splice - Türkçe İngilizce Sözlük

splice

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

splice — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eklemek, birleştirmek
Okunuş (IPA):
(AmE /splaɪs/ – BrE /splaɪs/)
Terim Türü:
Fiil: splice (splices – spliced – splicing)
Bu fiil, iki parçayı birleştirerek tek yapı hâline getirmeyi tanımlar. Denizcilik kökenlidir. Film ve veri düzenleme bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
join
Zıt Anlamlılar:
separate

"splice" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
splice f. birbirine bağlamak (iki ucu)
Can you splice these two bits together?
Bu iki ucu birbirine bağlar mısın?

More Sentences
İnşaat
splice i. bağlantı yeri
The cable ties should be installed at both ends of a splice.
Kablo bağları bağlantı yerinin her iki ucuna da takılmalıdır.

More Sentences
Genel
splice i. çok içki içme
splice i. iki ucunu birleştirme
splice i. geçme
splice i. evlilik
splice i. düğün
splice f. evlendirmek
splice f. eklemek
splice f. uçlarını birleştirmek
splice f. birbirine eklemek
splice f. birbirine yapıştırmak (bant/film uçlarını)
splice f. birleştirmek
Teknik
splice i. bağlantı
splice i. birleşme
splice i. ek yeri
splice i. iki ucu birbirine ekleme
splice i. kaynak bağlantı
splice i. splays
splice i. (fotoğraf filmi, kağıt veya kaset bandına) eklenmiş parça
splice f. (ray, kereste) uç uca eklemek
splice f. (tren raylarını) birleştirmek
Telekom
splice i. iki lifin birleştirilmesi
Tekstil
splice i. (örgü çorabı sağlamlaştırma amaçlı) parmak/topuk yaması
İnşaat
splice i. ek donatı
Denizcilik
splice i. birleştirme
splice i. ekleme
Biyoloji
splice f. (genleri) genetik mühendisliğiyle yerleştirmek
Spor
splice i. kriket sopası kolunun ahşap kısma yerleştirilen bölümü

"splice" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
web splice i. gövde eklemesi
short splice i. kısa iplerin birbirine dolanması ile elde edilen bir ip örgüsü
short splice i. kısa kasa dikişi
web splice f. gövdeden eklemek
Öbek Fiiller
splice something together f. birbirine bağlamak/tutturmak
splice together f. uç uca ekleyip birleştirmek
splice something to something f. bir şeyi başka bir şeyin ucuna eklemek
splice together f. yeni bir şey elde etmek/bir şeyi değiştirmek için iki veya daha fazla farklı şeyi birleştirmek
splice together f. iki veya daha fazla birbirinden farklı şeyin genlerinin yeniden birleşmesini sağlamak
splice something into something f. bir şeyi başka bir şeyin ucuna eklemek
splice together f. yeni bir şey elde etmek/bir şeyi değiştirmek için iki veya daha fazla farklı şeyi bir araya getirmek
splice together f. uç uca eklemek
splice (something) to (something else) f. uç uca eklemek
splice (something) to (something else) f. (bir şeyin) ucunu (başka bir şeyin) ucuyla birleştirmek
splice (something) to (something else) f. uçlarını birleştirmek
splice together f. birbirine ekleyip bütün haline getirmek
splice together f. çapraz gen oluşturmak
splice something to something f. uçlarını birleştirmek
splice something into something f. uçlarını birleştirmek
splice together f. uçlarını birleştirmek
splice together f. yeni bir şey elde etmek/bir şeyi değiştirmek için iki veya daha fazla farklı şeyi birbirine eklemek
splice something into something f. bir şeyin ucunu başka bir şeyin ucuyla birleştirmek
splice together f. iki veya daha fazla farklı şeyin genlerini bir araya getirmek
splice something to something f. bir şeyin ucunu başka bir şeyin ucuyla birleştirmek
splice (something) to (something else) f. (bir şeyi başka bir şeyin) ucuna eklemek
splice to f. uç uca eklemek
splice to f. ucuna eklemek
splice to f. uçlarını birleştirmek
Deyim
splice the main brace f. içki içmek
splice the mainbrace f. özel bir olayı içerek kutlamak
splice the mainbrace f. içki içmek
splice the mainbrace f. ana güverteyi içkilerle donatmak
bent on a splice s. evlenmeye/yüzük takmaya niyetli/istekli
bent on a splice s. yuva kurmaya/düğün yapmaya niyetli/istekli
Teknik
splice plate i. bağlantı levhası
lapped splice i. bindirme ek
cable splice i. kablo eki
splice chamber i. splays bölmesi
flying splice i. otomatik bobin aktarma
welded butt splice i. kaynaklı ucuca ekleme
flange splice i. flanşlı ekleme
fishplate splice i. cebireli ekleme
open tread splice i. lastik diş veya dişlerinin yarılması
lapped splice i. bindirme ekleme
splice strength i. yapışma mukavemeti
splice weld i. bindirmeli kaynak
splice box i. ekleme kutusu
eye splice i. ilmik bağı
joint splice i. bağlantı desteği
long splice i. bloktan geçebilecek darlıkta birleşik halat oluşturmak için kullanılan ek
long splice i. uzun ek
long splice i. uzun birleşim
butt splice f. ucuca eklemek
pile splice f. kazık eklemek
Bilişim
fiber splice i. lif kesintisi
Telekom
splice closure i. ek kutusu
cable splice closure i. kablo dış kılıf eki
fiber optic splice closure i. lifli optik birleştirme sonlandırması
splice closure i. lif kaynak koruması
splice loss i. lif kaynak kaybı
fusion splice i. lifleri birleştirme
fiber splice module i. lif birleştirme modülü
fusion splice i. lifleri birleştiren cihaz
Otomotiv
snap-splice connector i. geçmeli konnektör
Denizcilik
eye-splice i. ilmik bağı
splice the main brace f. ana pırasyayı donatmak
splice the main brace f. ana güverteyi içkilerle donatmak
splice the main brace f. özel bir olayı içerek kutlamak
splice the main brace f. verilen emekleri içerek kutlamak
Medikal
splice detector i. birleşme yeri detektörü
Tarım
splice grafting i. dilciksiz aşı
splice graft i. aşı yapılan gövde ile aşılık filizin kesilip kesilen yüzeylerin bir araya getirilmesi ile yapılan bitki aşılaması
Tütün
splice tape holder i. seloteyp tutucu
splice knife i. ekleme bıçağı
manual splice bar i. manuel film ekleme kolu
manufacturer splice i. imalatçı ek yeri
Dilbilim
comma splice i. iki bağımsız tümceyi birleştiren hatalı virgül kullanımı
Spor
sit on the splice f. (krikette) sayı vermemek için oynamak
Sinema
lap splice i. binmeli yapıştırma