kaza - Turco Inglés Diccionario

kaza

Significados de "kaza" en diccionario inglés turco : 51 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kaza accident n.
An accident in the workshop caused the fire.
Atölyedeki bir kaza yangına neden oldu.

More Sentences
General
kaza incident n.
This is usually done by a worker on the factory floor, where most work incidents occur.
Bu genellikle iş kazalarının çoğunun meydana geldiği fabrika katındaki bir işçi tarafından yapılır.

More Sentences
kaza smash n.
Two hundred twenty-eight people died in the railway smash.
Demiryolu kazasında 28 kişi hayatını kaybetti.

More Sentences
kaza wreck n.
Nobody survived the plane wreck.
Uçak kazasından kimse kurtulamadı.

More Sentences
kaza crash n.
There was a fatal plane crash in China.
Çin'de ölümlü bir uçak kazası oldu.

More Sentences
kaza accident n.
An accident in the workshop caused the fire.
Atölyedeki bir kaza yangına neden oldu.

More Sentences
Trade/Economic
kaza accident n.
An accident in the workshop caused the fire.
Atölyedeki bir kaza yangına neden oldu.

More Sentences
Law
kaza accident n.
An accident in the workshop caused the fire.
Atölyedeki bir kaza yangına neden oldu.

More Sentences
Technical
kaza accident n.
An accident in the workshop caused the fire.
Atölyedeki bir kaza yangına neden oldu.

More Sentences
Automotive
kaza accident n.
An accident in the workshop caused the fire.
Atölyedeki bir kaza yangına neden oldu.

More Sentences
General
kaza crackup n.
kaza fatality n.
kaza mischance n.
kaza mishap n.
kaza fortune n.
kaza jurisdiction n.
kaza misadventure n.
kaza misfortune n.
kaza casualty n.
kaza smash-up n.
kaza hazard n.
kaza township n.
kaza chance n.
kaza smashup n.
kaza crack-up n.
kaza subprovince n.
kaza aventure [obsolete] n.
kaza befall n.
kaza misfall n.
kaza mishanter n.
kaza grief n.
kaza disventure [obsolete] n.
kaza prang n.
kaza fortition n.
kaza fortuity n.
kaza stramash n.
Trade/Economic
kaza casualty n.
Law
kaza casus n.
kaza casualty n.
kaza periculum n.
Politics
kaza administrative district n.
kaza district n.
kaza borough n.
kaza township n.
Insurance
kaza casualty n.
Religious
kaza predestination n.
Military
kaza mishap n.
Abbreviation
kaza tp. n.
Latin
kaza casus n.
Archaic
kaza unfortune n.
Slang
kaza stack [australia] n.

