bond - Türkçe İngilizce Sözlük

bond

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bond — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bağ, tahvil, bağ kurmak
Okunuş (IPA):
(AmE /bɑːnd/ – BrE /bɒnd/)
Terim Türü:
İsim: bond (bonds); Fiil: bond (bonds – bonded – bonding)
Sosyal/duygusal bağı veya finansal “tahvil”i tanımlar; fiil olarak bağ kurmayı ifade etmektedir. Latince bind fikriyle akraba Germen köklerden gelir; finans anlamı “bağlayıcı borç senedi” metaforuyla kurumlaşmıştır

"bond" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 102 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bond i. bağ
There is an exceptional bond between Ginny and her horse.
Ginny'nin atıyla arasında olağanüstü bir bağ var.

More Sentences
bond f. tutturmak
bond f. birleştirmek
Genel
bond i. yapışma
He used super glue to form a firmer bond.
Daha sıkı bir yapışma elde etmek için süper yapıştırıcı kullandı.

More Sentences
bond i. senet
My word is my bond.
Sözüm senettir.

More Sentences
bond i. sözleşme
I was asked to sign a bond of 5 years when joining the company.
Şirkete katılırken benden beş yıllık bir sözleşme imzalamam istendi.

More Sentences
bond i. kefalet
Tom has been released on bond.
Tom kefaletle serbest bırakıldı.

More Sentences
bond i. (kimyasal) bağ
Carbon uses its four electrons to form chemical bonds.
Karbon, kimyasal bağlar oluşturmak için dört elektronunu kullanır.

More Sentences
bond f. yapıştırmak
These include ceramic, porcelain and composite bonding, but the most popular type of veneer is porcelain.
Bunlar seramik, porselen ve kompozit yapıştırmayı içerir, ancak en popüler kaplama türü porselendir.

More Sentences
bond f. bağlamak
All emotional sharing builds strong and lasting bonds, but sharing laughter also adds joy, vitality, and resilience.
Tüm duygusal paylaşımlar güçlü ve kalıcı bağlar kurar, ancak kahkahayı paylaşmak da neşe, canlılık ve esneklik katar.

More Sentences
bond f. bağ kurmak
The new teacher bonded with the students over the first semester.
Yeni öğretmen ilk dönem boyunca öğrencilerle bağ kurdu.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
bond i. kefalet
Tom has been released on bond.
Tom kefaletle serbest bırakıldı.

More Sentences
bond i. senet
My word is my bond.
Sözüm senettir.

More Sentences
bond i. tahvil
He made some money by buying and selling bonds.
Tahvil alıp satmak suretiyle bir miktar para elde etti.

More Sentences
Hukuk
bond i. senet
My word is my bond.
Sözüm senettir.

More Sentences
bond i. tahvil
He made some money by buying and selling bonds.
Tahvil alıp satmak suretiyle bir miktar para elde etti.

More Sentences
Teknik
bond f. yapışmak
This material bonded perfectly with metal.
Bu malzeme metale mükemmel bir biçimde yapışıyordu.

More Sentences
bond f. yapışmak
This material bonded perfectly with metal.
Bu malzeme metale mükemmel bir biçimde yapışıyordu.

More Sentences
Bilgisayar
bond i. bağ
There is an exceptional bond between Ginny and her horse.
Ginny'nin atıyla arasında olağanüstü bir bağ var.

More Sentences
İnşaat
bond i. bağ
There is an exceptional bond between Ginny and her horse.
Ginny'nin atıyla arasında olağanüstü bir bağ var.

More Sentences
Medikal
bond i. bağ
There is an exceptional bond between Ginny and her horse.
Ginny'nin atıyla arasında olağanüstü bir bağ var.

More Sentences
Gıda
bond i. bağ
There is an exceptional bond between Ginny and her horse.
Ginny'nin atıyla arasında olağanüstü bir bağ var.

