curve - Türkçe İngilizce Sözlük

curve

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

curve — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eğri, viraj, eğrilmek
Okunuş (IPA):
(AmE /kɝːv/ – BrE /kɜːv/)
Terim Türü:
İsim: curve (curves); Fiil: curve (curves – curved – curving)
Eğri biçimli çizgiyi, yoldaki virajı veya bir şeyin eğrilmesini tanımlar; isim ve fiil olarak kullanılır. Latince curvus (“eğri”) kökünden Fransızca üzerinden İngilizceye geçmiştir; modern dilde geometri, yol tarifleri ve istatistiksel “eğri” kullanımlarıyla çok yönlüdür.
Eş Anlamlılar:
bend, arc
Zıt Anlamlılar:
line, straighten

"curve" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
curve i. eğri
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
curve i. kavis
curve f. bükülmek
Genel
curve i. viraj
You must slow down at every curve!
Her virajda yavaşlamalısın!

More Sentences
curve i. kıvrım
I love every curve of your body.
Vücudunun her kıvrımını seviyorum.

More Sentences
curve i. falso
Be careful; I throw a mean curveball.
Dikkatli ol; falsolu top atarım.

More Sentences
curve f. kıvrılmak
The cycling route curves around the stadium.
Bisiklet rotası stadyumun etrafında kıvrılıyor.

More Sentences
curve f. dönmek
This road curves gently to the right.
Bu yol hafifçe sağa dönüyor.

More Sentences
Otomotiv
curve i. eğri
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
Gıda
curve i. eğri
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
Matematik
curve i. eğri
The curves on the graphic represent the increases.
Grafikteki eğriler artışları temsil ediyor.

More Sentences
Genel
curve i. dönemeç
curve i. kavisli şey
curve i. kavis
curve i. münhani
curve i. pistole
curve i. dönüş
curve i. eğri şablonu
curve i. numara
curve i. hile
curve i. ilerleme
curve i. seyir
curve i. eğilim
curve f. eğilmek
curve f. bükmek
curve f. kıvırmak
curve f. eğmek
curve f. kavisleştirmek
curve f. kavis çizmek
curve f. eğrilmek
Ticaret/Ekonomi
curve i. eğri kavis
Teknik
curve i. kavis
Mimarlık
curve i. aylama
Otomotiv
curve i. dönemeç
Demiryolu
curve i. kurb
Geometri
curve i. iki geometrik yüzeyin kesişimi
Eğitim
curve i. notları çan eğrisine göre düzenleme
curve f. çan eğrisiyle değerlendirmek
Spor
curve i. eğik beyzbol atışı
curve i. sağdan başlayıp sola kayan top
curve f. (topu) eğimli bir şekilde atmak
curve f. (beyzbol vurucusuna) eğimli top atmak
Fotoğrafçılık
curve i. karakteristik a eğrisi
Eski Kullanım
curve s. eğimli
curve s. kavisli

