slouch - Türkçe İngilizce Sözlük

slouch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slouch — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kambur durmak
Okunuş (IPA):
(AmE /slaʊtʃ/ – BrE /slaʊtʃ/)
Terim Türü:
Fiil: slouch (slouches – slouched – slouching)
Bu fiil, gevşek ve öne eğik duruşu betimler. Orta İngilizce kökenlidir. Beden dili ve isteksizlik anlatımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
slump
Zıt Anlamlılar:
straighten

"slouch" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slouch i. beceriksiz
Tom isn't a slouch.
Tom bir beceriksiz değil.

More Sentences
slouch f. kambur durmak
He tended to slouch when sitting.
Otururken kambur durmaya meyilliydi.

More Sentences
slouch i. duruş tarzı
slouch i. şapşal
slouch i. yorgun ve tembel yürüyüş
slouch i. oturuş tarzı
slouch i. tembel
slouch i. haylaz
slouch i. hımbıl hımbıl yürüme
slouch i. sarkma
slouch i. kambur durma
slouch i. aylak
slouch i. maganda
slouch i. hödük
slouch i. yanları kıvrık fötr şapka
slouch i. tembellik
slouch i. uyuşukluk
slouch i. beceriksizlik
slouch i. omuzlar öne sarkık duruş
slouch i. kambur duruş
slouch f. sarkmak
slouch f. oturmak veya bir yere yaslanarak durmak
slouch f. yorgun argın ve tembel tembel yürümek
slouch f. çökertmek (omuzlarını)
slouch f. sarkıtmak
slouch f. yalpalayarak yürümek
slouch s. sarkık
slouch s. sarkmış
slouch s. gevşek
slouch s. eğri
Teknik
slouch i. motor su alma hortumu
slouch i. su hortumu

"slouch" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slouch hat i. geniş kenarlı fötr şapka
slouch along f. kambur durmak
slouch around f. yalpalayarak yürümek
slouch about f. yalpalayarak yürümek
slouch along f. yalpalayarak yürümek
Öbek Fiiller
slouch behind something f. bir şeyin arkasında çöküp kalmak
slouch behind something f. bir şeyin arkasında çökerek oturmak
slouch behind something f. bir şeyin arkasına çökmek
slouch down f. çökmek
slouch down (in something) f. içine gömülmek
slouch down (in something) f. kaykılmak
slouch down (in something) f. kambur durmak
slouch down (in something) f. kamburunu çıkarmak
slouch down (in something) f. kaykılmak
slouch down (in something) f. kıvrılmak
slouch down (in something) f. yığılmak
slouch down f. yığılmak
slouch down f. kaykılmak
slouch down f. (yorgunluktan, sıkıntıdan) ağırlaşmak
slouch down f. gevşemek
slouch down (in something) f. (yorgunluktan, sıkıntıdan) ağırlaşmak
slouch behind f. arkasında çöküp kalmak
slouch behind (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arkasına çökmek
slouch behind (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arkasında çöküp kalmak
slouch behind (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arkasına eğilmek
slouch over f. eğilerek durmak
slouch behind f. arkasına çökmek/çömelmek
slouch behind (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arkasına çömelmek
slouch over f. yayılmak/yığılmak
slouch over f. omuzları çökmüş bir şekilde durmak
slouch over f. kambur durmak
Deyim
be no slouch f. eline su dökülmemek
be no slouch (at something/at doing something) f. (bir şeyde/bir şeyi yapmakta) eline su dökülmemek
be no slouch (at something/at doing something) f. (bir şeyde/bir şeyi yapmakta) iyi olmak
be no slouch (at something/at doing something) f. (bir şeyde/bir şeyi yapmakta) başarılı olmak
be no slouch (at something/at doing something) f. (bir şeyde/bir şeyi yapmakta) üzerine olmamak
be no slouch expr. üzerine olmamak (bir alanda oldukça başarılı olanlar için kullanılır)
no slouch expr. üzerine yok
no slouch expr. eline su dökülemez
no slouch expr. çok iyi/başarılı
Konuşma
don't slouch expr. kambur durma