desolate - Türkçe İngilizce Sözlük

desolate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

desolate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ıssız, yıkıma uğramış
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdɛsələt/ – BrE /ˈdɛsələt/)
Terim Türü:
Sıfat: desolate
Yaşam ve hareketten yoksun kalmış durum. Latince desolatus köküne dayanır. Fiziksel mekân ve ruh hâli betimlemelerinde kullanılır
Eş Anlamlılar:
barren
Zıt Anlamlılar:
thriving

"desolate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
desolate s. ıssız
For humans, the limitless ocean was desolate and barren.
İnsanlar için sınırsız okyanus ıssız ve çoraktı.

More Sentences
desolate s. tenha
Genel
desolate s. harap
If one does not have a hobby, his life may be desolate.
Birinin hobisi yoksa, hayatı harap olabilir.

More Sentences
desolate i. kuş uçmaz kervan geçmez
desolate f. harap etmek
desolate f. kederlendirmek
desolate f. terketmek
desolate f. perişan etmek
desolate f. üzmek
desolate f. boş bırakmak
desolate f. kimsesiz bırakmak
desolate s. ıpıssız
desolate s. ihmal edilmiş
desolate s. yalnız
desolate s. viran
desolate s. arkadaşsız
desolate s. kasavetli
desolate s. terk edilmiş
desolate s. metruk
desolate s. boş
desolate s. perişan
desolate s. kimsesiz
desolate s. kasvetli
desolate s. terkedilmiş
desolate s. yıkıma uğramış

"desolate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
become desolate f. ıssızlaşmak
become desolate f. yalnız kalmak
desolate [obsolete] s. iyilik barındırmayan
desolate [obsolete] s. rezil
desolate [obsolete] s. bozuk ahlaklı
desolate [obsolete] s. hayırsız