sweeping - Türkçe İngilizce Sözlük

sweeping

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sweeping — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kapsamlı, geniş etkili
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈswiːpɪŋ/ – BrE /ˈswiːpɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: sweeping
Geniş alanı kapsayan ya da güçlü etki yaratan niteliktir. Sweep fiilinin sıfatlaşmış biçimi, etki alanının büyüklüğünü vurgular.
Eş Anlamlılar:
extensive, far-reaching
Zıt Anlamlılar:
limited

"sweeping" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sweeping i. süpürme
Sweeping the room is my daughter's job.
Odayı süpürmek kızımın işidir.

More Sentences
sweeping s. geniş kapsamlı
We cannot make such sweeping generalisations.
Bu kadar geniş kapsamlı genellemeler yapamayız.

More Sentences
sweeping s. geniş
The documentary gave us a sweeping look at the Middle Ages.
Belgesel bize Orta Çağ'a geniş bir bakış açısı kazandırdı.

More Sentences
sweeping s. panoramik (manzara)
Presenting sweeping views of the Indian Ocean, Galadari Hotel is just 320 metres from Colombo World Trade Centre.
Hint Okyanusu'nun panoramik manzarasını sunan Galadari Hotel, Colombo Dünya Ticaret Merkezi'ne sadece 320 metre mesafededir.

More Sentences
sweeping s. nefes kesici
The sweeping curves are the main feature of the valley.
Nefes kesici kıvrımlar vadinin ana özelliğidir.

More Sentences
sweeping s. kapsamlı
The authorities announced sweeping reforms in taxes.
Yetkililer vergilerde kapsamlı reformlar yapılacağını duyurdu.

More Sentences
sweeping i. yeterince fark gözetmeyen
sweeping i. tarama
sweeping i. temizleme
sweeping i. süprüntü
sweeping i. kırpıntı
sweeping i. yongalar
sweeping i. metal süprüntüleri
sweeping i. maden süprüntüleri
sweeping s. genel
sweeping s. süpüren
sweeping s. ezici
sweeping s. coşkulu
sweeping s. sert esen
sweeping s. geniş bir alanı kapsayan
sweeping s. şiddetli
sweeping s. radikal
sweeping s. fazla genel
sweeping s. çok kapsamlı
sweeping s. köklü
sweeping s. çok geniş
sweeping s. geniş içerikli
sweeping s. eğri çizgisi olan
sweeping s. kapsamlı ve geniş alanı yok eden (saldırı)
sweeping s. eğri biçimli
sweeping s. ayrım gözetmeyen
sweeping s. toptan
sweeping s. topyekün
sweeping s. geniş etkili
sweeping zf. büyük çapta
Teknik
sweeping i. arındırma
sweeping i. tarama
sweeping i. temizleme
Osmanlıca
sweeping s. şümullü

"sweeping" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mine sweeping i. mayın tarama
street sweeping machine i. yol süpürme makinası
sweeping changes i. köklü değişiklikler
sweeping changes i. geniş kapsamlı değişiklikler
sweeping changes i. büyük değişiklikler
sweeping bow i. gösterişli selam
sweeping bow i. abartılı selam
clean by sweeping f. süpürerek temizlemek
make a sweeping statement f. genelleme yapmak
Deyim
sweeping gesture i. abartılı jest
Ticaret/Ekonomi
sweeping tax i. sokak temizliği vergisi
Hukuk
sweeping claim i. kapsamlı iddia
Siyasal
sweeping reform i. kapsamlı reform
Teknik
sweeping machine i. süpürme makinesi
sweeping motion i. süpürme hareketi
pre-sweeping duration i. ön süpürme süresi
flue gas sweeping i. baca gazı yalaması
Denizcilik
sweeping of the sea i. denizin temizlenmesi
Askeri
sweeping equipment i. tarama cihazı
sweeping fire i. tarama ateşi
mine sweeping detector i. mayın arama detektörü
mine sweeping i. mayın tarama
sweeping sector i. sektör tarama
precursor sweeping i. prekürsör tarama
attrition sweeping i. sürekli tarama
check sweeping i. kontrol taraması
initial path sweeping i. ilk yol temizlemesi
search sweeping i. arama taraması
attrition sweeping i. mayın riskini gemilerden uzak tutmak için mayın tarlalarının sürekli süpürülmesi
skim sweeping i. (deniz mayını harbinde) belirli bir derinlikte yapılan tel taraması
Basketbol
sweeping a series i. bir takımın rakip takım ile oynadığı tüm maçları kazanması