thrill - Türkçe İngilizce Sözlük

thrill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

thrill — Definition

Anlamı ve Tanımı:
heyecan, coşku
Okunuş (IPA):
(AmE /θrɪl/ – BrE /θrɪl/)
Terim Türü:
İsim: thrill (thrills); Fiil: thrill (thrills – thrilled – thrilling)
Ani ve güçlü duygusal uyarılma durumu. Eski İngilizce þrillan (“titremek”) kökünden gelir. Eğlence ve deneyim anlatılarında yoğun haz vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
excitement, rush
Zıt Anlamlılar:
boredom, calm

"thrill" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
thrill i. heyecan
The thrill of his fast-paced job was gone.
Hızlı tempolu işinin heyecanı kaçmıştı.

More Sentences
Genel
thrill f. etkilemek
The movie thrilled the entire audience.
Film bütün seyircileri etkiledi.

More Sentences
thrill f. heyecanlanmak
Her recently-released short story collection thrills enthusiasts of postmodern works in Esperanto.
Yakın zamanda yayınlanan kısa öykü koleksiyonu, Esperanto dilinde postmodern eserlerin meraklılarını heyecanlandırıyor.

More Sentences
thrill f. heyecanlandırmak
The concert thrilled the audience in the stadium.
Konser stadyumdaki izleyicileri heyecanlandırdı.

More Sentences
thrill f. çok sevinmek
I'm thrilled to see it.
Bunu gördüğüme çok sevindim.

More Sentences
thrill f. heyecan vermek
I can't tell you what a thrill it gave me.
Bana ne kadar heyecan verdiğini size anlatamam.

More Sentences
thrill i. titreme
thrill i. büyük heyecan
thrill i. korku
thrill i. heyecan verici hikaye
thrill i. ötüş
thrill i. şakıma
thrill f. titremek
thrill f. çok heyecanlandırmak
thrill f. büyük heyecan duymak
thrill f. çok etkilenmek
thrill f. tesir etmek
thrill N. coşku
Medikal
thrill i. çarpıntı
Edebiyat
thrill i. gerilim
thrill i. teheyyüç
Müzik
thrill i. aralarında birer ölçü fark olan iki tonun birbiri arasında değişimi

"thrill" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
thrill-seeker i. heyecan arayan
thrill seeker i. maceraperest
thrill seeker i. heyecan arayan
thrill-seeker i. maceraperest
thrill-seeking i. heyecan arama
thrill of life i. hayatın heyecanı
thrill [obsolete] f. sivri uçlu bir aletle delmek
thrill [obsolete] f. delinmek
thrill [obsolete] f. kuvvetle fırlatmak
thrill-seeking s. heyecan arayan
Öbek Fiiller
thrill to f. büyük heyecan duymak
thrill at f. büyük heyecan duymak
thrill with f. ile heyecanlandırmak
thrill (one) with (something) f. (birini bir şeyle) heyecanlandırmak
thrill with f. ile etkilemek
thrill to (something) f. (bir şey) için büyük heyecan duymak
thrill to (something) f. (bir şeyden) keyif almak
thrill (one) with (something) f. (birini bir şeyle) etkilemek
thrill at (something) f. (bir şeyden) büyük keyif almak
thrill at (something) f. (bir şeyden) çok etkilenmek
thrill at (something) f. (bir şey) karşısında büyük heyecan duymak
thrill (one) with (something) f. (birini bir şeyle) eğlendirmek
thrill with f. ile keyif vermek
thrill (one) with (something) f. (birine bir şeyle) keyif vermek
thrill with f. ile eğlendirmek
Konuşma Dili
cheap thrill i. heyecanlı ama zevksiz şey
thrill killer i. heyecan için öldüren katil
thrill killer i. öldürmekten haz duyan katil
thrill killer i. öldürmekten haz alan katil
thrill killer i. öldürmekten keyif alan katil
thrill killer i. zevk için öldüren katil
Deyim
the real thrill i. asıl bomba
thrill someone to pieces f. birisini çok heyecanlandırmak
thrill someone to bits f. birisini çok heyecanlandırmak
thrill someone to death f. birisini çok heyecanlandırmak
thrill someone to bits f. yürek hoplatmak
thrill someone to pieces f. yüreğini hoplatmak
thrill someone to death f. yüreğini hoplatmak
thrill someone to pieces f. yürek hoplatmak
thrill someone to bits f. yüreğini hoplatmak
thrill someone to death f. yürek hoplatmak
get a thrill out of something f. bir şeyi yapmaktan heyecan duymak
thrill to pieces f. yüreğini hoplatmak
thrill to pieces f. yürek hoplatmak
thrill to pieces f. çok heyecanlandırmak