eğri - Türkçe İngilizce Sözlük

eğri

"eğri" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
eğri curve i.
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
eğri crooked s.
My nose is really big, and it's crooked as well.
Burnum gerçekten büyük ve aynı zamanda eğri.

More Sentences
eğri skew s.
eğri awry s.
Genel
eğri askew s.
The table is askew, it's likely going to turn over soon.
Masa eğri, yakında devrilecek gibi duruyor.

More Sentences
eğri curved s.
Eagles have curved beaks.
Kartalların eğri gagaları vardır.

More Sentences
eğri bent s.
Why is the banana bent?
Muz neden eğri?

More Sentences
Teknik
eğri bent s.
Why is the banana bent?
Muz neden eğri?

More Sentences
Otomotiv
eğri curve i.
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
Gıda
eğri curve i.
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
Matematik
eğri curve i.
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
Genel
eğri catawampus i.
eğri wimple i.
eğri outshoot i.
eğri slouchy s.
eğri wry s.
eğri skewed s.
eğri warped s.
eğri sloping s.
eğri unparallel s.
eğri flexuous s.
eğri slouching s.
eğri oblique s.
eğri cockeyed s.
eğri circumflex s.
eğri slanted s.
eğri aslant s.
eğri hubbly s.
eğri aslope s.
eğri sinuous s.
eğri inclined s.
eğri awry s.
eğri devious s.
eğri bowed s.
eğri untrue s.
eğri out of the straight s.
eğri slanting s.
eğri bandy s.
eğri irregular s.
eğri out of true s.
eğri uneven s.
eğri beveled s.
eğri bevelled s.
eğri camous s.
eğri camsho [scottish] s.
eğri agee s.
eğri noncounterweighted s.
eğri kam s.
eğri leaning s.
eğri wonky [uk] s.
eğri meandrous s.
eğri wrie s.
eğri lumpy s.
eğri bunch-backed s.
eğri gleed [scotland] s.
eğri crabbed [obsolete] s.
eğri crabby [obsolete] s.
eğri dogleg s.
eğri gauche s.
eğri shamble s.
eğri crumpled s.
eğri skewwhiff [dialect] [uk] s.
eğri skue s.
eğri slouch s.
eğri sprung s.
eğri squint s.
eğri arc s.
eğri lopsided s.
eğri acock zf.
eğri camously zf.
Deyim
eğri cattywampus s.
Teknik
eğri curved line i.
eğri trajectory i.
eğri bend i.
eğri bevelled s.
eğri tortuous s.
eğri beveled s.
Denizcilik
eğri timber i.
Botanik
eğri acinaciform s.
Eski Kullanım
eğri curvity i.
Argo
eğri on the huh [uk] expr.
İngiliz Argosu
eğri skew-whiff i.

