olgun - Turco Inglés Diccionario

olgun

Significados de "olgun" en diccionario inglés turco : 40 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
olgun mature adj.
He was a silver fox in his mature years.
Olgun çağlarında kır saçlı ve çekici bir adammış.

More Sentences
olgun ripe adj.
We only picked up ripe apples from the tree.
Ağaçtan sadece olgun elmaları topladık.

More Sentences
General
olgun mature adj.
He was a silver fox in his mature years.
Olgun çağlarında kır saçlı ve çekici bir adammış.

More Sentences
olgun ripe adj.
We only picked up ripe apples from the tree.
Ağaçtan sadece olgun elmaları topladık.

More Sentences
olgun grown-up adj.
It's time to have a grown-up conversation about our future plans.
Gelecek planlarımız hakkında olgun bir konuşma yapmanın zamanı geldi.

More Sentences
olgun adult adj.
You should have more adult manners.
Daha olgun tavırlar takınman lazım.

More Sentences
olgun old adj.
You're old enough to know better.
Doğru karar verecek kadar olgunsun.

More Sentences
olgun in season adv.
Strawberries are now in season.
Çilekler şimdi olgundur.

More Sentences
Technical
olgun ripe adj.
We only picked up ripe apples from the tree.
Ağaçtan sadece olgun elmaları topladık.

More Sentences
olgun mature adj.
He was a silver fox in his mature years.
Olgun çağlarında kır saçlı ve çekici bir adammış.

More Sentences
Marine Biology
olgun adult adj.
You should have more adult manners.
Daha olgun tavırlar takınman lazım.

More Sentences
General
olgun bloomer n.
olgun grown adj.
olgun dignified adj.
olgun experienced adj.
olgun mellow adj.
olgun matured adj.
olgun advanced adj.
olgun well-seasoned adj.
olgun untender adj.
olgun malmy [dialect] [uk] adj.
olgun big adj.
olgun manly [obsolete] adj.
olgun bold adj.
olgun headed adj.
olgun -headed adj.
olgun rounded adj.
olgun rounded adj.
olgun old-fashioned [dialect] [uk] adj.
olgun old-fashioned [dialect] [uk] adj.
olgun fledged adj.
olgun flidge adj.
olgun perfect [obsolete] adj.
olgun seeded adj.
olgun self-contained adj.
olgun full-blown adj.
olgun fulsome adj.
olgun full adj.
Idioms
olgun old enough to know better adj.
Forestry
olgun overmature adj.

Significados de "olgun" con otros términos en diccionario inglés turco: 123 resultado(s)

