş adamı olamazsınız.

More Sentences
Genel
discourage f. hevesini kırmak
I don't want to discourage Tom.
Tom'un hevesini kırmak istemiyorum.

More Sentences
discourage f. vazgeçirmek
My father is a military officer, he discouraged me from attending the air forces.
Babam bir subay, beni hava kuvvetlerine gitmekten vazgeçirdi.

More Sentences
discourage f. cesaret kırmak
However, you may become overwhelmed or discouraged if you try to make too many changes at once.
Ancak, aynı anda çok fazla değişiklik yapmaya çalışırsanız bunalabilir veya cesaretiniz kırılabilir.

More Sentences
discourage f. caydırmak
Whether this is an accurate description or not, the British government fails at any rate to discourage refugees.
Bu doğru bir tanımlama olsun ya da olmasın, İngiliz hükümeti her halükarda mültecileri caydırmakta başarısız olmaktadır.

More Sentences
discourage f. engellemek
Quitting smoking can discourage tumor growth in your lung.
Sigarayı bırakmak akciğerinizdeki tümörün büyümesini engelleyebilir.

More Sentences
discourage f. cesaretini kaybetmek
Tom thought Mary was discouraged.
Tom Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşündü.

More Sentences
discourage f. cesaretini kırmak
If getting an F discourages you, you'll never be a successful businessman.
Eğer F almak cesaretinizi kırıyorsa, asla başarılı bir iş adamı olamazsınız.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
discourage i. caydırma
That is an effective way to discourage counterfeiting.
Bu, sahteciliği caydırmanın etkili bir yoludur.

More Sentences
Hukuk
discourage f. cesaretini kırmak
If getting an F discourages you, you'll never be a successful businessman.
Eğer F almak cesaretinizi kırıyorsa, asla başarılı bir iş adamı olamazsınız.

More Sentences
Genel
discourage f. yıldırmak
discourage f. gözünü korkutmak
discourage f. hayal kırıklığına uğratmak
discourage f. kandırmak
discourage f. umudunu köreltmek
discourage f. korkutmak
discourage f. mücadele gücünü kırmak
discourage f. aksini tavsiye etmek
discourage f. engellemeye çalışmak
discourage f. caydırmaya çalışmak
discourage f. uygun görmemek
discourage f. onaylamamak
discourage f. razı olmamak
discourage f. karşı çıkmak
discourage f. hevesini kaçırmak

"discourage" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
discourage from f. vazgeçirmek
discourage someone via innuendos f. imalı sözlerle birinin şevkini kırmak
Öbek Fiiller
discourage (someone) from (something) f. (birini bir şeyden) vazgeçirmek
discourage (someone) from (something) f. (birini bir şeyden) caydırmak