kambur - Türkçe İngilizce Sözlük

kambur

"kambur" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kambur hump i.
The old lady can't walk well due to a hump on her back.
Yaşlı kadın sırtındaki kambur nedeniyle iyi yürüyemiyor.

More Sentences
kambur hunchback i.
I turned into a hunchback after working under harsh conditions.
Zorlu koşullarda çalışa çalışa kambur oldum.

More Sentences
Genel
kambur humpback i.
The old man with a humpback struggled to walk.
Kamburu çıkmış yaşlı adam yürümekte zorlandı.

More Sentences
Teknik
kambur hump i.
The old lady can't walk well due to a hump on her back.
Yaşlı kadın sırtındaki kambur nedeniyle iyi yürüyemiyor.

More Sentences
Genel
kambur hunch i.
kambur hulch [obsolete] i.
kambur crookback [obsolete] i.
kambur humpy s.
kambur hunchbacked s.
kambur humpbacked s.
kambur stooped s.
kambur humped s.
kambur hunched s.
kambur gibbous s.
kambur crook-backed s.
kambur camel-backed s.
kambur hutch [obsolete] s.
kambur bunch-backed s.
kambur round-backed s.
kambur spraddled s.
Konuşma Dili
kambur hunchy s.
Teknik
kambur warped s.
Medikal
kambur gibbus i.
Patoloji
kambur gobbo i.
Eski Kullanım
kambur crookback i.

"kambur" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 73 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kambur kimse hunchback i.
kambur sırt humpback i.
kambur balina humpback whale i.
kambur durma slouch i.
hafif kambur stoop i.
kambur felek cruel fate i.
kambur kemer camber arch i.
kambur durma stoop i.
kambur kimse humpback i.
kambur sırt hunchback i.
kambur kimse lord [uk] i.
(eskiden) moda nedeniyle kadınların kambur duruşu grecian bend i.
kambur kimse crump [obsolete] i.
kambur sırt crump [obsolete] i.
kambur duran kimse sloucher i.
kambur duruş slump i.
kambur duruş slouch i.
kambur kimse stooper i.
kambur durmak stoop f.
kambur durmak hunch one's shoulders f.
kambur durmak slouch f.
hafif kambur olmak stoop f.
kambur durmak slouch along f.
kambur durmak hunch one's back f.
kambur şekilde hareket etmek hunch f.
kambur durmak spraddle f.
kambur gibi slouching s.
kambur ya da yay şeklinde camelback s.
kambur durmayan unstooping s.
kambur sırtı olan humped s.
yüksek ve kambur omuzları olan hump-shouldered s.
kambur pozisyonunda duran (omuz) hunched s.
Öbek Fiiller
kambur durmak slouch down (in something) f.
kambur durmak stoop down f.
kambur durmak hunch over f.
kambur durmak slouch over f.
İfadeler
kambur üstüne kambur/kambur kambur üstüne one trouble after another expr.
Konuşma Dili
kambur üstüne kambur one problem after another expr.
kambur üstüne kambur one trouble after another expr.
Deyim
(birinin) sırtındaki kambur a monkey on somebody's back i.
sırtındaki kambur a monkey on one's back i.
sırtındaki kambur a monkey on your back i.
dik, kambur vs. durarak hareket etmek carry (oneself) f.
dik, kambur vs. yürümek carry (oneself) f.
sırtında kambur olmak have a monkey on your back f.
Konuşma
kambur durma don't slouch expr.
Teknik
kambur masa hump table i.
kambur levha warped sheet i.
İnşaat
kambur kemer camber arch i.
Anatomi
kambur duran round-shouldered s.
Psikoloji
kambur olma korkusu kyphophobia i.
kambur kalma korkusu kyphophobia i.
Parazitbilim
kambur sinekler humpbacked flies i.
Deniz Biyolojisi
kambur sombalığı humpback (oncorhynchus gorbuscha) i.
kambur balina humpback (megaptera novaeangliae) i.
kambur sombalığı humpback salmon (oncorhynchus gorbuscha) i.
kambur sombalığı humpbacked salmon (oncorhynchus gorbuscha) i.
kambur balina humpback whale(megaptera novaeangliae) i.
kambur balinaları içeren bir balina cinsi genus megaptera i.
kambur balinaları içeren bir balina cinsi megaptera i.
kambur balina humpback i.
çubuklu balinalar, gerçek balinalar, oluklu balinalar, mavi balinalar ve kambur balinaları içeren bir alt takım suborder mysticeti i.
Gökbilim
kambur ay humped moon i.
Zooloji
kambur çekirgeler rhaphidophoridae i.
kambur balina megaptera novaeangliae i.
Sosyal Bilimler
ilk olarak güneybatı abd'deki kızılderililerin yaptığı kaya resimlerinde ve çömleklerde ortaya çıkmış genellikle kambur olarak betimlenen flüt çalan bir figür kokopelli i.
Coğrafya
kambur tepe horseback i.
Spor
kambur çıkarma tuck i.
Matbaa
kambur vals spreader roll i.
kambur vals spreading roll i.
Argo
sırttaki kambur a/the monkey on somebody’s back i.
(birinin) sırtında kambur olmak have got a monkey on (one's) back f.
kambur durmak scronch [dated] f.