Turco Inglés
General
olgun vadi mature valley n.
olgun toprak mature soil n.
olgun olmama immaturity n.
olgun erkek mature man n.
olgun meyve ripe fruit n.
olgun kadın mature woman n.
olgun insanlar mature people n.
olgun denetimli davranış maturationally controlled behaviour n.
fazla olgun overmature n.
aşırı olgun overmature n.
(olgun meyve) çürüme bletting n.
olgun koyundan elde edilen don yağı mutton tallow n.
olgun koyundan elde edilen iç yağı mutton tallow n.
kurutulmuş olgun ignatiya çekirdeği ignatia n.
olgun olmayan birey immature n.
olgun olmayan şey immaturity n.
yere düşmüş sağlıklı ve olgun meyve drop n.
üst fıçıdaki genç şarabın alt fıçıdaki olgun şarap ile karıştırılması sonucu lezzet istikrarı sağlayan bir sistem solera system n.
üst fıçıdaki genç şarabın alt fıçıdaki olgun şarap ile karıştırılması sonucu lezzet istikrarı sağlayan bir sistem solera n.
olgun kemik hücresi osteocyte n.
olgun davranmak act mature v.
olgun davranmak behave in a mature way v.
olgun davranmak behave maturely v.
olgun olmak be mature v.
olgun davranmak act maturely v.
olgun görünmek seem/look mature v.
olgun erkeklerden hoşlanmak like mature men v.
olgun karşılamak react maturely v.
olgun karşılamak respond maturely v.
olgun bir form edinmek shape v.
olgun (meyve) ripe adj.
kısmen olgun semimature adj.
olgun olmayan immature adj.
olgun olmayan unmatured adj.
fazla olgun overripe adj.
tamamen olgun fully matured adj.
olgun görünümlü mature-looking adj.
olgun olmayan nonmature adj.
yaşından daha olgun ve akıllı auld–farrant [scottish] adj.
olgun olmayan unadult adj.
(olgun olmasına rağmen) kibar olmayan unmellow adj.
(olgun olmasına rağmen) kaba unmellow adj.
olgun olmayan unmellowed adj.
daha olgun olan riper adj.
daha olgun riper adj.
fazlasıyla olgun overdue adj.
aşırı olgun overmellow adj.
olgun portakal renginde olan orange-hued adj.
olgun portakal renginde olan orange-colored adj.
(meyve) olgun pukka adj.
olgun meyve yumuşaklığında swash adj.
olgun meyve yumuşaklığında swashy [dialect] [uk] adj.
hayatın en olgun döneminde in the prime of life adv.
olgun bir şekilde adultly adv.
olgun bir biçimde mellowly adv.
olgun bir biçimde ripely adv.
olgun olarak maturely adv.
olgun bir biçimde adultly adv.
olgun kafayla ripely [obsolete] adv.
olgun bir ihtiyatla ripely [obsolete] adv.
olgun kadın matron N.
Colloquial
olgun kadın chook [australia] n.
daha olgun davran act your age expr.
daha olgun davran be your age expr.
Idioms
genç yaşına rağmen olgun kimse an old head on young shoulders n.
olgun genç an old head on young shoulders n.
olgun genç an old head on young shoulders n.
genç yaşına rağmen olgun kimse an old head on young shoulders n.
olgun erkeklerden hoşlanmak have a thing for older men v.
doğru karar verecek kadar olgun old enough to know better adj.
yeterince olgun old enough to vote adj.
daha olgun davran! act your age! expr.
Trade/Economic
olgun ekonomi mature economy n.
olgun pazar mature market n.
olgun piyasa mature market n.
olgun marka mature brand n.
Technical
olgun toprak mature soil n.
Marine
olgun karst holo karst n.
Medical
(ovaryumda) olgun folikül ovisac n.
Parasitology
olgun üzümlere bulaşarak şeker içeriğinde artışa neden olan parazitik bir mantar noble mold n.
olgun üzümlere bulaşarak şeker içeriğinde artışa neden olan parazitik bir mantar noble rot (botrytis cinerea) n.
olgun proglotitlerin yaşam boyu birikimi anapolysis n.
Food Engineering
aşırı olgun overripe adj.
Gastronomy
yemek için yeterince olgun olmayan dana eti bod veal n.
pişirmeye uygun olgun tavuk eti hen n.
koyulaştırılmış olgun meyve suyu rob n.
olgun olmayan unseasoned adj.
yarı olgun (kavun) half-slip adj.
Chemistry
pektinden elde edilen ve fazla olgun meyvelerde bulunan bir madde metapectin n.
Biology
olgun oosit mature oocyte n.
tamamen olgun ve döllenmeye hazır dişi gamet oosphere n.
belirli mantar türlerinin olgun örneklerinde görülüp mantar şapkasının etrafından sarkan örümcek ağı benzeri kalıntılar cortina n.
olgun mantarları çevreleyen kalıntı skirt n.
olgun yumurtanın germinal noktasına benzeyen ypsiliform adj.
olgun eril özelliklere sahip gerontomorphic adj.
çeşitli olgun hücre tiplerinden herhangi birine dönüşme potansiyeli olan multipotential adj.
Marine Biology
olgun yumurta ripe egg n.
olgun balık ripe fish n.
olgun bireyler mature individuals n.
tuzlu suda bekletilmiş olgun ve yağlı ringa balığı schmaltz herring n.
olgun yumurta taşıyan (balık) ripe adj.
olgun spermatozoa taşıyan (balık) ripe adj.
Zoology
olgun dişi kedi queen n.
bazı kabukluların olgun yumurtalıkları roe n.
Botanic
bazı mantar türlerinde olgun bir sporun sporofordan ayrılması abstriction n.
çiçek açan bitkide olgun embriyo kesesi içindeki yumurtanın karşı ucunda yer alan üç hücre antipodal n.
olgun pamuk elması kabuğu burr [india] n.
(ağaç) fazla olgun stagnant adj.
Tobacco
puronun en dış katmanını oluşturup gövdesini saran olgun tütün yaprağı wrapper n.
Literature
genç yetişkin erkekleri hedefleyen, olgun temalara ve hikayelere sahip olan bir anime türü seinen anime n.
Environment
olgun kent mature city n.
Geography
olgun vadi mature valley n.
olgun koyak mature valley n.
Geology
olgunlaşmamış-erken olgun seviye immature to early-mature stage n.
Entomology
aynı anda su yüzüne çıkan olgun böceklerin oluşturduğu grup hatch n.
Slang
olgun davranma big-boy pants n.
olgun davranma big-girl pants n.
seksi olgun kadın red-hot mama n.
cinsel cazibesi olan olgun kadın red-hot mama n.
ateşli olgun kadın red-hot mama n.
davetkar olgun kadın red-hot mama n.
Modern Slang
olgun davranma acting like an adult n.
olgun davranmak be acting like an adult v.