alter - Türkçe İngilizce Sözlük

alter

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

alter — Definition

Anlamı ve Tanımı:
değiştirmek, farklılaştırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɔːltər/ – BrE /ˈɔːltə/)
Terim Türü:
Fiil: alter (alters – altered – altering)
Bir şeyi tamamen başka şeye çevirmeden, özelliklerini değiştirip farklı hâle getirmeyi ifade eden fiildir. Latince alter (“öteki/diğer”) kök ailesinden gelir ve “başkalaştırma” fikrini taşır.
Eş Anlamlılar:
modify, change, adjust
Zıt Anlamlılar:
keep, preserve, maintain

"alter" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
alter f. değiştirmek
We believe it significantly alters the balance of power between Member States and the European Union institutions.
Bunun Üye Devletler ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki güç dengesini önemli ölçüde değiştirdiğine inanıyoruz.

More Sentences
Genel
alter f. tadil etmek
I need to get my wedding dress altered; it's a bit large right now.
Gelinliğimde tadilat yaptırmam gerekiyor, şu an biraz büyük.

More Sentences
alter f. değişiklik yapmak
Using a theme, you can alter your site’s layout and appearance and even make some changes to its functionality.
Bir tema kullanarak sitenizin düzenini ve görünümünü değiştirebilir ve hatta işlevselliğinde bazı değişiklikler yapabilirsiniz.

More Sentences
alter f. değişmek
With enlargement too the role of the EU in the Baltic Sea will alter significantly.
Genişlemeyle birlikte AB'nin Baltık Denizi'ndeki rolü de önemli ölçüde değişecektir.

More Sentences
alter f. sapmak
The storm altered course, passing by the mainland.
Fırtına rotasından saparak anakaranın yanından geçti.

More Sentences
Hukuk
alter f. değiştirmek
We believe it significantly alters the balance of power between Member States and the European Union institutions.
Bunun Üye Devletler ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki güç dengesini önemli ölçüde değiştirdiğine inanıyoruz.

More Sentences
Teknik
alter f. değişmek
With enlargement too the role of the EU in the Baltic Sea will alter significantly.
Genişlemeyle birlikte AB'nin Baltık Denizi'ndeki rolü de önemli ölçüde değişecektir.

More Sentences
Bilgisayar
alter f. değiştirmek
We believe it significantly alters the balance of power between Member States and the European Union institutions.
Bunun Üye Devletler ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki güç dengesini önemli ölçüde değiştirdiğine inanıyoruz.

More Sentences
Genel
alter f. evirmek
alter f. başkalaşmak
alter f. tebdil etmek
alter f. başkalaştırmak
alter f. hadım etmek
alter f. kısırlaştırmak
alter f. değişim geçirmek
alter f. değişiklik geçirmek
alter f. tahrif etmek
alter f. farklılaştırmak
Hukuk
alter f. düzeltmek
alter f. tağyir etmek
Psikoloji
alter i. çoklu kişilik bozukluğunda ortaya çıkan farklı kişilik
Hayvancılık
alter i. kısırlaştırılmış hayvan
Felsefe
alter s. benliğin dışındaki
Eski Kullanım
alter f. duygusal olarak etkilemek
alter f. duygusal olarak sarsmak

