jive - Türkçe İngilizce Sözlük

jive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

jive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
caz dansı, boş laf
Okunuş (IPA):
(AmE /dʒaɪv/ – BrE /dʒaɪv/)
Terim Türü:
İsim; Fiil
Caz kökenli enerjik dansı veya anlamsız konuşmayı anlatan sözcüktür; bu nedenle jive, bağlama göre canlılık ya da ciddiyetsizlik çağrışımı taşır. Afro-Amerikan kültürüyle ilişkilidir; modern argo kullanımda yaygındır.
Eş Anlamlılar:
dance; nonsense
Zıt Anlamlılar:
seriousness

"jive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
jive i. jive dansı
The music wasn't suitable for the jive.
Müzik jive dansına uygun değildi.

More Sentences
jive i. saçmalık
His explanation was just a bunch of jive that I didn't believe.
Açıklaması inanmadığım bir sürü saçmalıktan ibaretti.

More Sentences
jive f. caz müzikle dans etmek
Let's jive to this upbeat jazz music!
Hadi bu neşeli caz müziğiyle dans edelim!

More Sentences
jive f. uyutmak
He tried to jive us to such nonsense.
Bizi böyle saçmalıklarla uyutmaya çalıştı.

More Sentences
jive i. yutturmaca
jive i. caz
jive i. gevezelik
jive i. jıve müziği
jive i. zor veya argo sözcüklerin olduğu özel bir jargon
jive f. jıve dansı yapmak
jive f. caz çalmak
jive f. uymak
jive f. uyuşmak
jive f. benzeşmek
jive N. boş laf
jive N. caz dansı
Konuşma Dili
jive f. dans etmek
Argo
jive i. anlamsız konuşma
jive i. siyahiler (özellikle caz müzisyenleri) tarafından konuşulan argo
jive f. alay etmek
jive f. kandırmak
jive f. şaka yapmak
jive f. konuşmak
jive f. gevezelik etmek
jive f. takılmak
jive f. dalga geçmek
jive s. yanıltıcı
jive s. sahte
jive s. değersiz

"jive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Argo
jive turkey i. ukala
jive turkey i. komik
jive turkey i. yalancı
jive turkey i. dikkate çekmeye çalışan
jive talk i. siyahiler (özellikle caz müzisyenleri) tarafından konuşulan argo
jive talk i. saçma/anlamsız konuşma
jive talk i. mantıksız konuşma
jive stick [dated] i. esrarlı/marihuanalı sigara
jive talk i. gevezelik
jive talk i. abuk sabuk konuşma
jive talk i. saçma sapan konuşma
jive stick [dated] i. dolu sigara
jive talk i. boş konuşma
jive talking f. çok abartarak konuşmak
blow jive f. ot çekmek/içmek
blow jive f. (ot/esrar) üflemek
blow jive f. esrar içmek/çekmek
pull jive f. kafayı çekmek
pull jive f. alkol almak
pull jive f. şarap içmek
pull jive f. alkol içmek
jive-ass s. aptal
jive-ass s. salak
jive-ass s. ahmak