blown - Turco Inglés Diccionario

blown

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blown — Definition

Significado:
üflenmiş, patlamış, uçmuş
Pronunciación (IPA):
(AmE /bloʊn/ – BrE /bləʊn/)
Categoría gramatical:
Sıfat/Ortaç: blown

Significados de "blown" en diccionario turco inglés : 30 resultado(s)

Inglés Turco
Slang
blown adj. uçmuş
Part of our roof was blown off in last night's storm.
Dün geceki fırtınada çatımızın bir kısmı uçtu.

More Sentences
General
blown adj. esmiş
blown adj. üflenmiş
blown adj. şişmiş
blown adj. çiçeklenmiş
blown adj. soluğu kesilmiş
blown adj. sineklenmiş
blown adj. bozuk
blown adj. hava veya buharı hareket ettirerek hareket ettirilmiş
blown adj. (çiçek) açmış
blown adj. (hayvan) midesi şişmiş
blown adj. (ağzı kapalı yiyecek kabı) içeriğinin bozulması nedeniyle şişmiş
blown adj. (yiyecek) bozuk
blown adj. yorgun
blown adj. bitkin
blown adj. patlama nedeniyle parçalanmış
blown adj. tahrip olmuş
blown adj. erimiş
blown adj. tesirsiz
blown adj. şekilsiz
blown adj. patlamış
Irregular Verb
blown v. blow - blown
Colloquial
blown adj. turboşarjlı (araç)
Technical
blown adj. üfleyerek oluşturulmuş
Automotive
blown adj. (silindir) mekanik gerilim altında harap olmuş
Agriculture
blown adj. (lahana, karnabahar ) çiçekli sebzelerin aşırı gelişmesi
Slang
blown adj. sarhoş
blown adj. kafası kıyak/güzel/iyi
blown adj. leyla
blown adj. pilot (sarhoş)

