blend - Türkçe İngilizce Sözlük

blend

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blend — Definition

Anlamı ve Tanımı:
karıştırmak, harman
Okunuş (IPA):
(AmE /blend/ – BrE /blend/)
Terim Türü:
Fiil: blend (blends – blended/blent – blending); İsim: blend (blends)
Farklı unsurları bir araya getirip uyumlu biçimde karıştırmayı tanımlar; isim olarak karışımı ifade eder. Kökeni muhtemelen Eski İskandinav/Eski İngilizce etkileşimli bir hatla “karışım” alanında gelişmiştir.
Eş Anlamlılar:
mix, combine, merge
Zıt Anlamlılar:
separate, segregate, split

"blend" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
blend i. harman
Would you like to try our new coffee blend?
Yeni kahve harmanımızı denemek ister misiniz?

More Sentences
blend i. karışım
The socks are made from a modal and lyocell blend for ultra soft material.
Çoraplar, ultra yumuşak malzeme için modal ve liyosel karışımından yapılmıştır.

More Sentences
blend f. karıştırmak
Blend a little milk with the eggs and add a pinch of salt.
Biraz süt ile yumurtaları karıştırın ve bir tutam tuz ekleyin.

More Sentences
blend f. harmanlamak
We offer a large selection of blended whiskies.
Harman viskileri içeren geniş bir yelpaze sunuyoruz.

More Sentences
Genel
blend i. harman
Would you like to try our new coffee blend?
Yeni kahve harmanımızı denemek ister misiniz?

More Sentences
blend f. karışmak
I tried to blend in.
Aralarına karışmaya çalıştım.

More Sentences
blend f. uyum sağlamak
Their voices blend together perfectly.
Sesleri birbirine mükemmel uyum sağlıyor.

More Sentences
blend f. harmanlamak
We offer a large selection of blended whiskies.
Harman viskileri içeren geniş bir yelpaze sunuyoruz.

More Sentences
Teknik
blend i. karışım
The socks are made from a modal and lyocell blend for ultra soft material.
Çoraplar, ultra yumuşak malzeme için modal ve liyosel karışımından yapılmıştır.

More Sentences
blend f. harmanlamak
We offer a large selection of blended whiskies.
Harman viskileri içeren geniş bir yelpaze sunuyoruz.

More Sentences
blend f. karıştırmak
Blend a little milk with the eggs and add a pinch of salt.
Biraz süt ile yumurtaları karıştırın ve bir tutam tuz ekleyin.

More Sentences
Biyoloji
blend i. melez
The film was a delightful blend of comedy and sci-fi.
Film, komedi ve bilimkurgunun keyifli bir meleziydi.

More Sentences
Genel
blend i. alaşım
blend i. harmanlama
blend i. karıştırma
blend i. karma
blend f. karmak
blend f. kaynaşmak
blend f. makine ile karıştırmak
blend f. harman etmek
blend f. uymak
blend f. (kürk) koyu renge boyamak
Teknik
blend i. geçişme
blend f. içine karıştırmak
Bilgisayar
blend i. geçişme
blend i. karıştırma
Telekom
blend i. geçişme
blend i. harmanlama
Tekstil
blend f. (ters çevrilen dikişin) bir köşesini keserek fazlalığı azaltmak
Mutfak
blend i. karıştırmaya hazır ürün
blend f. sıvıyı karıştırmak
blend f. sıvı karıştırmak
Biyoloji
blend i. melez karakter
blend f. iki ebeveynin karışımı bir özellik göstermek
blend f. melez özellik göstermek
blend f. melez özellikte olmak
Tütün
blend i. tütün harmanı
blend f. harman yapmak
Dilbilim
blend i. girişikler
blend i. kaynadım
blend i. kaynaşım
blend i. bir hecede yer alan iki veya daha fazla sessiz harf dizisi
blend f. (sesbilimde bir ifadeyi) birleşik bir ses dizisi olarak telaffuz etmek
Askeri
blend f. araziye uydurmak
blend f. araziye uymak
blend f. renklere uymak
blend f. renklere uydurmak
Eski Kullanım
blend f. göz kamaştırmak
blend f. kör etmek
blend f. kandırmak

"blend" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
blend blende i.
Maden
blend blende i.

