impair - Türkçe İngilizce Sözlük

impair

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

impair — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zedelemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪmˈpɛr/ – BrE /ɪmˈpeə/)
Terim Türü:
Fiil: impair (impairs – impaired – impairing)
İşlev veya kaliteyi olumsuz yönde etkilemeyi anlatır; kademeli bozulma çağrışımı taşır. Latince imparare, eşitsizlik fikrinden zarar anlamına evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
damage
Zıt Anlamlılar:
enhance

"impair" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
impair f. bozmak
Toxic gases can impair oxygen delivery and lead to death.
Zehirli gazlar oksijen iletimini bozabilir ve ölüme yol açabilir.

More Sentences
impair f. zarar vermek
The massive explosion impaired my hearing.
Büyük patlama işitme duyuma zarar verdi.

More Sentences
Hukuk
impair f. bozmak
Toxic gases can impair oxygen delivery and lead to death.
Zehirli gazlar oksijen iletimini bozabilir ve ölüme yol açabilir.

More Sentences
impair f. zarar vermek
The massive explosion impaired my hearing.
Büyük patlama işitme duyuma zarar verdi.

More Sentences
Teknik
impair f. bozmak
Toxic gases can impair oxygen delivery and lead to death.
Zehirli gazlar oksijen iletimini bozabilir ve ölüme yol açabilir.

More Sentences
impair f. zarar vermek
The massive explosion impaired my hearing.
Büyük patlama işitme duyuma zarar verdi.

More Sentences
Genel
impair f. eksiltmek
impair f. azaltmak
impair f. zayıflatmak
impair f. harap etmek
impair f. güçsüz bırakmak
impair f. savunmasız bırakmak
impair f. olumsuz anlamda etkilemek
impair f. zedelemek
Hukuk
impair f. ağırlaştırmak
impair f. akdi ihlal edecek şekilde davranmak
impair f. değerini düşürmek
impair f. harap etmek
impair f. ihlal etmek
Bahisçilik
impair i. rulette üzerine bahse girilen tek sayılar
Eski Kullanım
impair i. bozulma
impair i. yaralanma

"impair" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
impair the quality f. kaliteyi düşürmek
impair one's quality f. kalitesini bozmak
impair the quality f. kaliteyi bozmak
impair the quality f. kalite düşürmek
impair the integrity of f. bütünlüğünü bozmak
impair the integrity f. bütünlüğü bozmak
impair [obsolete] f. bozulmak
impair [obsolete] f. kötüleşmek
impair [obsolete] s. uygun olmayan
Ticaret/Ekonomi
impair investment i. gelir getirmeyen yatırım
impair investment i. ölü yatırım
impair investment i. sermaye yaratmayan yatırım
impair investment f. yatırım kısıtlamasına gitmek
Teknik
faults which seriously impair i. önemli şekilde etkileyen arıza