entrust - Türkçe İngilizce Sözlük

entrust

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

entrust — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈtrʌst/ – BrE /ɪnˈtrʌst/)
Terim Türü:
Fiil: entrust (entrusts – entrusted – entrusting)
Bir işi veya sorumluluğu güven duyulan birine devretmeyi, ona emanet etmeyi tanımlamaktadır. “Trust” köküne en- eklenmesiyle oluşur; modern kullanımda entrust, “yetki devri”nin psikolojik temelini (güven) vurgular ve yönetim dilinde doğru delegasyonun kilit fiillerinden biri gibi çalışır.
Eş Anlamlılar:
assign, confide
Zıt Anlamlılar:
withhold, mistrust

"entrust" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
entrust f. vermek
Amber was entrusted with taking care of her sisters.
Kız kardeşlerinin bakımı Amber'a verilmişti.

More Sentences
entrust f. emanet etmek
Amber was entrusted with taking care of her sisters.
Kız kardeşlerinin bakımı Amber'a emanet edilmişti.

More Sentences
Teknik
entrust f. emanet etmek
Amber was entrusted with taking care of her sisters.
Kız kardeşlerinin bakımı Amber'a emanet edilmişti.

More Sentences
Genel
entrust f. emniyet etmek
entrust f. ısmarlamak
entrust f. tevdi etmek
entrust f. görevlendirmek
entrust f. tevdi kılmak
entrust f. güvenmek
entrust f. (yetki) vermek
entrust f. emanet bırakmak
entrust f. başkasına havale etmek
entrust f. başkasına devretmek
entrust f. görev vermek
entrust f. yetkilendirmek
entrust f. (bir şeyin) bakımını devretmek
entrust f. koruma için görevlendirmek
entrust f. teslim etmek
entrust f. güvenip bırakmak
Ticaret/Ekonomi
entrust f. havale etmek
Hukuk
entrust f. bağlamak

"entrust" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
entrust a task f. görev vermek
entrust with authority f. yetkiyle donatmak
entrust with full authority f. tam yetki vermek
entrust authority f. yetkiyle donatmak
entrust the procuration f. vekaletname vermek
entrust a procuration f. vekaletname vermek
entrust the guardianship f. velayetini vermek
entrust the guardianship f. velayet vermek
entrust someone to someone f. birini bir başka birine emanet etmek
Öbek Fiiller
entrust someone with someone or something f. birini/bir şeyi birine emanet etmek
entrust someone with someone or something f. birini/bir şeyi birinin gözetimine bırakmak
entrust someone with someone or something f. birine bir şeyi emanet/ödünç vermek
entrust (someone or something) with (someone or something) f. (birine/bir şeye) güvenip (birini/bir şeyi) bırakmak
entrust with f. -e güvenip emanet etmek
entrust (someone or something) to (someone or something) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) bırakmak
entrust (someone or something) with (someone or something) f. (birine/bir şeye) güvenip (birini/bir şeyi) emanet etmek
entrust (someone or something) to (someone or something) f. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) emanet etmek
entrust with f. -e güvenip bırakmak
Hukuk
entrust to f. tevdi etmek
entrust the procuration f. vekaletname vermek