More Sentences
Genel
bond i. ip
bond i. mukavele
bond i. yapışıklık
bond i. pranga
bond i. ilişik
bond i. obligasyon
bond i. tutkal
bond i. yapıştırıcı
bond i. ilişki
bond i. rabıta
bond i. zincir
bond i. yükümlülük
bond i. zorunluluk
bond i. akrabalık bağı
bond i. ortak çıkar bağı
bond i. yüksek kaliteli ve dayanıklı beyaz kağıt
bond i. köylü
bond i. kaba saba kimse
bond f. kefil olmak
bond f. antrepoya koymak
bond f. (iki veya daha fazla kişi) arasında ilişki kurmak
bond f. anne-baba ve çocuk arası bağ kurmak
bond f. (ortak amaç veya duygu dolayısıyla) bir araya getirmek
bond s. köle
bond s. serf
Ticaret/Ekonomi
bond i. borç senedi
bond i. bono veya emre yazılı senet
bond i. bono
bond i. emre muharrer senet
bond i. güvence akçesi
bond i. taahhüt senedi
bond i. teminat
bond i. gümrük teminat mektubu garantisi altında olma
bond i. antrepoda tutulan ithal mal
bond i. antrepoda bekleyen mal
bond i. (mal) antrepoda bekleme
bond i. kefalet sözleşmesi kapsamında yatırılan para
bond i. mahkemenin daha önce kamu düzenini bozmuş olan şahıstan talep ettiği teminat mektubu
bond i. ceza senedi
bond i. ada yazılı tahvil
bond i. temyiz depozitosu
bond f. malı gümrük antreposuna koymak
bond f. malları antrepoya koymak
bond f. tahvil ihracıyla finanse etmek
bond f. tahvil ihraç ederek biriktirmek
bond f. kefalet teminatı vererek hapisten çıkarmak
bond f. kefalet senedi düzenlemek
bond f. (malları) teminatta tutmak
bond f. teminat altına almak
bond f. (bir şey üzerine) tahvil çıkarmak
bond f. ipotek etmek
Hukuk
bond i. bono
Teknik
bond i. aderans
bond i. elektrikli irtibat
bond i. yapıştırıcı madde
bond i. yapışma gücü
bond i. kablo bağlantı aparatı
bond i. elektrik iletkeni
bond i. ray iletkeni
bond i. su şebekesi ile gaz şebekesi arasındaki bağlantı
bond i. elektrikli demiryolu sisteminin toprak dönüşü
bond i. kayma direnci
bond f. elektrik bağlantısı kurmak
bond f. elektrikle irtibat sağlamak
bond f. elektrikli irtibat sağlamak
bond f. kimyasal madde kullanarak yapıştırmak
Bilgisayar
bond i. bono
İnşaat
bond i. duvar örgü biçimi
bond i. kesin teminat poliçesi
bond i. bağlantı elemanı
bond f. duvar örmek
bond f. (duvar) örmek
Havacılık
bond i. bağlama
bond i. elektrikli irtibat
bond i. yapıştırma
bond f. (uçağın metal parçalarını) elektriksel olarak birbirine bağlı olacak şekilde birleştirmek
Medikal
bond i. zincir
Diş Hekimliği
bond f. (diş) kaplama yapmak
Mutfak
bond i. en az dört yıl olgunlaştırılmış viski
Kimya
bond i. kimyasal bağ

