guilt - Türkçe İngilizce Sözlük

guilt

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

guilt — Definition

Anlamı ve Tanımı:
suçluluk
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡɪlt/ – BrE /ɡɪlt/)
Terim Türü:
İsim: guilt (uncountable)
Yapılan bir yanlışın ardından hissedilen ahlaki sorumluluğu tanımlamakta olan sözcüktür; içsel yargı ve vicdan baskısı içerir. Eski İngilizce gylt kökeni, borç ve hata fikrinin duygusal yüke dönüşmesini açıklar.
Eş Anlamlılar:
remorse
Zıt Anlamlılar:
innocence

"guilt" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
guilt i. suçluluk
He agonized over the guilt that he felt.
Hissettiği suçluluk yüzünden acı çekiyordu.

More Sentences
Genel
guilt i. suç
He had difficulty admitting his guilt.
Suçunu itiraf etmekte zorlandı.

More Sentences
guilt i. suçluluk duygusu
It would help if you didn't hold on to your guilt.
Suçluluk duyguna tutunmazsan iyi edersin.

More Sentences
guilt f. suçlamak
Stop guilting me into not texting you yesterday.
Dün sana mesaj atmadığım için beni suçlamaktan vazgeç.

More Sentences
Hukuk
guilt i. suç
He had difficulty admitting his guilt.
Suçunu itiraf etmekte zorlandı.

More Sentences
Genel
guilt i. günahkarlık
guilt i. cürüm
guilt i. töhmet
guilt i. kabahat
guilt i. sorumluluk
guilt i. suçluluk psikolojisi
guilt f. (birini) suçlu hissettirmek
Hukuk
guilt i. cürüm
guilt i. kabahat
guilt i. kusur
guilt i. kanunlar karşısında cezaya tabi olma