Significados de "kaza" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
öldürücü kaza fatal accident n.
kaza yaralanması accidental injury n.
sörf yapanların karşılaştıkları kaza wipe out n.
kaza müdahale ekibi accident response group n.
kaza kurşunu friendly firing n.
zincirleme kaza pileup n.
kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt seat belt n.
kaza eseri olma accidentalness n.
kaza kurşunu stray bullet n.
ölüm (kaza sonucu olan) fatality n.
ölümle sonuçlanan kaza fatality n.
ufak kaza mishap n.
görünmez kaza unexpected accident n.
kaza ve acil servis bölümü accident and emergency department n.
kaza hukuku accident law n.
kaza türleri types of accidents n.
ağır kaza severe accident n.
kaza vb bir olayın ardından gemiden kurtarılan eşya ve yükler salvage n.
kaza önleme accident prevention n.
önlenebilir kaza preventive accident n.
ölümcül kaza fatal accident n.
kaza mahali scene of the accident n.
kaza yeri scene of the accident n.
kaza önleme tedbirleri accident prevention measures n.
kaza önleme yöntemleri accident prevention techniques n.
kaza sigortası accident insurance n.
kaza riski accident risk n.
kaza yapma riski accident risk n.
maddi hasarlı kaza accident resulting in material damage n.
büyük kaza smash-up n.
büyük kaza disaster n.
trafik kaza sigortası motor insurance n.
kaza sigortaları müdürlüğü department of accident n.
kaçınılmaz kaza unavoidable accident n.
kaza mahalli scene of the accident n.
kaza mahalli accident scene n.
kaza tutanağı accident report n.
görünmez kaza blind accident n.
kaza yerinde durup olanlarını izleyen tipler gawker n.
kritik kaza critical accident n.
raporlanabilir kaza reportable incident n.
kaza mahalli site of the accident n.
kaza yeri site of the accident n.
mutlu kaza serendipity n.
sıkışmalı kaza stuck-inside vehicle accident n.
çok kaza olan yer an accident black spot n.
kaza tazminatı accident benefit n.
kaza alanı cognizance n.
kaza önleme sistemi accident prevention system n.
büyük kaza smashup n.
kaza alanı cognisance n.
trajik kaza tragic accident n.
korkunç kaza awful accident n.
kaza ödemesi hazard pay n.
kaza belleği crash memory n.
formula 1 gibi yarışlarda kaza durumlarında piste girip güvenlik sağlamak amacıyla yarışçıların hızlarını ayarlayan araç pace car n.
formula 1 gibi yarışlarda kaza durumlarında piste girip güvenlik sağlamak amacıyla yarışçıların hızlarını ayarlayan araç safety car n.
elim kaza tragic accident n.
feci kaza terrible accident n.
kaza sonucu nükleer reaktör çekirdeğinin erimesi meltdown n.
zincirleme kaza pile up n.
zincirleme kaza pile-up n.
ölüme sebebiyet veren kaza fatal accident n.
ölümlü kaza fatal accident n.
ciddi kaza howler n.
kaza geçirmiş araba accidental car n.
kaza yaptırmak wreck v.
düşmek (kaza sonucu) crash v.
kaza süsü vermek make it look like an accident v.
kaza geçirmek wreck v.
kaza geçirmek have an accident v.
kaza yapmak have an accident v.
kaza yapmak wreck v.
çarpmak (kaza sonucu) crash v.
elinden kaza çıkmak cause an accident v.
kaza yapmak have a crash v.
kaza sonucu bulmak come by v.
kaza sonucu ölmek die accidentally v.
kaza meydana gelmek (accident) to happen v.
kaza olmak (accident) to take place v.
kaza sonucu ölmek die in an accident v.
kaza olmak (accident) to happen v.
kaza meydana gelmek (accident) to take place v.
kaza meydana gelmek (accident) to occur v.
kaza olmak (accident) to occur v.
kaza mahallinde ölmek die at the scene of the accident v.
bir kaza ya da hastalık nedeniyle ölmek die of something v.
kaza süsü vermek make it seem like an accident v.
kaza yerinde nefes alışverişi durmak stop breathing at the site of the accident v.
kaza mahallini terk etmek ile suçlanmak be charged with leaving the scene of an accident v.
kaza yapmak stack [australia] [us] v.
kaza yapmış wrecked adj.
kaza eseri accidental adj.
kaza eseri olan accidental adj.
kaza güvenceli accident-proof adj.
çok kaza yapan accident-prone adj.
kaza mağduru olan accidented adj.
çarpıp kaçan sürücünün sebep olduğu (kaza) hit-and-run adj.
kaza ait goosey adj.
kaza benzer goosey adj.
kaza ait goosy adj.
kaza benzer goosy adj.
kaza özgü gooselike adj.
kaza benzer gooselike adj.
kaza sonrası ile ilgili postcrash adj.
kaza sonrasına ait postcrash adj.
kaza sonrası meydana gelen postaccident adj.
kaza sonrası meydana gelen postcrash adj.
kaza sonrası gelişen postaccident adj.
kaza öncesine ait veya ilgili precrash adj.
kaza yetkisi ile ilgili olarak jurisdictionally adv.
kaza ile by accident adv.
kaza eseri by accident adv.
kaza ile ignorantly adv.
kaza üstüne kaza a whole series of accidents expr.
bir kaza oldu! there's been an accident! expr.
bir kaza olmuş there's been a crash expr.
bir kaza oldu there's been a crash expr.
bir kaza olmuş! there's been an accident! expr.
Phrasals
kaza kurşunu stray round n.
kaza yapmak wash out v.
vurmak (doğal afet, kriz, kaza vb) slam into something v.
kontrolü kaybedip kaza yapmak wash out v.
Phrases
kaza vukuunda in case of accident expr.
kaza halinde in case of accident expr.
kaza durumunda in case of accident expr.
Proverb
kaza geliyorum demez accidents happen without warning
Colloquial
korkunç bir kaza a horrible accident n.
ölümcül kaza yapmaya meyilli şoförün kullandığı motosiklet donorcycle n.
dikkatsiz motosiklet kullanan ve bunun sonucunda kaza geçirip öldükten sonra organlarını bağışlaması muhtemel olan sürücü donorcycle n.
tampona çarpmayla oluşan az hasarlı kaza back-ender n.
tampona çarpmayla oluşan az hasarlı kaza rear-ender n.
arkadan çarpmayla meydana gelen küçük hasarlı kaza rear-ender n.
hafif kaza back-ender n.
bir aracın başka bir araca arkadan vurduğu kaza back-ender n.
bir aracın öndekine vurduğu kaza back-ender n.
hafif kaza rear-ender n.
arkadan vurmayla gerçekleşen kaza back-ender n.
arkadan çarpmayla meydana gelen küçük hasarlı kaza back-ender n.
kaçınılmaz kaza unavoidable casualty n.
önlenemez kaza unavoidable casualty n.
hiç kimsenin suçu olmayan kaza unavoidable casualty n.
kaza sonucu ölmek die with one's boots on v.
kaza ile rastlaşmak cross someone's path v.
kaza yapmak crack up v.
(kaza veya kaza tehlikesi durumunda bir araç sürücüsü tarafından bir bisikletliye ya da motor sürücüsüne bahane olarak söylenen) pardon görmedim/seni fark etmedim smidsy (sorry, mate, I didn't see you) [uk] expr.
Idioms
geliyorum diyen kaza an accident waiting to happen n.
çok kaza olan yer a black spot n.
saatli bomba gibi bekleyen kaza an accident waiting to happen n.
baştan belli olan kaza an accident waiting to happen n.