"curve" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
levelling curve i. düzeç eğrisi
frequency curve i. frekans eğrisi
creep curve i. sünme eğrisi
load extension curve i. yük uzatma eğrisi
ballistic curve i. balistik eğrisi
magnetization curve i. mıknatıslanma eğrisi
attenuation curve i. azalım eğrisi
cruciform curve i. haç eğrisi
distribution curve i. dağılım eğrisi
moment curve i. moment eğrisi
polar curve i. kutupsal eğri
master tempering curve i. temel menevişleme eğrisi
yield curve i. randıman eğrisi
sharp curve i. keskin dönüş
transition curve i. rakordman
light curve i. ışık eğrisi
j curve i. j eğrisi
analysis curve i. analiz eğrisi
length of a curve i. eğri uzunluğu
upward sloping curve i. yukarıya doğru giden eğri
convex curve i. dışbükey eğri
dangerous curve i. tehlikeli viraj
decay curve i. bozunma eğrisi
easement curve i. birleştirme eğrisi
fathom curve i. eşderinlik eğrisi
bell-shaped curve i. çan eğrisi
adiabatic-saturation curve i. adyabatik doyma eğrisi
travel-time curve i. varış zamanı eğrisi
horizontal curve i. yatay kurb
dotted curve i. noktalı eğri
survival curve i. canlılık eğrisi
soft curve of one's neck i. boynunun yumuşak kavisi
sharp pointed curve i. sivri uçlu eğri
curve sketching i. eğri çizimi
blind curve i. kör viraj
meridian curve i. meridyene benzeyen çizgi veya halka (deniz kestanelerinin yuvarlak kabuklarında görülen)
meridian curve i. (akupunkturda) vücudun yaşam enerjisinin aktığı kanallar
curve inward f. içeri bükülmek
curve inward f. içe bükülmek
pass a curve (in a road) f. dönemeçten geçmek
be on a steep learning curve f. zor olan bir şeyi/şeyleri kısa sürede öğrenmek durumunda kalmak
negotiate a curve f. viraji almak/dönmek
flatten the curve f. eğriyi düzleştirmek
Öbek Fiiller
curve to something f. -e doğru kıvrılmak
curve to f. '-e doğru kavis çizmek
curve to f. '-e doğru kavislenmek
curve to f. -e doğru kıvrılmak
curve to f. '-e doğru falso yapmak
Konuşma Dili
curve ball i. (beyzbol) falsolu top
curve ball i. kandırmaca
curve ball i. falsolu, beklenmedik durum
curve ball i. aldatmaca
curve ball i. (beyzbol) kavisli top
curve ball i. oyun
curve ball i. sürpriz, şaşırtıcı şey
curve ball i. numara
curve ball i. dalavere
curve ball i. lolo
curve ball i. üçkağıt
Deyim
curve ball i. yem
curve ball i. yanıltıcı şey
curve ball i. belirsizlik yaratan şey
curve ball i. beklenmedik sonuç
curve ball i. açıklanamayan olay
curve ball i. aldatıcı hareket
pitch someone a curve ball f. birinin yüreğini ağzına getirmek
throw a curve f. ters köşe yapmak
throw someone a curve f. ters köşe yapmak
throw someone a curve (us) f. birine beklemediği bir soru sormak
throw someone a curve (us) f. tersköşe yapmak
throw someone a curve (us) f. yanıltmak
flatten the curve f. bir enfeksiyonun yayılma hızını/oranını/grafiğini düşürmek
pitch (one) a curve (ball) f. (birini) kurnazlıkla alt etmek
pitch (one) a curve (ball) f. (birini) afallatmak
pitch (one) a curve (ball) f. (birinin) ağzını açık bırakmak
pitch (one) a curve (ball) f. (birini) mat etmek
ahead of the curve s. ortalamadan daha iyi/yüksek/fazla
ahead of the curve s. konusunda lider
ahead of the curve s. konusunda önde gelen
ahead of the curve s. konusunda ön sıralarda gelen/etkili
ahead of the curve s. konusunda uzman
ahead of the curve s. alanındaki en iyi
ahead of the curve s. ortalamanın üstünde
ahead of the curve s. konusunda yetkin
above the curve zf. aşmış durumda
above the curve zf. çok daha gelişmiş durumda
above the curve zf. fersah fersah önde
ahead of the curve zf. vasatın üstünde
ahead of the curve zf. başı çeken
ahead of the curve zf. vasat üstü
ahead of the curve zf. en önde gelen
ahead of the curve zf. ortalamanın üstünde
ahead of the curve zf. öncülük eden
ahead of the curve zf. ön planda
ahead of the curve zf. başta gelen
ahead of the curve zf. yol gösteren
ahead of the curve expr. çağının ötesinde
behind the curve expr. çağının gerisinde
above the curve expr. çok ilerde
above the curve expr. katbekat üstünde
above the curve expr. açık ara önde
ahead of/behind the curve [us] expr. çağının ötesinde/gerisinde
ahead of/behind the curve [us] expr. çağının ilerisinde/gerisinde
ahead of/behind the curve [us] expr. ortalamanın üstünde/altında
ahead of/behind the curve [us] expr. çağının ilerisinde/gerisinde
ahead of/behind the curve [us] expr. çağının ötesinde/gerisinde
ahead of/behind the curve [us] expr. ortalamanın üstünde/altında
Ticaret/Ekonomi
lorenz curve i. lorenz eğrisi
income consumption curve i. gelir tüketim eğrisi
market demand curve i. piyasa talep eğrisi
laffer curve i. laffer eğrisi
individual's demand curve i. bireysel talep eğrisi
cost curve i. maliyet eğrisi
consumption possibilities curve i. halkın devlet hizmetlerinden sağladığı yararlar ölçüsünde vergilendirilmesi görüşü
isocost curve i. eş maliyet eğrisi
bell shaped curve i. çan eğrisi
bell shape curve i. orta vadelerde yüksek verim eğrisi
contract curve i. bağıt eğrisi
demand curve i. talep eğrisi
yield curve i. getiri eğrisi
planning curve i. planlama eğrisi
regressive supply curve i. tersine dönen arz eğrisi
investment curve i. yatırım eğrisi
trade off curve of convertible securities i. değiştirilebilir menkul kıymetlerin değişim eğrisi
is curve i. is eğrisi
offer curve i. teklif eğrisi
reaction curve i. tepki eğrisi
philips curve i. philips eğrisi
contract curve i. anlaşma eğrisi
bp curve i. ödemeler dengesidoğrusu
experience curve pricing i. deneyim eğrisine bağlı fiyatlandırma
production possibilities curve i. üretim olanakları eğrisi
kinked demand curve i. dirsekli talep eğrisi
indifference curve i. kayıtsızlık eğrisi
investment demand curve i. yatırım talep eğrisi
contract curve i. sözleşme eğrisi
yield curve i. verim eğrisi
aggregate demand curve i. toplam talep eğrisi
production contract curve i. sözleşme eğrisi (üretim alanında)
supply curve i. arz eğrisi
trade indifference curve i. ticaret kayıtsızlık eğrisi
proportionate demand curve i. talep eğrisi
industry supply curve i. piyasa arz eğrisi
aggregate supply curve i. toplam arz eğrisi
inverted curve i. negatif eğimli verim eğrisi
bell shaped curve i. normal dağılım eğrisi
isoquant curve i. eş ürün eğrisi
demand curve i. çeşitli fiyatları baz alarak tüketicilerin satın alacakları miktarları gösteren eğri
bp curve i. dış denge doğrusu
envelope curve i. zarf eğrisi