"guilt" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
guilt feelings i. suçluluk duygusu
incurrence of guilt i. suçun meydana gelmesi
conscious-sense of one’s guilt i. suçluluk duygusu
guilt trip i. suçluluk psikolojisi
guilt feelings i. suçluluk psikolojisi
a sense of guilt i. suçluluk hissi
a strong feeling of guilt i. derin suçluluk duygusu
a strong feeling of guilt i. ağır suçluluk duygusu
a strong feeling of guilt i. büyük suçluluk duygusu
anticipated guilt i. beklenen suçluluk duygusu
blood guilt i. cinayet suçu
blood guilt i. kan dökme suçu
pang of guilt i. suçluluk duygusu
pang of guilt i. suçluluk hissi
guilt [obsolete] i. kişinin görevini becerememesi
guilt [obsolete] i. suiistimal
guilt [obsolete] i. kişinin görevini ihmal etmesi
guilt [obsolete] i. cezayı hak etme durumu
guilt [obsolete] i. hak ettiğini bulma
guilt pang i. suçluluk duygusu
feel a twinge of guilt about something f. vicdan azabı çekmek
feel a twinge of guilt about (something) f. vicdan azabı duymak
admit guilt f. suçu kabul etmek
assuage guilt f. suçluluğu hafifletmek
be on a guilt trip f. vicdan azabı çekmek
be on a guilt trip f. vicdan azabı duymak
guilt (into) f. (birini) suçlu hissettirerek bir şey yapmaya ikna etmek
guilt free s. suçsuz
guilt ridden s. suçluluk duygusu içinde
guilt ridden s. suçluluk duygusundan muzdarip
guilt-laden s. suçla yüklü
guilt-laden s. suç yüklü
guilt-sick s. pişmanlıktan hastalanmış
guilt-sick s. aşırı vicdan azabı çeken
Öbek Fiiller
guilt out f. birinin suçluymuş gibi hissetmesine sebep olmak
Konuşma Dili
guilt complex i. güçlü suçluluk duygusu
guilt complex i. derin ve sürekli suçluluk duygusu
guilt complex i. suçluluk kompleksi
guilt-trip f. (birini) suçlu hissettirerek manipüle etmeye çalışmak
guilt-trip f. (birisini) yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek
racked with guilt s. vicdan azabı duyan
racked with guilt s. vicdan azabı çeken
racked with guilt s. suçluluk duygusu altında ezilen
Deyim
a guilt trip i. derin suçluluk duygusu
a guilt trip i. ağır suçluluk duygusu
a guilt trip i. büyük suçluluk duygusu
a guilt trip i. vicdan yaptıracak söz
a guilt trip i. duygu sömürüsü
a guilt trip i. suçluluk hissettirecek söz
be on a guilt trip about something f. bir konu hakkında kendini çok suçlu hissetmek
lay a guilt trip on someone f. yaptığı bir şey yüzünden kendisini suçlu hissettirmek
put a guilt trip on somebody f. birisini yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek
send somebody on a guilt trip f. birisini yaptığı bir şeyden dolayı suçlu hissettirmek
push the guilt under the rug f. suçluluk hissini hasıraltı etmek
lay/put a guilt trip on somebody (us) f. yaptığı bir şey yüzünden birini suçlu hissettirmek
send somebody on a guilt trip (brit) f. yaptığı bir şey yüzünden birini suçlu hissettirmek
absolve from guilt f. suçsuzluğu ispatlanmak
absolve from guilt f. temize çıkmak
absolve from guilt f. aklanmak
lay a guilt trip on someone f. birine suçluluk hissettirmek
lay a guilt trip on someone f. birine kendini suçlu hissettirmek
lay a guilt trip on someone f. birine duygu sömürüsü yapmak
guilt trip f. suçlu hissettirmek
guilt trip f. suçluluk psikolojisine sokmak
lay a guilt trip on (one) f. (birine) kendini suçlu hissettirmek
lay a guilt trip on (one) f. (birine) duygu sömürüsü yapmak
lay a guilt trip on (one) f. (birine) suçluluk hissettirmek
guilt-ridden s. suçluluk duygusuyla dolu
absolved from guilt s. masumluğu ispatlanmış
absolved from guilt s. temize çıkmış
absolved from guilt s. aklanmış
absolved from guilt s. suçsuzluğu ispatlanmış
Ticaret/Ekonomi
associate in guilt i. suç ortağı
Hukuk
blood guilt i. aileye duyulan sorumluluk
blood guilt i. soya dayalı sorumluluk
admission of guilt i. suçun kabul edilmesi
guilt by association i. yardım ve yataklık suçu
presumption of guilt i. masumiyet karinesi
presumption of guilt i. suçluluk karinesi
Siyasal
war guilt i. savaş suçlusu
Psikoloji
unconscious guilt i. bilinçdışı suçluluk
neurotic guilt i. nevrotik suçluluk duygusu
delusions of guilt i. suçluluk kuruntusu
initiative versus guilt i. suçluluk duygusuna karşı inisiyatif
survival guilt i. hayatta kalma suçluluğu
guilt feelings i. suçluluk duyguları
excessive guilt i. raskolnikov sendromu
excessive guilt i. aşırı suçluluk duygusu
guilt driven depression i. suçluluk duygusu sonucu oluşan depresyon
survivor guilt i. hayatta kalma suçluluğu
survivor guilt i. sağ kalma suçluluğu
survivor's guilt i. hayatta kalma suçluluğu
survivor's guilt i. sağ kalma suçluluğu
survivor's guilt i. hayatta kalma sendromuw
survivor's guilt i. kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor's guilt i. birçok insanın hayatını kaybettiği durumlarda kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor guilt i. birçok insanın hayatını kaybettiği durumlarda kurtulanlar tarafından hissedilen suçluluk duygusu
survivor guilt i. hayatta kalma sendromu
Sosyal Bilimler
white guilt i. beyaz ırk suçluluğu
Edebiyat
ripple of guilt i. suçluluk duygusu
Dini
guilt offering i. bir günaha karşılık kefaret