disorder - Turco Inglés Diccionario

disorder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disorder — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪsˈɔːrdər/ – BrE /dɪsˈɔːdə/)
Categoría gramatical:
İsim: disorder (disorders)
Antónimos:
order, health

Significados de "disorder" en diccionario turco inglés : 51 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
disorder n. kargaşa
Such disorder in court was perhaps witnessed for the first time.
Mahkemede böylesine bir kargaşaya belki de ilk kez tanık olundu.

More Sentences
disorder n. rahatsızlık
Then there are the diseases and disorders beyond the three priorities of TB, AIDS and malaria.
Bir de TB, AIDS ve sıtma gibi üç önceliğin ötesindeki hastalıklar ve rahatsızlıklar var.

More Sentences
disorder n. düzensizlik
It is not surprising, therefore, that these refugee camps are breeding grounds for disease, discontent and disorder.
Bu nedenle bu mülteci kamplarının hastalık, hoşnutsuzluk ve düzensizlik için üreme alanları olması şaşırtıcı değildir.

More Sentences
disorder n. karışıklık
General
disorder n. bozukluk
There are disorders and hormone problems which can later lead to reproductive problems or premature ageing.
Daha sonra üreme sorunlarına veya erken yaşlanmaya yol açabilecek bozukluklar ve hormon sorunları vardır.

More Sentences
disorder n. düzensizlik
It is not surprising, therefore, that these refugee camps are breeding grounds for disease, discontent and disorder.
Bu nedenle bu mülteci kamplarının hastalık, hoşnutsuzluk ve düzensizlik için üreme alanları olması şaşırtıcı değildir.

More Sentences
disorder n. hastalık
He suffers from a mental disorder.
Akıl hastalığından muzdarip.

More Sentences
disorder n. düzeni bozma
The demonstration was an act of public disorder.
Gösteri bir kamu düzenini bozma eylemiydi.

More Sentences
disorder n. dağılma
The gang fled in disorder when they heard gunshots.
Çete, silah seslerini duyunca dağılarak kaçıştı.

More Sentences
Law
disorder n. kargaşa
Such disorder in court was perhaps witnessed for the first time.
Mahkemede böylesine bir kargaşaya belki de ilk kez tanık olundu.

More Sentences
Medical
disorder n. arıza
The authorities fined the shop because of a disorder in the electronic balance.
Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.

More Sentences
General
disorder n. bozgun
disorder n. dağınıklık
disorder n. nizamsızlık
disorder n. bozut
disorder n. çatlak
disorder n. fesat
disorder n. kargaşalık
disorder n. illet
disorder n. kaçık
disorder n. gürültü
disorder n. fesatlık
disorder n. karmaşa
disorder n. intizamsızlık
disorder n. keşmekeş
disorder n. karışıklık
disorder n. patırtı
disorder n. bozuk
disorder n. fitne
disorder n. bozulma
disorder n. görevi suiistimal
disorder n. kötü ve ahlaksızca hareket
disorder n. kabahat
disorder n. görevi kötüye kullanma
disorder n. kötü ve ahlaksızca hareket etme
disorder n. kabahat işleme
disorder n. kargaşa yaratma
disorder n. arbede
disorder v. karıştırmak
disorder v. bozmak
disorder v. düzenini bozmak
disorder v. sağlığını bozmak
disorder v. ifsat etmek
disorder v. (bedenin, zihnin) düzenli veya normal fonksiyonlarını bozmak
disorder v. düzenli veya normal işleyişini bozmak
disorder v. karışık hale gelmek
disorder v. düzensiz hale gelmek
disorder N. bozukluk (tıbbi)
Medical
disorder n. dizorder
Archaic
disorder v. sinirlendirmek
disorder v. tedirgin etmek

