| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | mislead f. | yanlış yönlendirmek | ||
|
The guide misled the tourists in the woods. Rehber ormanda turistleri yanlış yönlendirdi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | mislead f. | yanlış bilgilendirmek | ||
|
They have misrepresented the aims of the directive, used misleading arguments and misinformed consumers. Yönergenin amaçlarını yanlış tanıtmışlar, yanıltıcı argümanlar kullanmışlar ve tüketicileri yanlış bilgilendirmişlerdir. More Sentences |
||||
| Genel | mislead f. | yanıltmak | ||
|
The figures provided by the Afghan Government have been unintentionally misleading to the international community. Afgan Hükümeti tarafından verilen rakamlar uluslararası toplumu istemeden de olsa yanıltmıştır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | mislead f. | yanıltmak | ||
|
The figures provided by the Afghan Government have been unintentionally misleading to the international community. Afgan Hükümeti tarafından verilen rakamlar uluslararası toplumu istemeden de olsa yanıltmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | mislead f. | yanlış yoldan götürmek | ||
| Genel | mislead f. | şaşırtmak | ||
| Genel | mislead f. | kandırmak | ||
| Genel | mislead f. | yoldan çıkarmak | ||
| Genel | mislead f. | aldatmak | ||
| Genel | mislead f. | hedef şaşırtmak | ||
| Genel | mislead f. | hedefi şaşırtmak | ||
| Genel | mislead f. | gözünü boyamak | ||
| Genel | mislead f. | göz boyamak | ||
| Genel | mislead f. | baştan çıkarmak | ||
| Genel | mislead f. | yanlış yola sevk etmek | ||
| Genel | mislead f. | doğru yoldan çıkarmak | ||
| Irregular Verb | ||||
| Irregular Verb | mislead f. | misled - misled | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | mislead f. | yanlış bilgi vermek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | mislead law f. | adaleti yanıltmak | ||
| Genel | mislead justice f. | adaleti yanıltmak | ||
|
|
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | mislead someone about something f. | birini bir konuda yanlış bilgilendirmek | ||
| Öbek Fiiller | mislead (one) about (something) f. | (birini bir konuda) yanlış yönlendirmek | ||
| Öbek Fiiller | mislead about f. | hakkında yanlış yönlendirmek | ||
| Öbek Fiiller | mislead (one) about (something) f. | (birini bir konuda) yanlış bilgilendirmek | ||
| Öbek Fiiller | mislead about f. | hakkında yanlış bilgilendirmek | ||
| Öbek Fiiller | mislead (one) about (something) f. | (birini bir konuda) kandırmak | ||
| Öbek Fiiller | mislead about f. | hakkında kandırmak | ||