etkilemek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

etkilemek



Bedeutungen von dem Begriff "etkilemek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 74 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
etkilemek influence v.
etkilemek impress v.
etkilemek affect v.
General
etkilemek lead v.
etkilemek fascinate v.
etkilemek enamor v.
etkilemek touch v.
etkilemek impinge v.
etkilemek pierce v.
etkilemek smite v.
etkilemek have an impact on v.
etkilemek turn v.
etkilemek have an effect upon v.
etkilemek impose v.
etkilemek inform v.
etkilemek impact v.
etkilemek impinge upon v.
etkilemek operate v.
etkilemek possess v.
etkilemek enamour v.
etkilemek affect v.
etkilemek concern v.
etkilemek catch up v.
etkilemek exercise effect v.
etkilemek import v.
etkilemek strike v.
etkilemek set v.
etkilemek govern v.
etkilemek have a bearing on v.
etkilemek dictate v.
etkilemek act on v.
etkilemek move v.
etkilemek have an impact upon v.
etkilemek enthrall v.
etkilemek penetrate v.
etkilemek influence v.
etkilemek stamp on v.
etkilemek act v.
etkilemek spellbind v.
etkilemek sway v.
etkilemek prepossess v.
etkilemek have an effect on v.
etkilemek tip v.
etkilemek reach v.
etkilemek militate v.
etkilemek grip v.
etkilemek imprint v.
etkilemek take effect v.
etkilemek thrill v.
etkilemek have effect v.
etkilemek motive v.
etkilemek act upon v.
etkilemek effect v.
etkilemek redound up v.
etkilemek impress v.
etkilemek enthral v.
etkilemek bring something to bear v.
etkilemek impinge on v.
etkilemek impose upon v.
etkilemek work v.
etkilemek overwhelm v.
etkilemek condition v.
etkilemek impose on v.
etkilemek work on v.
etkilemek empierce v.
etkilemek redound on v.
etkilemek prejudice v.
Phrasals
etkilemek impinge upon
etkilemek impinge on
Idioms
etkilemek strike a note
Trade/Economic
etkilemek manipulation
Law
etkilemek enure
Technical
etkilemek influence
Medical
etkilemek affect

Bedeutungen, die der Begriff "etkilemek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 98 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(duygularını) etkilemek get v.
(giyimiyle/tavırlarıyla vb) etkilemek cut a dash v.
aleyhte etkilemek bias v.
aşırı etkilemek overimpress v.
başkalarını etkilemek için tehlikeli hareketler yapmak hotdog v.
bir şey başka bir şeyin sonucunu etkilemek tilt the balance v.
birbirini etkilemek interact v.
birbirini etkilemek affect each other v.
büyük ölçüde etkilemek overimpress v.
çok etkilemek overpower v.
derinden etkilemek influence deeply v.
dışarıdan etkilemek cross-fertilize v.
dışarıdan etkilemek cross-fertilise v.
duyguları etkilemek affect v.
ergot mantarı bulaşmak/etkilemek ergotize v.
etkilemek (bir kimseyi belirli bir şekilde) bias v.
fazlasıyla etkilemek strike v.
fikrini etkilemek bias v.
hafif etkilemek tincture v.
-i çok etkilemek bear down on v.
-i etkilemek impinge on v.
iyi etkilemek redound v.
kararı doğrudan etkilemek directly affect the decision v.
kararı doğrudan etkilemek directly influence the decision v.
kararı doğrudan etkilemek have direct influence on the decision v.
kararını etkilemek influence one's decision v.
kötü etkilemek blight v.
kötü etkilemek affect negatively v.
kötü etkilemek influence adversely v.
kötü etkilemek influence negatively v.
kötü etkilemek affect adversely v.
kötü şekilde etkilemek influence negatively v.
kötü şekilde etkilemek affect adversely v.
kötü şekilde etkilemek affect unfavorably v.
kötü şekilde etkilemek influence adversely v.
kötü şekilde etkilemek influence unfavorably v.
kötü şekilde etkilemek affect negatively v.
kötü yönde etkilemek influence adversely v.
kötü yönde etkilemek affect unfavorably v.
kötü yönde etkilemek affect adversely v.
kötü yönde etkilemek influence unfavorably v.
kötü yönde etkilemek influence negatively v.
kötü yönde etkilemek affect negatively v.
olumlu biçimde etkilemek affect positively v.
olumlu biçimde etkilemek influence positively v.
olumlu bir şekilde etkilemek affect positively v.
olumlu bir şekilde etkilemek prepossess v.
olumlu etkilemek affect positively v.
olumlu etkilemek influence positively v.
olumlu yönde etkilemek affect positively v.
olumlu yönde etkilemek influence positively v.
olumsuz anlamda etkilemek affect negatively v.
olumsuz anlamda etkilemek affect in a negative way v.
olumsuz anlamda etkilemek impair v.
olumsuz etkilemek affect negatively v.
olumsuz etkilemek affect in a negative way v.
olumsuz etkilemek affect adversely v.
olumsuz etkilemek influence negatively v.
olumsuz yönde etkilemek influence negatively v.
olumsuz yönde etkilemek affect in a negative way v.
olumsuz yönde etkilemek affect negatively v.
olumsuz yönde etkilemek affect adversely v.
toplumu etkilemek influence the society v.
etkilemek için abartılı davranan grandstander n.
Phrasals
birini bir şeyle etkilemek/büyülemek charm someone with something
bütünü etkilemek count towards something
etrafı etkilemek ripple through something
-ile etkilemek impress by
-ile etkilemek impress with
olarak etkilemek impress as
toplamı etkilemek count towards something
Colloquial
(birini) müthiş etkilemek knock somebody dead
Idioms
bir olayın sonucunu etkilemek turn the balance
bir olayın sonucunu etkilemek turn the scales
bir olayın sonucunu etkilemek tip the scales
bir olayın sonucunu etkilemek tip the balance
birini çok etkilemek have someone under one's spell
birini çok etkilemek have someone in one's spell
birini derinden etkilemek hit someone hard
birini hayatı boyunca unutamayacağı bir şekilde etkilemek mark someone for life
birisini çok etkilemek knock somebody off their feet
derinden etkilemek rip someone's heart out
derinden etkilemek strike home with
derinden etkilemek/sarsmak knock somebody sideways (brit)
her iki tarafı da etkilemek cut both ways
kendi düşünceleri doğrultusunda etkilemek bend to one's will
olumsuz anlamda etkilemek take its toll
olumsuz anlamda etkilemek take (quite) a toll (on someone or something)
olumsuz anlamda etkilemek take a toll
Slang
birisini etkilemek blow away
büyülercesine etkilemek blow someone's socks off
büyülercesine etkilemek blow the socks off
büyülercesine etkilemek knock someone's socks off
büyülercesine etkilemek knock the socks off
çevresindekileri etkilemek için çok fazla çaba sarfeden kimse show pony
Trade/Economic
abd'de federal rezerv bankası'nın ticari bankaların kredi politikalarını etkilemek üzere yaptığı açıklamalar moral suasion
Technical
birbirini etkilemek interact
Medical
hastalığın seyrini olumlu anlamda etkilemek favorably alter the course of disease