| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | ration i. | miktar | ||
|
Since I am on a diet, a ration of bacon will be enough for my breakfast. Diyette olduğum için kahvaltıda bir miktar domuz pastırması yeterli olacaktır. More Sentences |
||||
| Genel | ration f. | karneye bağlamak | ||
|
Due to the panic buying, long-life milk was rationed during the coronavirus pandemic. Koronavirüs pandemisi sırasında yaşanan paniğin etkisiyle satışlar patladığı için uzun ömürlü sütler karneye bağlandı. More Sentences |
||||
| Genel | ration f. | karne ile vermek | ||
|
The government rationed meat during the war. Savaş sırasında hükümet eti karne ile verdi. More Sentences |
||||
| Genel | ration f. | (belirli miktarda bir yiyecek ile) yetinmek | ||
|
Leah had to ration herself into only one slice of bread each day. Leah, her gün yalnızca bir dilim ekmekle yetinmek zorundaydı. More Sentences |
||||
| Genel | ration i. | vesika ile verilen miktar | ||
| Genel | ration i. | yiyecek payı | ||
| Genel | ration i. | pay | ||
| Genel | ration i. | er azığı | ||
| Genel | ration i. | hisse | ||
| Genel | ration i. | istihkak | ||
| Genel | ration f. | vesika ile dağıtmak | ||
| Genel | ration f. | karneyle dağıtmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | ration i. | hisse | ||
| Ticaret/Ekonomi | ration i. | istihkak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ration i. | tayın | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | ration i. | tayın | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | ration i. | askerin yiyecek istihkakı | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | ration i. | rasyon | ||