Significados de "blown" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
blown tire n. patlamış lastik
become full blown v. (hastalık) tamamen gelişmek
be blown up v. şişirilmek
be blown out v. patlama yaşamak
full blown adj. tamamen açılmış
blown up adj. şiş
full-blown adj. tamamen açmış
full-blown adj. tam gelişmiş
blown up adj. nefes nefese kalmış
blown up adj. şişmiş
blown up adj. soluğu kesilmiş
blown up adj. şişirilmiş
full-blown adj. olgunlaşmış
blown-up adj. anlamsız veya yapay bir şekilde detaylandırılmış
blown-up adj. (top, balon) şişirilmiş
blown-up adj. böbürlenen
blown-up adj. yıkım veya patlama nedeniyle zarar görmüş
fly-blown adj. kusurlu
fly-blown adj. (et) sineklenmiş
fly-blown adj. sineklenmiş
fly-blown adj. sinek bokuyla kaplanmış
fly-blown adj. lekeli
fly-blown adj. bozuk
full-blown adj. rüzgarla dolu
full-blown adj. dört başı mamur
full-blown adj. olgun
full-blown adj. ergin
full-blown adj. şişmiş
full-blown adj. yumuşak
full-blown adj. iyice gürleşmiş
Colloquial
be blown away by something v. (bir şeyden) çok etkilenmek
be blown away v. hayran kalmak/olmak
be blown away by something v. (bir şeye) hayran kalmak/olmak
be blown away v. çok etkilenmek
be blown away v. şaşkına çevrilmek
be blown away v. çok heyecanlandırılmak
blown away adj. şaşırmış
blown away adj. havaya uçmuş
blown away adj. yenilgiye uğramış
blown away adj. pilot olmuş
blown away adj. kurşunla vurulmuş
blown away adj. öldürülmüş
blown away adj. kurşunlanmış
blown away adj. postu deldirmiş
blown away adj. çok heyecanlanmış/etkilenmiş
blown away adj. defteri dürülmüş
blown away adj. kurşun sıkılmış
blown away adj. sarhoş
Idioms
be blown up by one's own bomb v. kendi sonunu hazırlamak
be blown off course v. (dışsal bir nedenle) planları yarıda kesilmek
be blown off course v. planları etkilenmek
have (one's) wig blown off v. hayat bulmak
have (one's) wig blown off v. kanatlanmak
have (one's) wig blown off v. canlanmak
be blown off course v. planları alt üst olmak
have (one's) wig blown off v. çok etkilenmek
be blown off course v. rota dışına çıkmak
be blown off course v. rotadan sapmak
be blown off course v. planları suya düşmek
be blown off course v. yoldan çıkmak
be blown off course v. rota dışına çıkmak
be blown off course v. planları alt üst olmak
be blown out of the water v. büyük yenilgiye uğramak
be blown out of the water v. bozguna uğramak
be blown off course v. rotayı şaşırmak
be blown out of the water v. fena yenilmek
be blown out of the water v. dümdüz olmak
be blown to smithereens v. yerle bir edilmek
be blown out of the water v. hezimete uğramak
be blown out of the water v. açık ara yenilmek
be blown to smithereens v. paramparça edilmek
be blown to smithereens v. tuz buz edilmek
blown (all) out of proportion v. çok büyütmek
blown (all) out of proportion v. şişirmek
be blown to smithereens v. tuz buz edilmek
be blown to smithereens v. tuz buz olmak
blown (all) out of proportion v. pireyi deve yapmak
be blown to smithereens v. tarumar edilmek
be blown to smithereens v. yerle bir edilmek
blown (all) out of proportion v. çok abartmak
be blown to smithereens v. paramparça edilmek
blown (all) out of proportion v. pireden deve yapmak
one's cover be blown v. deşifre olmak
one's cover be blown v. kimliği açığa çıkmak
one's cover be blown v. berbat etmek
one's cover be blown v. eline yüzüne bulaştırmak
blown to bits adj. (patlatılarak) parçalarına ayrılmış
blown to bits adj. paramparça olmuş/edilmiş
Trade/Economic
full blown-crisis n. tam anlamıyla bir kriz
full blown-crisis n. tam gelişmiş kriz
Industry
mouth-blown glass n. ağızdan üflemeli cam
Technical
blown oil n. okside yağ
blown joint n. boru lehim eki
blown oil n. havalandırılmış yağ
hot-blown slag n. sıcak hadde pulu
blown fuse n. yanmış sigorta
blown glass n. üfürme cam
blown-film extrusion n. üfürme zar sıkması
blown up n. şişirilmiş
blown-film process n. üfürme zar süreci
blown glassware n. üfleme cam eşya
blown sheet n. üfleme borudan düz cam
free-blown glass n. serbest üfleme camı
combination blown processes n. birleşik üflemeli süreçler
side-blown converter n. yandan üflemeli konvertör
side blown converter n. yandan üflemeli dönüştürgeç
side-blown converter n. yandan üflemeli dönüştürgeç
side blown converter n. yandan üflemeli konvertör
bottom blown oxygen steelmaking n. alttan üflemeli oksijen çelik yapımı
bottom blown converter n. alttan üflemeli konvertör
bottom blown basic oxygen process n. alttan üflemeli alkali oksijen süreci
bottom blown processes n. alttan üflemeli süreçler
oxygen-blown pneumatic process n. oksijen üflemeli pnömatik süreç
blown down n. yerleştirme havası
hand blown glass n. el üfleme cam
hand-blown n. el üfleme
not blown-up adj. iyi üflenmemiş
blown-out adj. iyi şişirilmiş
not blown-up adj. iyi şişmemiş
blown out adj. üflenerek ucu açılmış
badly blown adj. bozuk üflenmiş
Computer
blown-up image n. yakınlaştırılmış görüntü
blown-up image n. büyütülmüş görüntü
Telecom
blown fiber n. şişmiş lif
air blown fiber n. hava üflemeli lif
blown cable n. üflemeli kablo
Construction
blown asphalt n. okside asfalt
Automotive
blown engine n. aşırı zorlanma sonucu motorun patlaması
blown fuse n. yanmış sigorta
blown head gasket n. yanmış silindir kapak contası
blown engine n. kompresörlü/turboşarjlı motor
blown engine n. patlamış motor
Marine
wind-blown sand transport rate n. rüzgarla kumun taşınım oranı
wind-blown sand n. rüzgarla taşıma kum
Medical
blown pupils n. irileşmiş gözbebekleri
Chemistry
air-blown asphalt n. hava-şişirmeli asfalt
Environment
blown sand n. kum tipisi
blown sand control n. kum tipisi kontrolu
Geography
blown sand n. erozyon kumu
blown sand n. rüzgarla taşınmış kum
Military
blown primer n. kapsül parçalanması
Hunting
over blown n. geri tepmesi ve barut dumanını çok fazla sızdıran silah
Art
end blown flute n. kaval
Music
end-blown flute n. kaval
end-blown flute n. ney
side-blown flute n. yan flüt
end-blown adj. uçtan üflemeli
Photography
blown-up adj. (fotoğraf) büyütülmüş
Ottoman Turkish
blown up adj. berhava
Archaic
high-blown adj. gösterişçi