"bond" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bail bond i. kefaletname
provisional bond i. geçici belge
indissoluble bond i. ayrılmaz bağ
bond slave i. köle
secured bond i. güvenli bağ
covalent bond i. ortak bağ
bond hearing i. kefalet duruşması
bond paper i. iyi cins yazı kağıdı
directional bond i. yönlü bağ
government bond i. devlet tahvili
bond year i. 007 ile biten herhangi bir yıl (2007 vb)
maintenance bond i. üretim firması teminatı
bid bond i. inşaatta geçici teminat
diagonal bond i. balıksırtı örgü
provisional bond i. geçici teminat
bond market i. tahvil piyasası
surety bond i. kefaletname
treasury bond i. hazine tahvili
dative bond i. nokta bağ
non polar bond i. kutupsuz bağ
bond slave i. esir
issued bond i. çıkarılmış bono
internal bond i. iç tahvil
external bond i. dış tahvil
bid bond i. teklif teminatı
bid bond i. geçici teminat
love bond i. gönül bağı
emotional bond i. duygusal bağ
euro-bond market i. euro-bond piyasası
euro-bond market i. avrupa tahvil piyasası
pair-bond i. yakın ilişki (iki hayvan arasında)
a strong emotional bond i. güçlü bir duygusal bağ
family bond i. aile bağı
bond of friendship i. arkadaşlık bağı
strong bond i. güçlü bağ
bond beam i. hatıl
close bond i. yakın bağ
bond of communion i. gönül bağı
sacred bond i. kutsal bağ
bond [obsolete] i. kefil
bond [scotland] i. ipotek
bond-servant i. köle
bond service i. maaşsız çalışma
bond servant i. maaşsız çalışmakla yükümlü kimse
bond servant i. köle
bond-servant i. köle
bond-servant i. maaşsız çalışmakla yükümlü kimse
bond-servant i. maaşsız çalışmakla yükümlü kimse
bond service i. kölelik
in-bond shop [caribbean] i. gümrüksüz satış mağazası
be as good as one's bond f. son derece güvenilir olmak
be bond with somebody at heart f. birine yürekten bağlı olmak
be bond with somebody at heart f. yürekten bağlı olmak
establish a bond f. bağ kurmak
pair-bond f. yakın ilişki kurmak (iki hayvan arasında)
post a bail bond f. kefalet ödemek
forge a bond f. sahte senet düzenlemek
break the bond f. bağı koparmak
forge a bond f. bağ kurmak
Öbek Fiiller
bond (one) out f. (birini kefaretle) hapisten çıkartmak
bond (one) out f. (birini) kefaretini ödeyip hapisten çıkartmak
bond (one) out f. (birini) mahkemeye çıkmadan önce kefaretle hapisten çıkartmak
bond (one) out f. (birini) kefaretle serbest bıraktırmak
İfadeler
without any requirement to post a bond or other security expr. kefalet ödeme ve diğer teminatlara gerek kalmaksızın
without being required to post a bond or other security expr. kefalet ödeme ve diğer teminatlara gerek kalmaksızın
your word is your bond expr. söz senettir
your word is your bond expr. sözün senedindir
your word is your bond expr. sözün senettir
Konuşma Dili
his/her word is his/her bond expr. sözü senettir
Deyim
bottled in bond s. (viski) şişeleme öncesi antrepoda olgunlaştırılmış
one's word is one's bond expr. sözü senettir
his, her word is his, her bond expr. sözü senettir
his, her word is his, her bond expr. dediğini yapar
his, her word is as good as his, her bond expr. sözü senettir
his, her word is as good as his, her bond expr. dediğini yapar
Konuşma
my word is bond expr. sözüm senettir
my word is my bond expr. sözüm senettir
my word is my bond expr. sözümün eriyim
my word is my bond expr. sözüm söz!
Ticaret/Ekonomi
registered bond i. ada yazılı tahvil
bid bond i. ihale tekliflerinde kullanılan garanti
shogun bond i. shogun tahvili
passive bond i. sahibine faizden başka gelirler sağlayan tahvil
bond contract i. bono sözleşmesi
discount bond i. nominal değerinden düşük bir fiyata tahviller
treasury bond i. devlet tahvili
baby bond i. abd'de küçük kupürlü tahvil
coupon bond i. faiz kuponlu ve taşıyana kayıtlı tahvil
corporate bond issue i. özel sektör borçlanma senedi
bid bond i. geçici teminat
bond funds i. bono fonları
bid bond i. geçici teminat mektubu
participating bond i. kardan pay alan tahvil
bond tied to an index i. indeksli tahvil
partly paid bond i. kısmen ödenmiş tahvil
blanket bond i. güvenceli tahvil
fidelity bond i. kefalet senedi
extended bond i. vadesi uzatılmış tahvil
retirement of bond i. tahvillerin itfası
bond market i. yeni ihraç olunan veya halen var olan süresi bir yıldan uzun borç araçlarının alınıp satıldığı piyasa
stripped bond i. soyunmuş tahvil
adjustment bond i. kara katılmalı tahvil
bond victim i. bonozede
bond issued at par i. nominal değeri üzerinden ihraç edilmiş tahvil
debenture bond i. teminatsız tahvil
bond yield i. tahvil verim haddi
bid bond i. geçici teminat mektupları
income bond i. kara iştırakli tahvil
dual currency bond i. çifte para birimli tahvil
bond trading i. minimum yaşam standardı için gerekli olan mal ve hizmetler
first mortgage bond i. birinci derecede ipotek senedi
bond tied to an index i. indekse bağlanmış tahvil
bond valuation i. tahvil değerinin saptanması
bond discount i. senet ıskontosu
bond fund i. tahvil sağlanan paraların oluşturduğu fon
real estate mortgage bond i. taşınmaz mal ipotekli tahvil
bond payable i. ödenecek tahvil
bearer bond i. hamiline senet
bond yield i. tahvil getirişi
municipal bond i. belediye tahvili
assumed bond i. anaparası veya faizi ya da ikisi birden bir başka şirket tarafından garanti edilen tahvil
bearer bond i. taşıyana kayıtlı tahvil
bond discount i. tahvil ihraç farkı
treasury bond i. hazine bonosu
interim bond i. daha sonra ihraç edilecek tahvili temsil eden geçici belge
dual currency bond i. çifte para birikimli tahvil
legal tender bond i. her türlü yasal para ile ödenebilen tahvil
tax exempt bond i. vergiden muaf tahvil
serial bond i. tamamı bitirilinceye kadar her yıl bir kısmı itfa edilen tahvil
exchangeable bond i. hisse senedi ile değiştirilebilir tahvil
pure discount bond i. ıskontolu tahvil
participation bond i. kara iştirakli tahvil
bond indenture i. bono sözleşmesi
preference bond i. imtiyazlı tahvil
dragon bond i. ejderha tahvilleri
bond note i. antrepo senedi
corporate bond i. şirket tahvili
mortgage bond i. ipotek teminatlı borç senedi
bond trading i. tahvil ticareti
performance bond for an indefinite period i. süresiz kati teminat
bail bond i. teminat olarak verilen tahvil
registered bond i. nama yazılı tahvil
consolidated bond i. konsolide edilmiş borçlar karşılığında çıkartılan tahviller
bearer bond i. hamiline yazılı tahvil
fidelity bond i. doğruluk bonosu
open bond i. serbest teminat mektubu
inactive bond i. hareketsiz tahvil
joint bond i. birden çok şirketin garantisi altına alınmış tahvil
junior hen bond i. tali derecede güvenceli tahvil
sinking fund bond i. itfa fonuna tabi olarak çıkartılan tahvil