"eğri" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
eğri büğrü crooked s.
Genel
eğri yüzey inclined plane i.
eğri yüzey incline i.
sarmal eğri helix i.
kutupsal eğri polar curve i.
uzun ve eğri bıçak bowie knife i.
eğri büğrü yazma scribbling i.
kısa ve eğri çizgi squiggle i.
izomanyetik eğri isomagnetic line i.
eğri büğrülük twistedness i.
elastik eğri elastica i.
oval simetrik eğri oval i.
eğri uzunluğu length of a curve i.
eğri molekül non linear molecule i.
yukarıya doğru giden eğri upward sloping curve i.
dışbükey eğri convex curve i.
eğri tahta hame i.
eğri ağızlı alaturka musluk bibcock i.
eğri ağızlı alaturka musluk bib i.
eğri şablonu curve i.
suların çekilip yükselmesi esnasında deniz seviyesinin çizdiği hattı harita üzerinde gösteren eğri co-tidal line i.
eğri cıvata anahtarı hook wrench i.
eğri ağızlı tenekeci makası hawkbill snips i.
noktalı eğri dotted curve i.
cam veya plastikten yapılmış eğri kamış sipper i.
sivri uçlu eğri sharp pointed curve i.
eğri çizimi curve sketching i.
şekilleri eğri büğrü gösteren ayna carnival mirror i.
şekilleri eğri büğrü gösteren ayna funhouse mirror i.
şekilleri eğri büğrü gösteren ayna distorting mirror i.
eğri bir batonla çalınan, batı afrika'ya özgü küçük bir vurmalı çalgı talking drum i.
eğri büğrü olma anfractuosity i.
yukarıya doğru giden eğri upcurve i.
yukarı eğri upsweep i.
hanedan armasında gayrimeşruluğu gösteren kısa ve dar eğri batton i.
hamutun koşum kayışına bağlı eğri çubuklara takılan deri kayış hame strap i.
koşum kayışını eğri çubuğa bağlayan kayış ilmeği hame tug i.
eğri tahtalar hames i.
koşum kayışına bağlı iki eğri çubuktan her biri haulm i.
koşum kayışına bağlı iki eğri çubuktan her biri hem [dialect] [uk] i.
iki eğri çizgi şeklinde resmedilen arma şekli gare i.
eğri şey oblique i.
paralel eğri parallel i.
dörtlükten kısa notalara konan eğri çizgi flag i.
eğri kılıç scymetar [obsolete] i.
yapısal bir parçanın eğri kısmını kesmeden önce malzeme üzerine yerleştirme işlemi spiling i.
eğri tasarım streamlining i.
eğri büğrü yazmak scribble f.
pürüzlü eğri büğrü yırtmak jag f.
eğri durmak lean f.
eğri yoldan gitmek skew f.
eğri koymak slope f.
eğri yapmak skew f.
eğri olarak yükselmek veya düşmek (fiyat) carve f.
(eğri bir şeyi) düzeltmek unwarp f.
eğri durmak lean f.
eğri olmak lean f.
eğri şeklinde bükülmek circumflect f.
grafiğe yerleştirilmiş noktaları birleştirerek eğri oluşturmak plot f.
geniş bir eğri şeklinde hareket etmek sweep f.
eğri yapmak arch f.
eğri büğrü uneven s.
eğri büğrü hubbly s.
eğri boyunlu wry necked s.
eğri büğrü gnarled s.
daha eğri wrier s.
eğri büğrü scratchy s.
eğri büğrü skew s.
en eğri wriest s.
eğri büğrü screwed s.
eğri büğrü devious s.
eğri büğrü yazılmış scribbled s.
eğri büğrü twisted s.
eğri büğrü tortuous s.
kenarları eğri büğrü kesilmiş ragged s.
eğri büğrü contorted s.
eğri yamuk crooked s.
eğri büğrü crinkly s.
eğri büğrü crinkled s.
eğri büğrü rippled s.
eğri büğrü wavelike s.
eğri büğrü wavy s.
eğri bacaklı bandy legged s.
eğri halinde curvilinear s.
eğri büğrü camsho [scottish] s.
eğri yörüngeli trajectile s.
eğri yörünge oluşturmaya müsait trajectile s.
eğri yörünge ile tanımlanan trajectile s.
eğri büğrü anfractuose s.
eğri olmayan unsloped s.
eğri olmayan untilted s.
eğri büğrü knarry s.
eğri büğrü knarred s.
eğri büğrü buckled s.
aşırı eğri obuncous s.
eğri büğrü confragose s.
eğri büğrü informal s.
eğri çizgilerle çevrili curvilineal s.
eğri çizgiyle gösterilen curvilineal s.
(özellikle eğri içinde) merkeze yönelmiş inward-moving s.
eğri büğrü crump s.
eğri büğrü skue s.
eğri halinde olan streamlined s.
(el) eğri büğrü knotted s.
eğri çizgisi olan sweeping s.
eğri biçimli sweeping s.
eğri olarak aslope zf.
eğri büğrü bir halde twistedly zf.
eğri bir halde wryly zf.
eğri olarak aslant zf.
eğri şekilde wryly zf.
eğri bir şekilde sinuously zf.
eğri büğrü bir şekilde deviously zf.
eğri olarak askew zf.
eğri bir biçimde slouchingly zf.
eğri bir biçimde torsionally zf.
eğri olarak camously zf.
eğri olarak agee zf.
eğri büğrü yazarak scrawlingly zf.
eğri büğrü yazarak scribblingly zf.
eğri bir şekilde skewwhiff [dialect] [uk] zf.
eğri olarak slant zf.
eğri bir şekilde slouchily zf.
eğri gözle askance zf.
eğri anlamına gelen bir ön ek lox- ök.
İfadeler
eğri oturup doğru konuşalım let's just call a spade a spade expr.
eğriye eğri doğruya doğru true as bob [south africa] expr.
eğriye eğri doğruya doğru true as god [south africa] expr.
yılan kendi eğriliğine bakmaz da devenin boynu eğri der beam in (one's) eye expr.
Atasözü
çok kişiyle yapılan iş eğri büğrü/eciş bücüş olur a camel is a horse designed by a committee
Konuşma Dili
uzun, köşeli ve eğri saç kesimi gumby i.
Deyim
eğri büğrü yol jumble-gut lane [obsolete] i.
doğruya doğru eğriye eğri demek call a spade a spade f.
eğri oturup doğru konuşmak call a spade a spade f.
dilenciye hıyar vermişler, eğri diye beğenmemiş beggars must not be choosers expr.
eğri oturalım doğru konuşalım sit crooked but talk straight expr.
yılan kendi eğriliğine bakmaz da devenin boynu eğri der a beam in your eye expr.
Ticaret/Ekonomi
ekonomide reel ücretler yükseldikçe arz edilen işgücünün önce artıp sonra azalacağını gösteren eğri benefit principle i.
çeşitli fiyatları baz alarak tüketicilerin satın alacakları miktarları gösteren eğri demand curve i.
eğri dilim curved segment i.
eğri grafiği curve chart i.
normal eğri normal curve i.
negatif eğilimli eğri negative biased curve i.
eğri kavis curve i.
belli bir seviyeyi aşan vergi oranlarının ekonomik büyümeyi engelleyerek devlet gelirlerini azalttığı teorisini gösteren bir eğri laffer curve i.
Sanayi
(kağıt para) bir iş üzerinde çiçekli rozete benzeyen çeşitli eğri çizgiler oluşturmak için döner mandrel ve kesme noktası arasında dış merkezli göreceli hareket yaratmak için kullanılan bir torna aparatı rose engine i.
Teknik
eğri çizgi curved line i.
eğri akım çizgisi curved flow line i.
eğri eşik curved weir i.
pürüzsüz eğri smooth curve i.