"blend" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 81 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a blend of the two i. ikisinin ortası
a blend of the two i. ikisi ortası
(someone/something) which is a blend of the two i. ikisinin ortası
(someone/something) which is a blend of the two i. ikisi ortası
affect blend i. yüzün bir kısmının bir duyguyu ifade ederken diğer kısmının başka bir duyguyu ifade etmesi
blend in f. yavaşça katmak
blend in f. uymak
blend in f. ile uyumlu olmak
blend in with the crowd f. kalabalığın içine karışmak
blend into the crowd f. kalabalığın içine karışmak
blend into the crowd f. kalabalığa karışmak
blend in with the crowd f. kalabalığa karışmak
blend into the background f. arka plana uydurmak
blend with water f. su ile karıştırmak
blend out (corrosion) f. zımparalayarak çıkartmak (pas/korozyon)
custom-blend s. geleneksel
Öbek Fiiller
blend in f. araya kaynamak
blend in f. uyum sağlamak
blend something together (with something) f. çırpmak
blend together f. çırpmak
blend together f. karıştırmak
blend together f. çekmek
blend something together (with something) f. karıştırmak
blend together f. harmanlamak
blend something together (with something) f. harmanlamak
blend something together (with something) f. çekmek
blend in f. (bir şeyi başka bir şeyle) karıştırmak
blend (something) in f. (bir şeyi bir şeyin) içerisine karıştırmak
blend (something) into (something else) f. (bir şeyi bir şeyin) içerisine yedirmek
blend (something) in f. (bir şeyi bir şeyin) içerisine yedirmek
blend (something) in f. (bir şeyi) iyice karıştırmak
blend (something) in f. (bir şeyi) eşit dağıtmak
blend (something) into (something else) f. (bir şeyi bir şeyle) karıştırmak
blend (something) into (something else) f. (bir şeyi bir şeyin) içerisine karıştırmak
blend (something) in f. (bir şeyi) iyice yedirmek
blend in f. içine karışmak
blend into f. içine karışmak
blend (something) in f. (bir şeyi bir şeyle) karıştırmak
Konuşma Dili
blend out f. kalabalıktan yararlanarak kaçmak
Deyim
blend into background f. geri plana düşmek
blend into background f. arka plana düşmek
blend into the woodwork f. yokmuş gibi görünmek
blend into the woodwork f. kimsenin fark etmeyeceği şekilde davranmak
blend into the woodwork f. fark edilmez olmak
blend into the woodwork f. pek göze batmamak
blend into the woodwork f. kendini pek göstermemek
blend into the woodwork f. yokmuş gibi görünmek
blend into the woodwork f. pek ortalarda görünmemek
blend into the woodwork f. araya karışmak
blend into the woodwork f. fark edilmez olmak
blend into the woodwork f. pek göze batmamak
blend into the woodwork f. arada kaynamak
blend into the woodwork f. araya karışmak
blend into the woodwork f. kendini pek göstermemek
blend into the woodwork f. arada kaynamak
blend into the woodwork f. pek ortalarda görünmemek
blend into the woodwork f. kimsenin fark etmeyeceği şekilde davranmak
Teknik
gasoline blend i. benzin karışımı
low-pressure gas blend i. düşük basınçlı gaz karışımı
fiber blend i. lif karışımı
wax-based blend i. mum bazlı karışım
blend stock i. stok karışım
dry blend i. kuru harman
Tekstil
fibre blend i. elyaf karışımı
fiber blend i. lif karışımı
cotton and cotton-polyester blend i. pamuk ve pamuk poliester karışımı
İnşaat
blend brick i. harman tuğlası
Otomotiv
blend air door i. hava karışım klapesi
blend air i. hava karışımı
Mutfak
a blend of powdered thyme i. zahter
tea blend i. çay harmanı
tea blend i. çay karışımı
Kimya
polymer blend i. çoğuz harmanı
polymer blend i. polimer harmanı
Tütün
american blend i. flue-cured ve burley ile türk tütünlerinden oluşan soslu ve kokulu harman
Dilbilim
loan-blend i. farklı dillerden alınan parçaların birleştirilmesiyle oluşturulan kelime
blend word i. iki sözcüğün ve anlamlarının karışımından türetilen yeni bir sözcük
blend word i. kaynaşma yoluyla türemiş sözcük
blend word i. birden fazla sözcüğün birleşmesiyle oluşan sözcük
Matbaa
blend chest i. karıştırma bütesi
Modern Argo
algerian blend i. damiana, kaside, pelinotu, yabani marul, çarkıfelek, kediotu bitkilerinden oluşan dinlendirici bir etkiye sahip bir karışım