con - Türkçe İngilizce Sözlük

con

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

con — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dolandırmak, dolandırıcılık, aleyhte
Okunuş (IPA):
(AmE /kɑːn/ – BrE /kɒn/)
Terim Türü:
İsim/Fiil/Kısaltma: con (cons – conned – conning)
Birini kandırarak çıkar sağlamayı veya bu eylemi tanımlayan terimdir; ayrıca tartışmada “eksi/aleyhte” tarafı ifade eden kısaltma olarak kullanılır. Latince contra (“karşı”) kökünden gelen “pro/con” ikiliği yaygındır; dolandırıcılık anlamı ise confidence trick ifadesindeki con kısaltmasından doğarak modern argo/terimleşmiş kullanım hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
swindle, scam
Zıt Anlamlılar:
help, support

"con" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
con i. dolandırıcılık
The ad for that charity is just a con.
Bu hayır kurumunun reklamı sadece bir dolandırıcılık.

More Sentences
con i. mahkum
Everyone gets surprised when they learn Ronin is an ex con.
Ronin'in eski bir mahkum olduğunu öğrenen herkes şaşırıyor.

More Sentences
con i. dolandırıcılık
The ad for that charity is just a con.
Bu hayır kurumunun reklamı sadece bir dolandırıcılık.

More Sentences
con i. mahkum
Everyone gets surprised when they learn Ronin is an ex con.
Ronin'in eski bir mahkum olduğunu öğrenen herkes şaşırıyor.

More Sentences
con f. kandırmak
She was conned into paying more rent.
Daha fazla kira ödemesi için onu kandırdılar.

More Sentences
con f. dolandırmak
The online trolls conned Emery out of 70 dollars.
İnternet trolleri Emery'yi 70 dolar dolandırmayı başardı.

More Sentences
con f. kafalamak
Devin always cons his classmates into playing pranks on teachers.
Devin arkadaşlarını öğretmenlere eşek şakası yapmak konusunda kafalar.

More Sentences
con f. dolandırmak
The online trolls conned Emery out of 70 dollars.
İnternet trolleri Emery'yi 70 dolar dolandırmayı başardı.

More Sentences
con f. kandırmak
She was conned into paying more rent.
Daha fazla kira ödemesi için onu kandırdılar.

More Sentences
con f. kafalamak
Devin always cons his classmates into playing pranks on teachers.
Devin arkadaşlarını öğretmenlere eşek şakası yapmak konusunda kafalar.

More Sentences
Konuşma Dili
con i. dolandırıcılık
The ad for that charity is just a con.
Bu hayır kurumunun reklamı sadece bir dolandırıcılık.

More Sentences
Genel
con i. hilekar
con i. aleyhteki nokta
con i. aleyhtar
con i. dubaracı
con i. suçlu
con i. aleyhte oy
con i. karşı tartışma
con i. dolandırma
con i. alavere dalavere
con i. aleyhte nokta
con i. aleyhte kimse
con i. kazık
con i. üçkağıt
con i. yalan
con i. abartı
con i. şişirme
con i. çıkarcı konuşma
con i. yasadışı bir şekilde paraya el koyma
con i. dolandırarak paraya el koyma
con i. üçkağıt
con f. hile yapmak
con f. sahtekarlık yapmak
con f. dümen kullanmak
con f. aldatmak
con f. dikkatle okumak
con f. okumak
con f. yutturmak
con f. incelemek
con f. öğrenmek
con f. ezberlemek
con f. düşünmek
con f. kafa yormak
con f. ölçüp tartmak
con f. ölçüp biçmek
con f. aldatmak
con s. dolandırıcılığa ait
con s. dolandırıcılıkla ilgili
con s. sahtekarlığa ait
con s. sahtekarlıkla ilgili
con zf. karşı
con zf. aleyhte
con ök. konfederasyon
con ök. siyaseten muhafazakar kimse
Konuşma Dili
con i. bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma
con i. güveni suistimal suçu
con i. siyaseten muhafazakar kimse
con i. siyasette muhafazakarlığı destekleyen kimse
con i. fan buluşması
con i. toplanma
Hukuk
con i. hükümlü
con s. hüküm giymiş
Teknik
con f. bir gemiyi yönetmek
Bilgisayar
con i. klavye ve ekran ikilisi
Denizcilik
con i. kaptan köşkü
con i. dümen kumanda odası
con i. kaptanlık
con i. kaptanın yetkisi
con i. gemiyi kullanma
con i. gemiyi yönetme
con i. gemiyi yöneltme
con f. gemiyi kullanmak
con f. gemiyi yöneltmek
Argo
con i. tren mürettebatını denetleyip yolculardan ücret toplayan demiryolu çalışanı
con i. verem
con i. ince hastalık
con i. veremli silikoz

