oblique - Türkçe İngilizce Sözlük

oblique

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

oblique — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eğik, dolaylı
Okunuş (IPA):
(AmE /oʊˈbliːk/ – BrE /əʊˈbliːk/)
Terim Türü:
Sıfat
Doğrudan olmayan ya da açıyla ilerleyen durumu ifade eden sözcüktür. Latince obliquus kökünden gelmiştir; eğrilik ve dolaylılık anlamına gelir. Geometri ve mecazi anlatılarda dolaylı yaklaşımı belirtir

"oblique" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
oblique s. eğik
The oblique angle was hardly seen in the old picture.
Eski resimde neredeyse hiç eğik açı yoktu.

More Sentences
Genel
oblique s. dolaylı
When asked, her response was characteristically oblique.
Soru sorulduğunda verdiği cevap oldukça dolaylıydı.

More Sentences
oblique s. dolaylı
When asked, her response was characteristically oblique.
Soru sorulduğunda verdiği cevap oldukça dolaylıydı.

More Sentences
Teknik
oblique i. eğik çizgi
It is not correct to use an oblique between those words.
Bu kelimeler arasında eğik çizgi kullanmak doğru değildir.

More Sentences
Medikal
oblique s. eğik
The oblique angle was hardly seen in the old picture.
Eski resimde neredeyse hiç eğik açı yoktu.

More Sentences
Genel
oblique i. eğilim
oblique i. eğri şey
oblique i. eğik şey
oblique f. meyletmek
oblique f. sapmak
oblique f. eğik yönde gitmek
oblique f. eğik yönlü olmak
oblique s. dolambaçlı
oblique s. imalı
oblique s. yamuk
oblique s. yoldan çıkmış
oblique s. mail
oblique s. eğri
oblique s. verev
oblique s. meyilli
oblique s. oblik
oblique s. yatık
oblique s. şevli
oblique s. yansı
oblique s. yanıltıcı
oblique s. yalancı
oblique s. hileli
oblique s. açılı
oblique s. dolaylı ifade edilen
oblique s. dolaylı şekilde belirtilen
oblique s. dolaylı şekilde hedeflenen
oblique s. dolaylı yoldan ulaşılan
oblique s. kavaliyer perspektife ilişkin
Teknik
oblique s. eğimli
oblique s. yatık
Denizcilik
oblique i. rotayı 90 dereceden daha az değiştirme
Medikal
oblique i. bir düzlemden sapan
oblique s. eğimli olan
oblique s. enine veya boyuna olmayan
Anatomi
oblique i. yan karın kası
oblique i. yan karın kası
oblique i. göz küresinin üst kısmında bulunup gözü aşağı ve yana hareket ettiren uzun ve ince bir kas
oblique i. göz küresinin üst kısmında bulunup gözü yukarı ve yana hareket ettiren kısa bir kas
Geometri
oblique i. eğik doğru
oblique i. yatık doğru
oblique s. dik açılı olmayan
oblique s. dik açı içermeyen
Botanik
oblique s. orta damarının bir tarafındaki parçası diğer taraftakinden farklı boyut veya şekilde olan (yaprak)
Dilbilim
oblique i. yalın olmayan gramatik hal
oblique i. ismin hal eki
oblique i. yalın dışı durumun çekim eki
oblique s. yalın hal veya seslenme hali dışındaki (isim hali)
Coğrafya
oblique s. ekvator ve kutuplar arasındaki noktadaki izdüşüm düzleminin yeryüzüne teğet olduğu (harita izdüşümü)
Askeri
oblique f. açıyla ilerlemek (askeri birlik)
oblique f. yana doğru yön değiştirmek
oblique zf. 45 derecelik açıyla
Fotoğrafçılık
oblique i. eğik açıyla çekilmiş hava fotoğrafı
oblique s. kamera ekseni yatay veya aşağı yönlendirilip dikey olarak yönlendirilmemiş bir uçaktan çekilen (fotoğraf)
Matbaa
oblique i. (virgül, taksim işareti) yatık çizgi
oblique i. italik gibi biçimli ve eğik harf
oblique s. hafif sağa doğru yatık (harf)

