smash - Turco Inglés Diccionario

smash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

smash — Definition

Significado:
parçalamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /smæʃ/ – BrE /smæʃ/)
Categoría gramatical:
Fiil: smash (smashes – smashed – smashing)
Sinónimo:
shatter
Antónimos:
mend

Significados de "smash" en diccionario turco inglés : 81 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
smash v. paramparça etmek
That smashes the Internal Market to bits.
Bu, İç Pazar'ı paramparça eder.

More Sentences
General
smash n. kaza
Two hundred twenty-eight people died in the railway smash.
Demiryolu kazasında 28 kişi hayatını kaybetti.

More Sentences
smash n. şangırtı
Emma called 911 as she heard a smash of glass.
Emma bir cam şangırtısı duyunca 911'i aradı.

More Sentences
smash n. gişe rekortmeni
The producer's next film is expected to be a box-office smash.
Yapımcının bir sonraki filminin gişe rekortmeni olması bekleniyor.

More Sentences
smash n. smaç
The player won the match with that last smash.
Oyuncu son smaçıyla maçı kazandı.

More Sentences
smash v. kırılmak
The vase was smashed.
Vazo kırılmış.

More Sentences
smash v. ezmek
Tom raised the crowbar intending to smash his attacker's head.
Tom, saldırganın kafasını ezmek niyetiyle levyeyi kaldırdı.

More Sentences
smash v. kırıp dökmek
The earthquake smashed everything.
Deprem her şeyi kırıp döktü.

More Sentences
smash v. mahvetmek
The earthquake smashed everything.
Deprem her şeyi mahvetti.

More Sentences
smash v. ezilmek
His fingers got smashed while working on the assembly line.
Montaj hattında çalışırken parmakları ezildi.

More Sentences
smash v. paramparça olmak
The car's windows smashed into pieces with the effect of impact.
Çarpmanın etkisiyle arabanın camları paramparça oldu.

More Sentences
smash v. mahvolmak
We're smashed.
Mahvolduk.

More Sentences
smash v. imha etmek
The army smashed the terrorist organisation in the region.
Ordu bölgedeki terör örgütünü imha etmiştir.

More Sentences
smash v. dağıtmak
If you talk to me that way again, I'm going to smash your face in.
Bir daha benimle bu şekilde konuşursan, suratını dağıtırım.

More Sentences
smash v. çarpmak
The bike smashed into the barriers.
Bisiklet bariyerlere çarptı.

More Sentences
Technical
smash v. kırmak
Use your finger to tap on the zombies to smash and eliminate them before they break down your door.
Parmağınızla zombilerin üzerine dokunarak onlar kapınızı kırmadan önce onları parçalayın ve ortadan kaldırın.

More Sentences
smash v. parçalamak
Amazon decided to donate these products instead of smashing them.
Amazon bu ürünleri parçalamak yerine bağışlamaya karar verdi.

More Sentences
Sport
smash v. smaç vurmak
The tennis player smashed the ball and gained a point.
Tenisçi topa smaç vurdu ve bir sayı kazandı.

More Sentences
General
smash n. iflas
smash n. çarpışma
smash n. ezilme
smash n. parçalanma
smash n. paramparça olma
smash n. mahvolma
smash n. çatırtı
smash n. kırılma
smash n. çarpışma (iki taşıt arasındaki)
smash n. araba kazası
smash n. başarı
smash n. küt sesi
smash n. batma
smash n. kuvvetli darbe
smash n. sert yumruk
smash n. sahte madeni para
smash n. sikke
smash n. bozuk para
smash n. çöküş süreci
smash n. iflas dönemi
smash n. hezimet
smash n. yıkım
smash v. hurdahaş etmek
smash v. yumruk atmak
smash v. çakılmak
smash v. tarumar etmek
smash v. sert vurmak
smash v. tuzla buz olmak
smash v. iflas etmek
smash v. parçalanmak
smash v. yenmek
smash v. vurmak
smash v. benzetmek
smash v. parça parça etmek
smash v. dağıtmak (içerek)
smash v. iflas ettirmek
smash v. batırmak
smash v. (valizi) tangır tungur taşımak
smash v. (sahte madeni parayı) piyasaya sürmek
smash adj. başarı olan
smash adj. fevkalade
smash adj. olağanüstü
smash adj. üstün
smash adj. müthiş
smash adj. ses getiren (başarı)
smash adv. gürültüyle
smash adv. şangır şungur
Trade/Economic
smash n. iflas
Technical
smash n. şiddetle çarpma
smash v. yayılmak
Textile
smash n. çözgü veya atkı ipliklerinin kopmasından kaynaklı kumaş defosu
Construction
smash n. ezilme
Gastronomy
smash n. nane, şeker ve maden suyu ile yapılan bir kokteyl
smash n. ezilmiş veya sıkılmış meyve içeren meşrubat
Sport
smash n. (tenis ve badminton) topun yukardan aşağı doğru çok güçlü ve hızlı gittiği hücum vuruşu
smash v. smaç yapmak
smash v. smaçlamak
Tennis
smash v. (tenis, badminton topuna) yukardan aşağı doğru çok sert vurmak
smash v. (tenis, badminton) smaç vurmak
Bookbindery
smash v. (katlı kitap bölümlerini veya toplanmış kitapları) tek tip duracak şekilde sıkıştırmak
Slang
smash n. para
smash v. sikmek
smash v. bafilemek