"con" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Ticaret/Ekonomi
çŏn jun i.

"con" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
con man i. hilekar
con game i. alavere dalavere
body-con i. vücuda yapışan kıyafet
mod con i. modern kolaylık
mod con i. bir konunun tüm açılardan tamam hale geldiğini belirtmek için kullanılan ifade
con [dialect] [england] i. muştayla vurma
con [dialect] [england] i. muştayla dövme
con dense f. özetlemek
con somebody out of f. mahrum etmek
con the housewives f. ev hanımlarını dolandırmak
con answer f. cevap verebilmek
con thanks f. teşekkür etmek
con thanks f. şükretmek
con thanks f. yükümlülüğü kabul etmek
con [obsolete] f. bilmek
con [obsolete] f. bilgi sahibi olmak
body-con s. vücuda yapışan tarzda
nem con zf. itirazsız
nem. con zf. nemine contradicente
pro and con zf. lehte ve aleyhte
pro and con zf. lehte ve aleyhte olarak
con amore zf. fedakarlıkla
con amore zf. bağlılıkla
con amore zf. şevkle
con amore zf. istekle
con- ök. birlikte anlamı veren ön ek
con- ök. ile anlamı veren ön ek
con- ök. ilişkili anlamı veren ön ek
con- ök. koni anlamı veren ön ek
ex-con N. eski mahkûm
Öbek Fiiller
con someone out of something f. (para, takı) çökmek
con (someone) into (something) f. (birini belli bir şeyi yapmak üzere) kandırmak
con (someone) out of (something) f. (para, takı) çökmek
con someone into something f. birini bir şey yapması için aldatmak
con someone out of something f. birini yolmak
con someone into something f. birini oyuna getirmek
con (someone) into (something) f. birini bir şey yapması için aldatmak
con someone out of something f. (para, mal) çarpmak
con (someone) out of (something) f. birini yolmak
con someone into something f. birini belli bir şeyi yapmak üzere kandırmak
con (someone) into (something) f. birini oyuna getirmek
con (someone) out of (something) f. para söğüşlemek
con (someone) out of (something) f. (para, mal) çarpmak
con someone out of something f. para söğüşlemek
con someone into something f. birini tezgaha getirmek
con (someone) into (something) f. birini tezgaha getirmek
con into f. oyuna getirmek
con out of f. yolmak
con out of f. çökmek
con out of f. söğüşlemek
con into f. tezgaha getirmek
con into f. aldatmak
con out of f. çarpmak
con into f. kandırmak
con out of f. mahrum etmek
Konuşma Dili
con game i. dolandırıcılık
con game i. bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma
con game i. güveni suistimal suçu
air-con i. klima
air-con i. havalandırma
con job i. tezgah (sahtekarlık)
con job i. kaltabanlık
con job i. düzmecilik
con job i. dolap (sahtekarlık)
con job i. hilekarlık
con job i. sahtekarlık
pull heartstrings con job on f. kendini acındırma numarası yapmak
pull heartstrings con job on f. kendini acındırmak
con [uk] f. çarpmak
con [uk] f. dövmek
con [uk] f. (çivi, dübel) çakmak
con [uk] f. hafifçe vurmak
con [uk] f. pataklamak
con [uk] f. vurmak
con [uk] f. silahla vurmak
every con has a pro expr. her şerde bir hayır vardır
Deyim
the pros and con i. avantaj ve dezavantajlar