"oblique" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 129 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
oblique case i. ismin yalın halinden başka herhangi bir hali
oblique view i. eğik görüş
oblique-angled s. yatık açılı
oblique-angled s. eğik açılı
Teknik
oblique section i. eğik kesit
oblique throat i. eğik boğaz
oblique axis i. verev aks
oblique weir i. verev savak
oblique cone i. eğik koni
oblique load i. eğik yük
oblique axis i. verev eksen
oblique section i. verev kesit
oblique view i. eğik görüş
oblique throat i. verev boğaz
oblique projection i. kavaliyer perspektif
oblique wind i. yan rüzgar
oblique section i. çapraz kesit
low oblique i. dik çekim
oblique impact i. açılı çarpma
oblique roll pass i. yatık paso
oblique roll pass i. yatık geçi
oblique cutting i. eğik kesme
oblique evaporation shadowing i. eğik buharlaştırma gölgelemesi
oblique cutting i. açılı kesme
oblique machining i. açılı işleme
oblique illumination i. eğik aydınlatma
oblique machining i. eğik işleme
oblique blade position i. yatık kanat pozisyonu
high-oblique s. yüksek eğimli
Bilgisayar
bold oblique i. kalın oblik
Mekanik
oblique cutting i. eğik kesme
Mimarlık
oblique arch i. pervazları yüzeyiyle dik açı yapmadığı için iç kısmı eğik olan kemer
oblique bridge i. verev köprü
İnşaat
oblique scarf joint i. kamalı bağlama
Otomotiv
oblique windshield i. eğimli ön cam
oblique crash test i. açılı darbe testi
Havacılık
high oblique i. hava fotoğrafı
oblique junction i. eğri kavşak
oblique flight i. yatık uçuş
oblique by-pass i. eğri tali yollar
high oblique i. ufuk çizgisi görülecek şekilde bir eğim vererek çekilen hava fotoğrafı
Denizcilik
oblique incident wave i. açılı olarak gelen
oblique waves i. oblik
oblique sailing i. geminin dört ana yön haricinde bir rotada hareket etmesi
Medikal
lao (left anterior oblique) i. sol ön oblik
abdominal external oblique muscle i. gövdenin her iki yanında çaprazlama bulunan karın kası
abdominal external oblique muscle i. gövdenin her iki tarafında çapraz olarak bulunan karın kası
oblique bandage i. uzuvdan yukarı veya aşağı doğru eğik bağlanan bir bandaj
Anatomi
abdominal external oblique muscle i. yan karın kası
external oblique muscle i. yan karın kası
oblique vein of the left atrium i. koroner sinüsün bir kolu
oblique muscle i. vücudun orta hattına eğik yönde hareket eden bir kas
oblique muscle i. vücudun orta hattındaki kaslara eğik yönde hareket eden bir kas
oblique vein of the left atrium i. koroner sinüsün bir kolu
Patoloji
transverse and oblique lie i. transvers ve oblik pozisyon
Matematik
oblique prism i. eğik prizma
oblique circular cylinder i. eğik dairesel silindir
oblique triangle i. eğik üçgen
oblique coordinate system i. eğik koordinat sistemi
oblique triangle i. basit küresel üçgen
oblique cylinder i. eğik silindir
oblique angle i. eğik açı
oblique circular cone i. eğik dairesel koni
oblique asymptote i. eğik asimptot
oblique prism i. yatık prizma
oblique triangle i. yatık üçgen
oblique cylinder i. yatık yuvak
oblique angle i. yatık açı
oblique cylinder i. yansı silindir
oblique prism i. yatık biçme
oblique cylinder i. yatık silindir
oblique line i. yatık doğru
oblique prism i. eğik biçme
oblique line i. eğik doğru
oblique pyramid i. eğik piramit
oblique cone i. eğik koni
oblique asymptote i. eğik asimptot
oblique coordinates i. yatık koordinatlar
oblique pyramid i. yatık piramit
oblique asymptote i. eğik kavuşmaz
oblique cone i. yatık koni
oblique coordinates i. yatık konaçlar
Geometri
oblique pentagonal i. eğik beşgen piramit
oblique angle i. yatık açı
oblique rectangular i. eğik prizma
oblique hexagonal i. eğik altıgen piramit
oblique planes i. zirveden aşağıya doğru eğimli düzlemler
oblique system of coordinates i. koordinat eksenlerinin birbirine eğik olduğu sistem
oblique planes i. ufka doğru eğimli düzlemler
oblique circle i. düzlemi ilkel düzlemin eksenine eğik olan daire
İstatistik
oblique factor i. eğik etken
Biyoloji
oblique section i. eğik kesi
Gökbilim
oblique ascension i. ekvatorun koç takımyıldızı ile doğan bir yıldız arasında kalan yayı
oblique descension i. gök cisminin altına inen ekvator yayı
oblique sphere i. yer kürenin ekseni yer ufkuna eğik olduğundaki hali
oblique descension i. ekvatorun bir gök cisminin altına inen derecesi
oblique ascension i. ekvatorun koç takımyıldızının ilk noktası ile ufka yükselen yıldız arasındaki kalan yayı
oblique sphere i. gök küresinin ekseni yer ufkuna eğik olduğundaki hali
Botanik
oblique leaf i. normal konumuna göre bükülmüş yaprak
Edebiyat
oblique narration i. asıl konuşmacı haricindeki biri tarafından alıntılanan konuşma
oblique speech i. dolaylı olarak alıntılanan konuşma
oblique speech i. asıl konuşmacı haricindeki biri tarafından alıntılanan konuşma
oblique narration i. dolaylı olarak alıntılanan konuşma
Dilbilim
oblique case i. yalın dışı durum
oblique case i. yalındışı durum
oblique case i. yalın ve seslenme olmayan gramatik hal
Meteoroloji
oblique visibility i. eğik rüyet
Jeoloji
oblique fault i. diyagonal kırık
oblique fault i. çapraz kırık
oblique-slip fault i. hareketin hem doğrultu hem de eğim boyunca ilerlediği fay
oblique fault i. etkilenen kayaların doğrultusuna paralel veya dik olmayıp eğik olarak uzanan bir fay
Askeri
side oblique air photograph i. yana eğik hava fotoğrafı
oblique fire i. yan ateş
mil-gridded oblique photograph i. milyem gridli eğik hava fotoğrafı
oblique air photograph strip i. eğik hava fotoğrafı şeridi
low oblique i. düşük eğimli hava fotoğrafı
oblique line overlap i. eğik fotoğraf bindirmesi
low oblique photograph i. düşey hava fotoğrafı
oblique compartment i. eğik kompartıman
oblique air photograph i. eğik hava fotoğrafı
oblique photograph i. eğik fotoğraf
forward oblique air photograph i. ileri yatay hava fotoğrafı
oblique flank i. perdede karşı burcun ateşinin görülebileceği bölüm
oblique step i. askerin ilerlerken yaklaşık 25 derecelik bir açıyla sağa veya sola hareket ettiği eski bir askeri yürüyüş
right oblique march expr. yarım sağa dön marş!
left oblique march! expr. yarım sola dön marş!
Silah/Atıcılık
oblique fire i. yönü ateşlenen hatta dik olmayan atış
Müzik
oblique motion i. bir parça yükselip alçalırken diğerinin aynı tonu uzatması veya tekrarlaması
Sinema
oblique travelling i. eğik kaydırma