Significados de "disorder" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
convulsive disorder n. konvülsif rahatsızlık
affective disorder n. duygusal düzensizlik
conduct disorder n. tutum bozukluğu
state of disorder n. perişanlık
anxiety disorder n. endişe bozukluğu
phobic disorder n. fobik rahatsızlık
articulation disorder n. telaffuz bozukluğu
reading disorder n. okuma bozukluğu
intestinal disorder n. bağırsak bozukluğu
mental disorder n. akli dengesizlik
conversion disorder n. dönüşüm rahatsızlık
identity disorder n. kimlik bozukluğu
behavioural disorder n. davranış bozukluğu
behaviour disorder n. davranış bozukluğu
civil disorder n. sivil itaatsizlik
nervous disorder n. asap bozukluğu
antisocial personality disorder n. antisosyal kişilik bozukluğu
violent disorder n. şiddet karışıklığı
learning disorder n. öğrenme bozukluğu
tobacco use disorder n. tütün kullanım bozukluğu
psychosomatic disorder n. psiko-somatik hastalık
passive-aggressive personality disorder n. pasif-agresif şahsiyet bozukluğu
psychophysiological disorder n. psiko-fizyolojik bozukluklar
post-traumatic stress disorder n. travma sonrası stres bozukluğu
vascular disorder n. damar bozukluğu
social disorder n. içtimai bozukluk
speech disorder n. konuşma bozukluğu
acid-reflux disorder n. mide yanması rahatsızlığı
acid-reflux disorder n. reflü
violent disorder n. yakıp yıkma
violent disorder n. şiddet eylemi
bring into disorder v. kargaşa yaratmak
bring disorder v. kargaşa yaratmak
create disorder v. karmakarışık etmek
brought into disorder v. kargaşa yaratmak
be in complete disorder v. çığırından çıkmak
lead to disorder v. karışıklığa yol açmak
have a serious disorder v. ciddi bir rahatsızlık geçirmek
have a serious disorder v. ciddi bir rahatsızlığı olmak
in complete disorder adj. darmaduman
in complete disorder adv. karmakarışık
in disorder adv. tarumar
in disorder adv. karışmış
in disorder adv. düzeni bozuk
in wild disorder adv. büyük karışıklık içinde
in utter disorder adv. karmakarışık
Colloquial
blood disorder n. kan hastalığı
Idioms
throw into disorder v. incitmek
throw into disorder v. kafayı yedirmek
throw into disorder v. sekteye uğratmak
throw into disorder v. bozmak
throw into disorder v. alt üst etmek
Trade/Economic
period of disorder n. düzensizlik dönemi
Law
crime and disorder act 1998 n. 1998 suç ve düzeni bozma yasası
mental disorder defense n. cezai ehliyet yokluğu
psychopathic disorder [uk] n. psikopati
psychopathic disorder [uk] n. antisosyal kişilik bozukluğu
Politics
posttraumatic stress disorder n. posttravmatik stres bozukluğu
civil disorder n. toplumsal kargaşa
social disorder n. toplumsal kargaşa
Technical
order-disorder transformation n. düzenlilik-düzensizlik dönüşümü
Telecom
cumulative trauma disorder n. toplamsal travma bozulması
Medical
endocrine disorder n. endokrin bozukluk
compulsive personality disorder n. kompalsif kişilik bozukluğu
somatoform disorder n. somatoform rahatsızlık
personality disorder n. kişilik bozukluğu
orgasmic disorder n. orgazm bozukluğu
psychiatric disorder n. akıl hastalığı
psychogenic disorder n. psikojen rahatsızlık
circulatory disorder n. dolaşım bozukluğu
respiratory disorder n. solunum düzensizliği
communication disorder n. iletişim bozukluğu
cognitive disorder n. kognitif bozukluk
mental disorder n. akıl hastalığı
acute traumatic disorder n. travmatik rahatsızlık
bipolar disorder n. bipolar rahatsızlık
depressive disorder n. depresif bozukluk
multiple personality disorder n. çoklu karakter bölünmesi hastalığı
stress disorder n. stresden kaynaklanan rahatsızlık