put a con on (one) i. ketenpereye getirmek
put a con on (one) i. tokatlamak (dolandırmak)
put a con on (one) i. oyuna getirmek
put a con on (one) i. (birini) aldatmak
put a con on (one) i. tezgaha getirmek
put a con on (one) i. kafeslemek (dolandırmak)
put a con on (one) i. üçkağıda getirmek
put a con on (one) i. kandırmak
put a con on (one) i. dolandırmak
put a con on someone f. üçkağıda getirmek
put a con on someone f. ketenpereye getirmek
put a con on someone f. (birini) aldatmak
put a con on someone f. oyuna getirmek
put a con on someone f. tezgaha getirmek
put a con on someone f. tokatlamak (dolandırmak)
put a con on someone f. kafeslemek (dolandırmak)
put a con on someone f. dolandırmak
put a con on someone f. kandırmak
et con. (and husband) kısalt. ve eşi
et con. (and husband) kısalt. ve kocası
Ticaret/Ekonomi
pro and con expr. lehinde ve aleyhinde
Hukuk
con man i. düzenbaz
con man i. sahtekar
con artist i. sahtekar
con man i. üçkağıtçı
con artist i. düzenbaz
con artist i. üçkağıtçı
con man i. dolandırıcı
con artist i. dolandırıcı
pro and con i. lehte veya aleyhte
pro and con i. lehte ve aleyhte
ex-con i. eski hükümlü
ex-con i. sabıkalı
ex-con i. eski mahkum
long con i. uzun süreli dolandırma
Siyasal
neo-con i. yeni muhafazakar
con pua i. puak
con pua i. pua
con pua i. vietnam ve laos’da yaşayan etnik bir grup
con pua i. sinh mun
con pua i. kon pua
con-lib s. (birleşik krallık'ta) muhafazakar parti ile liberal demokratlar partisinin 2010'da oluşturduğu koalisyon hükümetine ait
con-dem s. (birleşik krallık'ta) muhafazakar parti ile liberal demokratlar partisinin 2010'da oluşturduğu koalisyon hükümetine ait
lib-con s. (birleşik krallık'ta) muhafazakar parti ile liberal demokratlar partisinin 2010'da oluşturduğu koalisyon hükümetine ait
Teknik
con rod assy i. biyel kol komple
con rod i. biyel
con rod i. krank kolu
vent con-denser i. kaçak buhar kondenseri
Bilgisayar
active code page not available from con device expr. etkin kod sayfası con aygıtından kullanılamıyor
Otomotiv
slave con rod i. yardımcı biyel kolu
master con rod i. ana piston kolu
con rod boring machine i. biyel kolu bara makinesi
Medikal
con cycle i. cori siklusu
con classification i. cori sınıflaması
con disease i. cori hastalığı
Mutfak
chilli con carne i. acı sosta pişmiş fasulye ve kıyma
arroz con pollo i. safran ile aromalandırılmış ispanyol usulü tavuklu pilav
arroz con leche i. içine bazen kuru üzüm de katılan tarçın aromalı sütlaç
chili con carne i. baharatlı ve acılı bir et yemeği
Fizik
cardioid con denser i. kardiyot kondansatör
Deniz Biyolojisi
green con i. kömür balığı
Müzik
allegro con spirito zf. canlı
allegro con spirito zf. neşeli
allegro con spirito zf. civelek
con amore zf. tutkulu bir şekilde çalarak
con dolore zf. kederli bir tonda
con moto zf. canlı bir şekilde
con fuoco zf. ateşli bir tonda
con bravura zf. baskın ve coşkulu bir tonda
con brio zf. canlı bir tonda
con spirito zf. neşe ve enerjiyle
con espressione zf. duygulu bir tonda
con brio zf. hareketli bir tempoda