obligate - Türkçe İngilizce Sözlük

obligate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"obligate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
obligate f. mecbur etmek
Genel
obligate f. zorunlu kılmak
Enrolling in the book club obligates you to buy three more books after the introductory package.
Kitap kulübüne kaydolmak, giriş paketinden sonra üç kitap daha almanızı zorunlu kılıyor.

More Sentences
Gıda
obligate s. zorunlu
Cats are obligate carnivores and require animal protein in order to survive.
Kediler zorunlu etoburdur ve hayatta kalabilmek için hayvansal proteine ihtiyaç duyarlar.

More Sentences
Biyokimya
obligate s. zorunlu
Cats are obligate carnivores and require animal protein in order to survive.
Kediler zorunlu etoburdur ve hayatta kalabilmek için hayvansal proteine ihtiyaç duyarlar.

More Sentences
Genel
obligate f. zorlamak
obligate f. zorunda bırakmak
obligate f. mecbur etmek
obligate f. zorunlu hale getirmek
obligate f. bağlamak
obligate f. minnettar etmek
obligate f. yükümlülüğü yerine getirmeyi taahhüt etmek
obligate f. yükümlülüğü yerine getirmek için (para) taahhüt etmek
obligate f. bazı eylemleri kısıtlamak
obligate f. bazı eylemleri bağlamak
obligate f. yemin altına almak
obligate s. mecbur
obligate s. bağlı
obligate s. yükümlü
obligate s. sınırlı
obligate s. kısıtlı
obligate s. kaçınılmaz
obligate s. gerekli
obligate s. zaruri
Ticaret/Ekonomi
obligate f. borçlandırmak
obligate f. borçlu kılmak
obligate f. borç altına sokmak
Hukuk
obligate f. borçlandırmak
obligate f. mükellef kılmak
Biyoloji
obligate i. zorunlu organizma
obligate s. yalnızca bir dizi çevresel koşul altında var olabilen
Biyokimya
obligate s. koşullu

"obligate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
obligate [obsolete] f. bağlamak
obligate [obsolete] f. yapıştırmak
obligate [north america/scotland] f. sosyal veya ahlaki bir bağla bağlamak
Öbek Fiiller
obligate someone to something f. birini bir şeye mecbur etmek/yapmak zorunda bırakmak
obligate to f. '-e zorunlu bırakmak
obligate to f. '-e mecbur bırakmak
obligate (one) to f. (birini bir şeye) bağlamak
obligate (one) to f. (birini bir şey yapmak) zorunda bırakmak
obligate (one) to f. (birini bir şeye) zorunlu bırakmak
obligate (one) to f. (birini bir şeye) sadık/bağlı kalmak zorunda bırakmak
obligate to f. (yapmak) zorunda bırakmak
obligate to f. '-e bağlamak
obligate (one) to f. (birini bir şeye) mecbur bırakmak
obligate (one) to f. (birini bir şeye) mecbur etmek
obligate to f. '-e sadık/bağlı kalmak zorunda bırakmak
obligate to f. -e mecbur etmek
Hukuk
obligate [us] f. teminat olarak bağlamak
Biyoloji
obligate anaerobe i. oksijen varlığında büyüyüp gelişemeyen organizma
Biyokimya
obligate aerobe i. zorunlu oksijencil
obligate anaerobe i. zorunlu oksijensiz