Significados de "smash" con otros términos en diccionario inglés turco: 139 resultado(s)

Inglés Turco
General
smash up n. şiddetli çarpışma
smash-up n. çarpışma
smash-up n. büyük kaza
smash-up n. çöküş
smash-up n. araba kazası
smash-up n. kaza
smash-up n. parçalanma
smash-up n. büyük çarpışma
smash-up n. (uçak) yere çakılma
smash hit n. ses getiren liste başı şarkı/parça
smash-up n. karambol
smash-and-grab raid n. kap kaç
smash smithereens v. tuzla buz etmek
smash up v. şiddetle çarpmak
smash in v. parçalamak
smash to smithereens v. un ufak etmek
go smash v. mahvolmak
smash in v. kırmak (kuvvetli bir darbeyle)
smash through v. bir şeyi kuvvetle atarak (başka bir şeyi) kırmak
smash up v. bozguna uğramak
smash up v. mahvolmak
smash up v. parçalamak
smash up v. mahvetmek
(the wave) to smash v. dalga çarpmak
smash things up (in anger) v. camı çerçeveyi indirmek
smash up v. tamamen harap etmek
smash up v. yerle bir etmek
smash up v. hezimete uğratmak
Phrasals
smash into v. şiddetle çarpmak/bindirmek
smash out of something v. bir şeyden önüne geleni yıkıp/kırıp kaçmak
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) firar etmek
smash out of something v. bir şeyden firar etmek
smash out of something v. bir şeyden engelleri aşıp/yıkıp kaçmak
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) önüne geleni yıkıp/kırıp kaçmak
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) engelleri aşıp/yıkıp kaçmak
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) engelleri/bariyerleri kırıp kaçmak
smash out of something v. bir şeyden engelleri/bariyerleri kırıp kaçmak
smash out of v. -den engelleri/bariyerleri kırıp kaçmak
smash down v. yıkmak
smash into (someone or something) v. (birine/bir şey) hızla toslamak
smash into (someone or something) v. (birine/bir şeye) şiddetle çarpmak/bindirmek
smash down v. yere çalmak/çarpmak/fırlatmak
smash out of v. '-den firar etmek
smash out of v. -den firar etmek
smash through (something) v. (bir şeye) hızla çarpıp kırmak
smash through (something) v. (bir şeyi) şiddetle çarpıp yıkmak
smash through (something) v. (bir şeye) hızla atıp kırmak/yıkmak
smash through (something) v. bir şey atarak/çarptırarak (bir şeyi) kırıp/yıkıp geçmek
smash down v. kaldırmak
smash down v. yok etmek
smash down v. parçalamak
smash down v. tahrip etmek
smash down v. çarptırmak
smash out of v. -den engelleri aşıp/yıkıp kaçmak
smash down v. düşüp çarpmak
smash into (someone or something) v. (birine/bir şeye) şiddetle/hızla çarptırmak
smash down v. harap etmek
smash out of v. '-den önüne geleni yıkıp/kırıp kaçmak
smash down v. paramparça etmek
smash down v. kırmak
smash through (something) v. (bir şeyi) kırıp/yıkıp geçmek
Colloquial
train smash [south african] n. felaket
train smash [south african] n. facia
smash someone's face in v. ağzını burnunu dağıtmak
smash someone's face in v. façasını bozmak
smash someone's face in v. kaşını gözünü patlatmak
smash someone's face in v. suratını dağıtmak
smash someone's face in v. ağzını burnunu kırmak
smash one’s nose v. burnunu dağıtmak
smash-and-grab adj. kap kaç ile ilişkili
smash-and-grab adj. kap kaça ait
smash-and-grab adj. dükkan camının kırılıp içeridekilerin çalınması şeklinde yapılan soyguna ait
smash-and-grab adj. dükkan camının kırılıp içeridekilerin çalınması şeklinde yapılan soygun ile ilişkili
Idioms
