| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | salary i. | aylık | ||
|
Tom couldn't make both ends meet on his salary. Tom aylığıyla geçinemiyordu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | salary i. | maaş | ||
|
In some cultures, asking for one's salary is considered rude. Bazı kültürlerde kişinin maaşını sormak kabalık olarak kabul edilir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | salary i. | aylık | ||
|
Tom couldn't make both ends meet on his salary. Tom aylığıyla geçinemiyordu. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | salary i. | maaş | ||
|
In some cultures, asking for one's salary is considered rude. Bazı kültürlerde kişinin maaşını sormak kabalık olarak kabul edilir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | salary i. | ücret | ||
|
What's the minimum salary in Morocco? Fas'ta asgari ücret nedir? More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | salary f. | aylık bağlamak | ||
| Genel | salary f. | maaş vermek | ||
| Genel | salary f. | ücret vermek | ||
| Genel | salary f. | maaş bağlamak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | salary i. | çalışanlara belirli aralıklarla ödenen ve çalışılan saat sayısına bağlı olmayan ödeme | ||
| Ticaret/Ekonomi | salary i. | çalışma ücreti | ||
| Sinema | ||||
| Sinema | salary i. | ödemelik | ||