neurologic disorder n. nörolojik rahatsızlık
schizoid disorder n. şizoid rahatsızlık
manic disorder n. manik bozukluk
mental disorder n. zihinsel hastalık
posttraumatic stress disorder n. travma sonrası gelişen stres hastalığı
situational personality disorder n. durumsal kişilik bozukluğu
attention deficiency disorder n. dikkatin kolay dağılması rahatsızlığı
puerperal disorder n. puerperiyum rahatsızlığı
dissociative identity disorder n. çoklu kişilik rahatsızlığı
tobacco use disorder n. tütün kullanım bozukluğu
attention deficit disorder with hyperactivity n. dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
oppositional defiant disorder n. aksilik hastalığı
binge eating disorder n. aşırı yeme rahatsızlığı
sexual desire disorder n. cinsel arzu bozukluğu
histrionic personality disorder n. histriyonik kişilik rahatsızlığı
congenital disorder n. doğumsal hastalık
sensory disorder n. duyusal rahatsızlık
acute brain disorder n. akut beyin rahatsızlığı
borderline personality disorder n. sınır kişilik bozukluğu
autistic disorder n. otistik bozukluk
panic disorder n. panik bozukluk
neurological disorder n. sinir hastalığı
arithmetic disorder n. aritmetik bozukluğu
nutrition disorder n. beslenme bozukluğu
alimentation disorder n. beslenme bozukluğu
respiratory disorder n. nefes darlığı
respiratory disorder n. soluk darlığı
respiratory disorder n. solunum bozukluğu
respiratory disorder n. solunum sistemi bozukluğu
blood disorder n. kan rahatsızlığı
blood disorder n. kan bozukluğu
visual disorder n. görme bozukluğu
speech disorder n. konuşma güçlüğü
alcohol-amnestic disorder n. alkol-amnestik hastalığı
post-traumatic stress disorder n. travma sonrası stres bozukluğu
obsessive-compulsive disorder n. obsesif-kompulsif bozukluk
attention deficit hyperactivity disorder n. dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
temporomandibular joint disorder n. temporomandibular eklem bozukluğu
joint disorder n. eklem rahatsızlığı
skin disorder n. cilt rahatsızlığı
skin disorder n. cilt sorunu
skin disorder n. cilt hastalığı
repetitive strain disorder n. aşırı kullanma sonucu kas veya bir organda meydana gelen rahatsızlık
respiratory disorder n. solunum hastalığı
function disorder n. fonksiyon bozukluğu
vascular disorder n. vasküler bozukluk
vascular disorder n. dolaşım sistemi bozukluğu
chronic nutritional disorder n. kronik beslenme bozukluğu
mixed disorder of acid-base balance n. asit-baz dengesinin karma bozukluğu
aphasia with convulsive disorder n. çocuklarda daha önceden başlayan kazanılmış konuşma ve dil yeteneklerinin bozulduğu edinsel epileptik afazi
aphasia with convulsive disorder n. edinsel epileptik afazi
aphasia with convulsive disorder n. landau-kleffner sendromu
aphasia with convulsive disorder n. infantil edinsel afazi
hormonal disorder n. hormon bozukluğu
hormonal disorder n. hormon düzensizliği
blood and lymphatic system disorder n. kan ve lenf sistemi bozukluğu
acute respiratory disorder n. ağır solunum bozukluğu
severe respiratory disorder n. ağır solunum bozukluğu
body dysmorphic disorder n. beden algı bozukluğu
inherited disorder n. genetik bozukluk
genetic disorder n. genetik bozukluk
inherited disorder n. kalıtsal bozukluk
genetic disorder n. kalıtsal bozukluk
orthopedic disorder n. ortopedik bozukluk
skin disorder n. cilt problemi
vocal cord disorder n. ses teli rahatsızlığı
sleep disorder n. uyuma bozukluğu
sleep disorder n. uyku bozukluğu
organic disorder n. organik bozukluk
aphasia with convulsive disorder n. edinilmiş epileptik afazi
rare disorder n. seyrek rahatsızlık