"alter" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 114 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
alter ego i. bir kimsenin ikinci sahsiyeti
alter ego i. ikinci şahsiyet
alter ego i. çok yakın dost
alter ego i. yakın arkadaş
alter ego i. canciğer dost
alter ego i. ikinci kişilik
not to alter f. değiştirememek
try to alter f. değiştirmeye çalışmak
alter the climate f. iklimi değiştirmek
re-alter f. yeniden değiştirmek
re-alter f. yeniden değişiklik yapmak
Atasözü
circumstances alter cases bazı şartlar altında durum değişir
circumstances alter cases şartlara göre değişir
Deyim
alter ego i. yaşayan birinin kılığındaki kişi
alter ego i. birinin tıpatıp aynısı
alter ego i. birinin tıpkısının aynısı
alter ego i. birinin kopyası
alter ego i. yaşayan birinin kılığındaki kişi
alter ego i. birinin tıpkısının aynısı
alter ego i. birinin kopyası
alter ego i. birinin tıpatıp aynısı
alter out of all recognition f. tamamen değişmek
alter beyond all recognition f. tanınmayacak hale gelmek
alter out of all recognition f. tanınmaz hale gelmek
alter beyond (all) recognition f. inanılmayacak kadar değişmek
alter out of all recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter out of all recognition f. inanılmayacak kadar değişmek
alter out of all recognition f. tanınmayacak hale gelmek
alter beyond (all) recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter beyond (all) recognition f. tanınmayacak hale gelmek
alter beyond all recognition f. büsbütün değişmek
alter beyond (all) recognition f. tamamen değişmek
alter beyond (all) recognition f. büsbütün değişmek
alter beyond all recognition f. tamamen değişmek
alter beyond all recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter beyond all recognition f. tanınmaz hale gelmek
alter out of all recognition f. büsbütün değişmek
alter beyond (all) recognition f. tanınmaz hale gelmek
alter beyond all recognition f. inanılmayacak kadar değişmek
alter beyond (all) recognition f. neredeyse sil baştan yapmak
alter beyond (all) recognition f. tanınmayacak ölçüde değiştirmek
alter out of (all) recognition f. neredeyse sil baştan yapmak
alter beyond (all) recognition f. tamamen değişmek
alter out of (all) recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter out of (all) recognition f. tanınmayacak ölçüde değiştirmek
alter beyond (all) recognition f. baştan sona değiştirmek
alter beyond (all) recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter beyond (all) recognition f. baştan sona değiştirmek
alter out of (all) recognition f. tamamen değişmek
alter out of (all) recognition f. baştan sona değiştirmek
alter beyond (all) recognition f. neredeyse sil baştan yapmak
alter beyond (all) recognition f. tanınmayacak ölçüde değiştirmek
alter beyond (all) recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter beyond (all) recognition f. tamamen değişmek
alter beyond (all) recognition f. tanınmayacak kadar çok değişmek
alter out of (all) recognition f. baştakiyle hiç alakası olmamak
alter out of (all) recognition f. baştakiyle hiç alakası olmamak
alter out of (all) recognition f. tanınmayacak kadar çok değişmek
alter beyond (all) recognition f. baştakiyle hiç alakası olmamak
alter out of (all) recognition f. tanınmayacak kadar çok değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tamamen değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak ölçüde değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tamamen değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. inanılmayacak kadar değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. eskisiyle alakası olmamak
alter beyond/out of (all) recognition f. büsbütün değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak hale gelmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmaz hale gelmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tamamen değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmaz hale gelmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak hale gelmek
alter beyond/out of (all) recognition f. büsbütün değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak ölçüde değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. eskisiyle alakası olmamak
alter beyond/out of (all) recognition f. tamamen değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
alter beyond/out of (all) recognition f. inanılmayacak kadar değişmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak kadar çok değişmek
change, alter beyond/out of recognition f. inanılmayacak kadar değişmek
change, alter beyond/out of recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. büsbütün değişmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak kadar değişmek
change, alter beyond/out of recognition f. eskisiyle alakası olmamak
change, alter beyond/out of (all) recognition f. baştakiyle hiç alakası olmamak
change, alter beyond/out of recognition f. tanınmayacak ölçüde değiştirmek
change, alter beyond/out of recognition f. büsbütün değişmek
change, alter beyond/out of recognition f. baştan sona değiştirmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak ölçüde değiştirmek
change, alter beyond/out of recognition f. tamamen değişmek
change, alter beyond/out of recognition f. tanınmaz hale gelmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. baştan sona/aşağı değiştirmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. inanılmayacak kadar değişmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. tamamen değişmek
change, alter beyond/out of recognition f. tanınmayacak hale gelmek
change, alter beyond/out of (all) recognition f. tanınmayacak hale gelmek
circumstances alter cases expr. şartlar durumları değiştirir
Ticaret/Ekonomi
falsely alter account books f. hesapları tahrif etmek
Hukuk
cancel, amend, alter or otherwise modified the contracts signed by our company i. şirketimizce imzalanmış her türlü akitleri feshetmeye tadil ve tashih etmeye
Siyasal
alter in accordance with the provisions set out below f. aşağıda yer alan hükümler uyarınca değiştirmek
alter the time limit f. süre sınırını değiştirmek
Denizcilik
alter the course f. rotayı değiştirmek
alter course f. rota değiştirmek
Medikal
favorably alter the course of disease f. hastalığın seyrini olumlu anlamda etkilemek
Psikoloji
alter personality i. alter kişilik
alter ego i. alternatif kişilik
İstatistik
alter periodagram i. alter periyodramı
Dini
alter christus i. ikinci bir mesih
alter christus i. adeta bir mesih
alter christus i. katolik rahipler için kullanılan bir sıfat
Felsefe
alter-ego i. öteki-ben
Latince
alter idem i. ikinci benlik
alter idem i. aynısından bir tane daha
Modern Argo
alter boy i. kilisede rahibe yardımcı olan genç erkek