extensive - Türkçe İngilizce Sözlük

extensive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

extensive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kapsamlı, geniş, yaygın
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪkˈstɛnsɪv/ – BrE /ɪkˈstensɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Alan veya içerik bakımından geniş yer kaplayan, detaylı ve büyük kapsamlı olanı niteleyen sözcüktür. Latince extensus kök ailesinden gelir; modern kullanımda extensive, “çok”tan ziyade “geniş alana yayılan” ve “kapsamı büyük” olma fikrini öne çıkarır (extensive research).
Eş Anlamlılar:
wide-ranging, comprehensive, broad
Zıt Anlamlılar:
limited, narrow, minimal

"extensive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
extensive s. geniş
Our hotel has extensive gardens surrounding the building.
Otelimizin binayı çevreleyen geniş bahçeleri var.

More Sentences
extensive s. yaygın
We aim to maintain sustainable and extensive production of milk, especially on grassland.
Özellikle otlaklarda sürdürülebilir ve yaygın süt üretimini sürdürmeyi hedefliyoruz.

More Sentences
extensive s. kapsamlı
We conducted extensive research on the field to complete the study.
Çalışmayı tamamlamak için sahada kapsamlı bir araştırma yaptık.

More Sentences
extensive s. geniş çaplı
Most recently, we have seen an extensive oil spill in the Baltic.
Son olarak Baltık'ta geniş çaplı bir petrol sızıntısına şahit olduk.

More Sentences
extensive s. engin
Genel
extensive s. ekstansif
It is wrong that organic farming and extensive animal husbandry should be proposed as the solution.
Çözüm olarak organik tarım ve ekstansif hayvancılığın önerilmesi yanlıştır.

More Sentences
extensive s. çok
VELUX offers an extensive number of products and services to fit our customers' needs and demands.
VELUX, müşterilerimizin ihtiyaç ve taleplerine uygun çok sayıda ürün ve hizmet sunmaktadır.

More Sentences
extensive s. büyük
Our team places extensive emphasis on the provision of the best security camera system technology on the market.
Ekibimiz, piyasadaki en iyi güvenlik kamera sistemi teknolojisinin sağlanmasına büyük önem vermektedir.

More Sentences
extensive s. kapsamlı
We conducted extensive research on the field to complete the study.
Çalışmayı tamamlamak için sahada kapsamlı bir araştırma yaptık.

More Sentences
extensive s. yoğun
I know that you have an extensive personal travel schedule right throughout your country.
Ülkeniz genelinde yoğun bir kişisel seyahat programınız olduğunu biliyorum.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
extensive s. ekstansif
It is wrong that organic farming and extensive animal husbandry should be proposed as the solution.
Çözüm olarak organik tarım ve ekstansif hayvancılığın önerilmesi yanlıştır.

More Sentences
extensive s. geniş
Our hotel has extensive gardens surrounding the building.
Otelimizin binayı çevreleyen geniş bahçeleri var.

More Sentences
Genel
extensive s. derin
extensive s. vasi
extensive s. geniş ölçüde yapılan
extensive s. uzatılmış
extensive s. ekstensif
extensive s. geniş alan
extensive s. büyük alan
extensive s. ayrıntılı
Ticaret/Ekonomi
extensive s. şümullü
Teknik
extensive s. kaplamsal
Deniz Biyolojisi
extensive i. kapsam
extensive s. uzamsal
Osmanlıca
extensive s. şümullü

"extensive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
extensive agriculture i. ekstansif tarım
extensive cultivation i. geniş tarım
extensive agriculture i. yaygın tarım
extensive study i. ayrıntılı çalışma
extensive work i. ayrıntılı çalışma
extensive usage i. geniş kullanım
extensive usage i. yaygın kullanım
extensive support i. geniş çaplı destek
extensive vocabulary i. geniş kelime dağarcığı
extensive reading i. kapsamlı okuma
extensive knowledge i. geniş bilgi
extensive vocabulary i. zengin kelime dağarcığı
extensive vocabulary i. zengin dağarcık
extensive evaluation i. kapsamlı değerlendirme
extensive evaluation i. kapsamlı inceleme
extensive research i. geniş araştırma
extensive knowledge i. derin bilgi birikimi
extensive knowledge i. geniş bilgi birikimi
extensive knowledge i. yüksek bilgi birikimi
extensive damage i. geniş çaplı hasar
extensive experience i. geniş tecrübe
extensive experience i. kapsamlı deneyim
extensive experience i. geniş deneyim
extensive experience i. kapsamlı tecrübe
extensive experience i. engin deneyim
extensive experience i. engin tecrübe
give extensive authority f. yetkiyle donatmak
give extensive authority f. tam yetki vermek
suffer extensive damage f. aşırı hasar görmek
have an extensive coverage f. geniş yer tutmak (medyada vb)
launch an extensive investigation f. kapsamlı soruşturma başlatmak
launch an extensive investigation f. kapsamlı inceleme başlatmak
the most extensive s. en kapsamlı
co-extensive s. aynı yerde olan
co-extensive s. eş süreli
co-extensive s. aynı süreli
Konuşma Dili
more extensive s. daha kapsamlı
Ticaret/Ekonomi
extensive cultivation i. toprak genişletilerek yapılan tarım
extensive cultivation i. ekstansif ziraat
extensive business i. geniş çapta işletme
extensive trade i. büyük çapta ticaret
Teknik
extensive property i. yaygın özellik
extensive properties i. kaplamsal özellikler
extensive variable i. kaplamsal değişken
Otomotiv
extensive validation of identification concepts in europe i. avrupa'da tanımlama kavramlarının kapsamlı onayı
Medikal
extensive radiologic involvement i. yaygın radyolojik tutulum
extensive swelling i. ileri derecede şişlik
extensive necrosis of superficial fascia and subcutaneous tissue i. yüzeysel fasia ve sübkutan dokuların geniş nekrozu
extensive drug-resistant tuberculosis i. yaygın ilaç dirençli tüberkuloz
extensive rehabilitation i. kapsamlı rehabilitasyon
extensive resuscitation i. ileri resüsitasyon
extensive allergic fungal sinusitis i. yaygın alerjik fungal sinüzit
Gıda
extensive variable i. büyüklüğe bağlı değişken
İstatistik
extensive magnitudes i. geniş büyüklükler
extensive sampling i. geniş örnekleme
Kimya
extensive properties i. kaplamsal özellikler
extensive properties i. ekstensif özellikler
Deniz Biyolojisi
extensive culture i. ekstansif kültür
Tarım
extensive cultivation i. kaba tarım
extensive agriculture i. kaba tarım
extensive agriculture i. yaygın tarım
extensive cultivation i. ekstansif ziraat
extensive agriculture i. ekstensif tarım
extensive cultivation i. geniş tarım
extensive cultivation i. ekstansif tarım
Dilbilim
extensive reading i. yaygın okuma
Askeri
extensive cross training i. kapsamlı çapraz eğitim