smash hit n. hit parça/şarkı
smash hit n. büyük başarı
smash hit n. büyük sükse yapma
smash hit n. büyük başarı yakalama
smash hit n. büyük ses getirme
smash hit n. satış/gişe rekorları kırma
a smash hit n. büyük başarı elde eden parça/film/oyun/albüm
a smash hit n. ses getiren parça/film/oyun/albüm
a smash hit n. hit parça/şarkı/albüm
a smash hit n. çok popüler olan parça/film/oyun/albüm
a smash hit n. satış/gişe rekorları kıran albüm/film/oyun
smash someone's face in v. birinin yüzünü dağıtmak
smash to smithereens v. tuzla buz etmek
smash someone's face in v. yüzünü dağıtmak
smash (one's) head in v. (birinin) kafasını ezmek
smash (one's) head in v. (birinin) kafasını parçalamak
smash (one's) head in v. (birinin) kafasına saldırmak
smash (one's) head in v. (birinin) beynini dağıtmak
smash (one's) head in v. (birinin) kafasını kırmak
smash (one's) head in v. (birinin) kafasına vurmak
smash (one's) head in v. (birinin) kafasını dağıtmak
smash in (one's) head v. (birinin) kafasını kırmak
smash in (one's) head v. (birinin) kafasını ezmek
smash in (one's) head v. (birinin) kafasını dağıtmak
smash in (one's) head v. (birinin) kafasını parçalamak
smash in (one's) head v. (birinin) kafasına vurmak
smash someone to a pulp v. birinin pestilini çıkarmak
smash someone to a pulp v. birini iyi pataklamak
smash someone to a pulp v. birinin ağzını burnunu kırmak
smash someone to a pulp v. birini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
smash someone to a pulp v. birini fena halde benzetmek
smash someone to a pulp v. birini ciddi benzetmek
blow, smash, something to smithereens v. bir şeyi hurdahaş etmek
blow, smash, something to smithereens v. bir şeyi yerle bir etmek
blow, smash, something to smithereens v. bir şeyi tuz buz etmek
blow, smash, something to smithereens v. bir şeyi paramparça etmek
blow, smash, something to smithereens v. bir şeyi tarumar etmek
smash in (one's) face v. (birinin) kaşını gözünü patlatmak
smash face in v. ağzını burnunu dağıtmak
smash face in v. suratını dağıtmak
smash in (one's) face v. (birinin) façasını bozmak
smash face in v. ağzını burnunu kırmak
smash face in v. façasını bozmak
smash in (one's) face v. (birinin) suratını dağıtmak
smash the teapot v. bir süre alkolü bıraktıktan sonra tekrar içmeye başlamak
smash face in v. kaşını gözünü patlatmak
smash in (one's) face v. (birinin) ağzını burnunu kırmak
smash in (one's) face v. (birinin) ağzını burnunu dağıtmak
all to smash adj. yıkılmış
all to smash adj. perte çıkmış
all to smash adj. mahvolmuş
all to smash adj. harap olmuş
all to smash adj. heba olmuş
Law
smash and grab attack n. kap kaç
smash and grab n. kap kaç
smash and grab raid n. kap kaç
Technical
smash-up n. büyük hasar veren kaza
Computer
keyboard smash n. klavyeyi kırma
keyboard smash n. rastgele tuşlara basma
Textile
smash piecer n. çözgü veya atkı ipliklerinin kopmasından kaynaklanan kumaş defolarını onaran kimse
smash fixer n. çözgü veya atkı ipliklerinin kopmasından kaynaklanan kumaş defolarını onaran kimse
smash hand n. çözgü veya atkı ipliklerinin kopmasından kaynaklanan kumaş defolarını onaran kimse
British Slang
smash someone's pasty v. birini götürmek
smash someone's pasty v. birini yatağa atmak
smash someone's pasty v. biriyle seks yapmak
Star Wars
black sun smash-processing lab n. kara güneş ezici işleme laboratuvarı